Bir gecede 67 türk videosu izlemiş

Filed Under (teknoloji) by admin on 30-11-2008

Tagged Under :

New York Times gazetesi’nin Magazine yayınında YouTube gibi internet paylaşım sitelerine çeşitli ülkelerce konulan sınırlamalara dikkat çekilirken YouTube nedeniyle Türkiye ile Google arasındaki patlak veren soruna geniş yer ayrıldı.

Türkiye’nin kararının, Google yöneticileri arasında yol açtığı tartışmaların da aktarıldığı makalede Google’nin üst düzey yöneticilerinden Nicole Wong’un “Bir gece evde 67 farklı Türk videosuna baktım” sözlerine yer verildi.

YouTube gibi internet paylaşım sitelerine çeşitli ülkelerce konulan yasak ve sınırlamalara dikkat çekilirken, YouTube nedeniyle Türkiye ile Google arasında yaşanan soruna vurgu yapıldı.

New York Times gazetesince yayınlanan geniş bir makalede anlaşmazlığın Google yöneticileri arasında yol açtığı tartışma ve görüş ayrılıkları aktarılıyor ve Google’nin üst düzey yöneticilerinden Nicole Wong’un bir gece evinde 67 farklı Türk videosuna baktığı belirtiliyor.

New York Times Magazine tarafından George Washington Üniversitesi Hukuk Profesörü Jeffrey Rosen imzasıyla yayınlanan çok geniş bir makalede Türkiye’nin YouTube’ye yasak koyması, YouTube’nin operatörü Google için yarattığı sorun ve şirketin üst düzey yöneticilerinin buna tepkileri ve aralarında yaşanan tartışmalar uzun uzun anlatılıyor.

Geçen yılın Mart ayında Google’nin üst düzey yöneticilerinden Nicole Wong’a Türkiye’deki YouTube aktivitesininin aniden düştüğü, basının da Türk hükümetinin tüm Türk internet kullanıcılarının YouTube’ye erişimini bloke ettiği bildirildiği kaydedilen makalede YouTube’nin, Google’ye ait olduğu “bilmediği gibi görünen” Türk yetkililerinin duruma ilişkin Google’ye bilgi vermediği belirtildi.

YouTube’ye erişimin, Yunan futbol taraftarlarınca postalanan bir klipte Atatürk’e hakaret edildiği gerekçesiyle bir Türk yargıcının kararı üzerine bloke edildiğine işaret edilen makalede, Worg ve çalışma arkadaşlarının söz konusu klibi kaldırarak Türk yetkililerinden kararını gözden geçirmesini talep ettiği ancak bunun ardından Türk savcılarının “düzinelerce videolar”a “Atatürk veya Türk kimliğine hakaret” gerekçesiyle itiraz ettikleri ifade edildi.

BİR GECEDE 67 TÜRK VİDEOSUNA BAKMIŞ

Bu arada, Wong’un “Bir gece evde 67 farklı Türk videosuna baktım” sözlerinin de aktarılırken şöyle devam edildi:

“Wong, birçok videonun İngilizce tercüme ettirdikten sonra hangilerin esasen Türkiye’de yasadışı olduğunu, hangilerinin nefret söylemlerini yasaklayan ama siyasi ifadelere izin veren YouTube’nin hizmet kurallarını ihlal ettiğini, hangilerinin de Google ve YouTube’nun korumaya çalıştığı ifade tarzında olduğunu belirlemeye konuldu. Wong ile Google’nin hukuk takımının başındaki çalışma arkadaşları arasında çok ateşli bir tartışma yaşandı.”

GOOGLE YÖNETİCİLERİ ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIKLARI

Tartışma sırasında görüş ayrılıklarının ortaya çıktığı, kimilerinin “agresif” bir liberal yaklaşımı sergilerken kimilerin, Google’nin Türkiye bürosunun çalışanlarını da göz önünde tutarak “daha pragmatik” bir tutum benimsediği, sonunda karar verme sorumluğunun da, çalışma arkadaşlarınca esprili bir biçimde, kendi kendine “karar verici” sıfatını yakıştıran ABD Başkanı George W. Bush’a benzetikleri Wong’a düştüğü kaydedildi. Makalede şöyle denildi:

“Wong da, Google’nin, I.P. Bloking adlı tekniği kullanarak Türk yasalarını açık bir biçimde ihlal eden videolara erişimini, sadece Türkiye için engelleyeceğine karar verdi. Bir süre için (Wong’un) çözümü, YouTube’ye erişimi yeniden açan Türk yargıçları için tatmin edici olduğu gibi göründü ancak geçen Haziran, Türk laikliğinin sembollerine yönelik tehditlere karşı bir kampanyanın çerçevesinde bir Türk savcısı, yurt dışındaki Türklerin hak ve hassasiyetlerinin korunması amacıyla suç unsuru oluşturan videolara erişimin tüm dünya için bloke edilmesi gibi bir talepte bulundu. Google da, bir ülkenin hükümetinin, dünya çapındaki internet kullanıcılarının ifade özgürlüğünün limitlerini belirleyememesi gerektiği gerekçesiyle reddetti. Etkilenmeyen Türk hükümeti, bugün de Türkiye’deki YouTube’e erişimi bloke etmeyi sürdürüyor.”

24 ÜLKEDEKİ SINIRLAMALAR

Son iki yılda 24 ülkede değişen oranlarının Google ve YouTube’nin bloke edildiğine dikkat çekilirken, bu yöndeki girişimlerin sadece yabancı ülkelerde rastlanmadığı belirtilerek geçen Mayıs ayında ABD’li Senatör Joseph Lieberman’ın yardımcılarının Google’den “cihatçı” olarak nitelendirdikleri düzinelerce videoyu kaldırmasını talep etmesi de bir örnek olarak gösterildi.

Makalede Google ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık, tarih boyunca yeni medya teknolojilerinin geliştirilmesinin ifade özgürlüğüne tehditleri konusunda düşünme tarzlarını her zaman etkilediği belirtildiği makalede ayrıca, internet kullanıcılarının hangi bilgilere erişebileceklerine ilişkin kararların giderek artan bir biçimde internet hizmetlerini sunucularına ait olduğuna vurgu yapıldı.

New York Times’deki makalede bu bağlamda başlıca internet hizmet sunucusunu Google’nin YouTube’nin sahipliğinin yanı sıra, dünyanın tüm internet aramalarının yüzde 63′ünü kontrol ettiğinin altı çizildi.

ANKA

Turkcell Süper Lig’de Puan Durumu

Filed Under (Spor) by admin on 30-11-2008

Turkcell Süper Lig’in 13. haftasında Trabzonspor, haftayı yine beraberlikle kapadı, ancak liderlik koltuğundan vazgeçmedi.

Beşiktaş ile arasındaki puan farkını bu hafta 3′e çıkaran Trabzon ekibi, bu hafta deplasmanda Kayserispor’un konuğu oldu. Karşılaşmadan 1-1 eşitlikle ayrılan Trabzonspor, 2 haftadır galibiyet elde edememesine rağmen birinciliği kimseye kaptırmadı.

Beşiktaş ise bu hafta derbi maçta Fenerbahçe’ye 2-1 yenildi. Siyah-beyazlı ekip, geçen hafta aldığı Eskişehirspor galibiyetinin de etkisiyle bu puan kaybından fazla etkilenmedi ve averajla 2. sıradaki yerini korudu.
Geçen haftadan golsüz beraberlikle çıkan Galatasaray ve Fenerbahçe ise bu haftayı galibiyetle kapatarak birer basamak yükseldiler. Fenerbahçe, derbi maçta karşılaştığı Beşiktaş’tan aldığı 3 puan ve averajla 1 basamak atlayarak 5. sıraya yerleşti.

Haftanın son maçında Hacettepe’yi konuk eden Galatasaray ise Baros’un attığı 3 golle karşılaşmadan 3-1 galip ayrıldı ve 5. sıradan 4. sıraya terfi etti.

Geçen hafta 3. sırada yer alan Ankaraspor, bu hafta Ankara derbisinde Ankaragücü’ne 1-0 yenilerek, ilk 3′teki yerine veda etti. Haftayı puan alamadan kapatan Ankaraspor, takipçisi Sivasspor’un Gaziantepspor’u 3-0 yenerek elde ettiği 3 puanın da etkisiyle 6. sıraya kadar geriledi. Sivasspor ise Galatasaray’ın hemen üstünde 3. sıraya yerleşti.
Ligde 23 golün atıldığı bu haftada, 5 maçı ev sahibi, 1 maçı da konuk ekip kazanırken, 3 karşılaşma da beraberlikle sonuçlandı. Ayrıca, Eskişehirspor’un Denizlispor’u 4-3 yendiği maç haftanın en gollü karşılaşması oldu.

13. haftada, gol krallığı yarışında Sivassporlu Mehmet Yıldız 10 golle, bu hafta da ilk sırada yer aldı. Galatasaraylı Baros, haftanın son maçında Hacettepe filelerini tam 3 kez havalandırarak, toplamda 8 gole ulaştı ve gol krallığı yarışında 2. sıraya yerleşti. Ayrıca Beşiktaşlı Nobre ile Ankarasporlu Mehmet Çakır 7′şer golle 3., Galatasaraylı Lincoln, Bursasporlu Sercan Yıldırım, Antalyasporlu Djiehoua ve Eskişehirsporlu Youla da 6′şar golle 4. sırayı paylaştılar.

Ligde 13. hafta yapılan maçlarda alınan sonuçlar ile puan durumu ve 14. haftanın programı şöyle:

Kayserispor-Trabzonspor…………………………..(1 - 1)
Ankaraspor-Ankaragücü…………………………….(0 - 1)
Eskişehirspor-Denizlispor…………………………(4 - 3)
Sivasspor-Gaziantepspor…………………………..(3 - 0)
Fenerbahçe-Beşiktaş………………………………(2 - 1)
Bursaspor-Antalyaspor…………………………….(1 - 1)
Kocaelispor-Konyaspor…………………………….(3 - 0)
Gençlerbirliği-Büyükşehir Belediyespor……………..(0 - 0)
Galatasaray-Hacettepe…………………………….(3 - 1)

PUAN DURUMU

TAKIMLAR: O G B M A Y AV P
———————————————————————
1.TRABZONSPOR 13 8 4 1 19 10 9 28
2.BEŞİKTAŞ 13 7 4 2 23 11 12 25
3.SİVASSPOR 13 7 4 2 21 10 11 25
4.GALATASARAY 13 7 3 3 28 16 12 24
5.FENERBAHÇE 13 7 2 4 26 17 9 23
6.ANKARASPOR 13 7 2 4 18 10 8 23
7.KAYSERİSPOR 13 5 5 3 12 7 5 20
8.BURSASPOR 13 5 3 5 19 21 -2 18
9.GAZİANTEPSPOR 13 5 3 5 16 19 -3 18
10.ESKİŞEHİRSPOR 13 4 4 5 18 22 -4 16
11.İSTANBUL B.Ş.BLD.SPOR 13 4 4 5 12 16 -4 16
12.KONYASPOR 13 4 3 6 14 21 -7 15
13.ANKARAGÜCÜ 13 3 5 5 13 18 -5 14
14.DENİZLİSPOR 13 4 2 7 21 27 -6 14
15.ANTALYASPOR 13 2 5 6 15 21 -6 11
16.GENÇLERBİRLİĞİ 13 2 5 6 13 20 -7 11
17.HACETTEPE 13 2 3 8 8 18 -10 9
18.KOCAELİSPOR 13 2 3 8 16 28 -12 9

14. HAFTANIN PROGRAMI

Denizlispor-Fenerbahçe
Hacettepe Spor-Gençlerbirliği
Gaziantepspor-Kayserispor
Antalyaspor-Eskişehirspor
Beşiktaş-Ankaraspor
Büyükşehir Belediyespor-Sivasspor
Konyaspor-Bursaspor
Trabzonspor-Kocaelispor
Ankaragücü-Galatasaray

sabah

Nar suyu cinsel gücü artırıyor

Filed Under (Sağlık) by admin on 30-11-2008

Tagged Under :

Nar ve nar suyunun insan sağlığı üzerindeki etkilerine sürekli yenileri ekleniyor. Bilim insanlarının son yaptığı araştırma, narın bir başka boyutunu ortaya koydu.

 

İngiltere’de bir sağlık enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya göre, günde bir bardak nar suyu içmek erkeklerde cinsel perfromansı artırıcı ve ereksiyon problemlerini giderici etki yapıyor.

53 kişi üzerinde 6 ay süre ile yapılan deneylerde, uzmanlar, nar suyunun içindeki maddelerin seks yaşamını hareketlendirdiğine dair ciddi tespitlerde bulunduğunu söyledi.

 

Sabah

Özel hastanelere ‘reklam’ uyarısı

Filed Under (Sağlık) by admin on 30-11-2008

Sağlık Bakanlığı, özel hastane ve sağlık kuruluşlarının yaptıkları reklamlar konusunda alarma geçti.

Bakanlık, bazı özel hastalerin vatandaşları telefonla arayarak, kendi kurumlarına yönlendirdiğine dikkat çekti. Bir genelge yayımladı ve “Vatandaşı rahatsız edenler cezalandırılacaktır” uyarısında bulundu.

Haber Kaynağı : haber7

Dünya ‘aşk’ı aradı, Türkler ‘para’yı

Filed Under (Haber) by admin on 30-11-2008

Ekonomik kriz, aranan kelimelere de birebir yansıdı. Arama motoru Google’dan yapılan aramalarda Türkiye’de dünyadan çok farklı bir tablo ortaya çıktı.

Dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz Google’da aranan kelimlere de yansıdı. ’Tazminat’, ’özgeçmiş’, ’iş’, ’kriz’ ve ’kariyer’ kelimeleri aramalarda son 4 yılın rekorunu kırdı. Google Trends’e göre kriz döneminde dünya ’aşk’a sığınırken Türkiye’de tercihlerde para, aşka oranla açık ara öne geçti.

KRİZİN Türkiye’ye de yansımasıyla birlikte işten çıkarma haberlerinde görülen artış Google’da aranan kelimeleri de etkilemeye başladı. ’Tazminat’ ’özgeçmiş’ ’kariyer’, ’kriz’ ve ’iş’ kelimeleri aramalarda 2008 Kasım ayında son 4 yılın rekorunu kırdı. Google’da yapılan aramalarda kelimelerin ölçümünü sağlayan Google Trends’e göre kriz döneminde ’aşk’ ve ’para’ kelimelerine ilgi ise Türkiye’de dünyanın geneline göre farklılık gösterdi. Dünya krizde de aşkı üstün tutarken, Türkiye’de ’para’ ’aşk’ karşısında açık ara öne geçti.

Resesyon dile girdi

Google Trends’e göre, resesyon (ekonomik durgunluk) kelimesi Türkiye’de 2007 yılının ilk çeyreğinde konuşulmaya başlandı. En faza arandığı dönem ise 2007 yılının altıncı ayı oldu. Bu yıl eylül ayında aramalardaki yeri yükselmeye başlayan resesyon kasım ayında çok fazla ilgi görmedi. Resesyonun İngilizcesi olan “recession” kelimesi Google’da ise 2003 yılından bu yana Trends grafiklerinde az da olsa yer alıyor. Ancak, “recession”ın da tıpkı Türkçe karşılığı olan resesyon gibi 2007’nin 6’ncı ayında arama rekoru kırmış olması göze çarpıyor.

İzlanda’da IMF rekoru

Son 30 günlük aramalara bakıldığında IMF’in en fazla arandığı ülke İzlanda oldu. IMF de zor durumda kalan ve bitr dönem E-Bay’de satışa çıkış olayıyla gündeme gelen İzlanda’ya İzlanda’yı Pakistan, Güney Kore, Macaristan ve Hong Kong izledi. Türkiye IMF’nin en çok arandığı ülkeler listesinde yer bulamadı. Buna karşın Türkçe IMF kelimesinin yer aldığı aramalarda kullanılan 7’nci dil oldu.

Fannie Mae galip

ABD’de ödenmemiş mortgage kredilerinin yarısına sahip olan ve 5.3 trilyon dolarlık borç yükü yaşıyan Freddie Mac ve Fannie Mae bugüne kadar gördüğü en büyük ilgiyi kurtarmanın gerçekleştiği temmuz ayında gördü. İlginç olan ise Google’da Freddie Mac’e oranla çok daha küçük olan ve ’Freddie’nin küçük kardeşi’ olarak anılan Fannie Mae’nin ratingi daha yüksek çıkmasıydı.

AIG, Lehman’ı geçti

Krizin yeni bir boyuta ulaşması konusunda en büyük etkiyi yarattığı söylenen Lehman Brothers Google’daki aramalarda zordaki finans kuruluşları arasında birinci gelemedi. Merrill Lynch’in Bank Of America’ya devredildiği, Lehman Brothers’ın da battığını bildirdiği Temmuz ayında, zordaki sigorta şirketi AIG ilgi konusunda bu iki kurumu da geriye bırakmayı başardı. Tüm bu gelişmelerin yaşandığı haziran-eylül döneminde AIG aranan kelimeler arasında en popüler olurken Lehman Brothers ancak ikinci gelebildi.

ABD’nin TMSF’si FDIC temmuzda rekor kırdı

ABD’nin TMSF’si FDIC krizde en büyük ilgiyi Freddie Mac ve Fannie Mae’yi kurtardığı ve Indymac’e el koyduğu dönemde gördü. Indymac’e el koyduğu gün banka şubelerinin önünde kuyruk oluşturan mevduat sahipleri FDIC’nin verdiği 100 bin dolarlık garantiden yararlanmanın yollarını arıyordu.

Güçlü dolar YTL’yi Google’da da yendi

KRİZ döneminde YTL dolar karşısında sadece piyasalarda değil, Google’da da güç kaybediyor. Türkiye’den yapılan aramalara bakıldığında dolar, YTL kaşısındaki en büyük üstünlüğü 1.70’leri gördüğü ekim-kasım aylarında yaşadı. Bu dönemde dolar, ortalamanın 3 katı fazla ilgi görerek YTL’ye karşı son 5 yılın rekorunu kırdı.

Barack Obama başkan seçildi Bush’un reytingi düştü

GOOGLE’da ABD Başkanı George W. Bush aramaları kriz döneminde bir artış veya düşüş göstermedi. Ancak, Bush’un internetteki ratingini asıl etkileyen yeni başkan Barack Obama’nın seçilmesi oldu. Obama, Bush’a olan ilgiyi sadece kriz döneminde geçmekle kalmadı. Başkan seçildiği gün Bush’un 2004 yılı başından bu yana gördüğü ilgiyi tek bir kalemde silmeyi başardı.

Sarkozy’nin tahtına Gordon Brown oturdu

AVRUPALI liderler arasında kriz döneminde popülerlik yarışı da kızıştı. Ancak, kriz döneminde Google’da Almanya Başbakanı Angela Merkel’e olan ilgi Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı Gordon Brown’un gerisinde kaldı. Krizin ilk başladığı dönem olan 2007 yılı son çeyreğinde Sarkozy popülerlikte açık ara önde giderken, özellikle son 6 ayda bu popüleriteyi Gordon Brown’a kaptırdı.
 

 

Hürriyet

İnternette arama yaşlı beyini çalıştırıyor

Filed Under (teknoloji) by admin on 30-11-2008

ABD’de yapılan bir araştırmada, internette arama yapmanın yaşlı kişilerin beyinlerinin faaliyetini arttırdığı ortaya çıktı.

 

Kaliforniya UCLA üniversitesinin Hafıza ve Yaşlanma Araştırma Merkezi’nden yapılan çalışmada, internette arama yapmanın beyinde, karmaşık muhakeme ve karar vermeyi kontrol eden bölgeyi faaliyete geçirdiği tespit edildi.

Merkezin 55 ila 76 yaşlarında, benzer eğitim seviyesindeki denekler üzerinde 9 aylık araştırmasına göre, internet araması yapanlar, bilgisayarda kitap benzeri metinlere göre daha zengin duyumsal deneyim ve daha yüksek dikkat gösterdiler. 

Deneklerin beyin faaliyetlerinin MR’larının da çekildiğini belirten Merkez’in direktörü Gary Small, bulguları Geriatric Psychiatry dergisinin gelecek ayki sayısında yayımlayacaklarını söyledi.

The San Francisco Chronicle gazetesinde konuyla ilgili çıkan haberde ise internet kullanımının bunamayı önlediğini gösteren bir araştırmanın henüz yapılmadığına işaret edildi.

 

 

AA

Hangi markette kurbanlık ne kadar?

Filed Under (Haber) by admin on 30-11-2008

Marketler, her yıl olduğu gibi bu yıl da taksitle kurbanlık satıyor. Nakit sıkışıklığına çözüm arayan hayvan satıcıları da, taksit imkanı sunuyor.

Kurban Bayramı yaklaşırken, kurbanlıklar da görücüye çıkmaya başladı. Belediyeler tarafından kurulan hayvan pazarlarının yanı sıra, marketler de kurbanlık satışı için hazırlıklarını tamamladı.

Kimi marketler kurbanlıklara 12 aya varan taksit imkanı sağlarken, kimi kesip, paketleyip eve teslim ediyor.

Marketlerin taksit uygulamaları hayvan pazarlarına da örnek oldu. Nakit parası olmayan vatandaşlara taksitle kurbanlık satacaklarını söyleyen satıcılar, senetle bile kabul edebileceklerini belirtti. İşte bazı marketlerin kurbanlık satış fiyatları ve avantajları:

12 AYA VARAN TAKSİT İMKANI

* Migros, Tansaş ve Şok’ta, kurbanlık fiyatı 439 YTL. Eve teslim ücreti olarak da 10 YTL alan marketler, 8 taksit imkanı sunuyor.
* Carrefour’dan kurbanlıklar 12 ay taksitle alınabilecek.
* Tesco Kipa’da kilogram fiyatı üzerinden satış yapılacak. Market, kesimi gerçekleştirip, 8 parça halinde paketleyip tüketiciye sunuyor. Ayrıca, paketli kurban satışı da yapılacak.
* Real’de kurbanlık koyun fiyatları, bu yıl 379 YTL ile 439 YTL arasında değişiyor. Kurbanlıklara 12 taksit uygulayan Real, ayrıca taksitleri de 2 ay erteliyor.

Diyanet’te kurbanlık 260 YTL

Vekalet usulü ile kurban kesimi organizasyonu yapan kurum ve kuruluşlar da kurbanlık fiyatlarını açıkladı. Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı kurbanlık fiyatlarını 260 YTL olarak açıkladı. Mehmetçik Vakfı da vekalet yolu ile kesilecek kurbanın bedelini, bu yıl 250 YTL olarak belirledi. Türk Hava Kurumu (THK) ise kurbanlık fiyatını 250 YTL olarak duyurdu.

Haber Kaynağı : haber7

Erdoğan: Kriz, tepeden inişe geçmiştir

Filed Under (Gündem) by admin on 30-11-2008

Erdoğan, krizin inişe geçtiğini, ancak etkisini uzun zamana yayarak telafi edileceğini söyledi.

ULUSA SELENİŞ - TAM METİN

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni bir ekonomik tedbir paketinin hazırlıklarını tamamlamak üzere olduklarını, bu paketin de krizin etkilerini azaltmak noktasında her kesime, özellikle reel sektöre önemli destekler sağlayacağına inandığını bildirdi.

Şu an itibariyle, krizin tepe noktasına ulaşmış ve inişe geçmiş durumda olduğunu tahmin ettiğini ifade eden Erdoğan, ”Ancak bu büyük krizin etkileri şüphesiz daha uzun bir zamana yayılacak ve telafisi de zaman alacaktır” dedi.

Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan ”Ulusa Sesleniş” konuşmasında, kürsel ekonomik krize değindi.

Uluslararası finans piyasalarında 2008 ortalarında büyük çapta ekonomik dalgalanma, tarihi bir kriz döneminin yaşanmaya başlandığına işaret eden Başbakan Erdoğan, bu tarihi krizin Eylül ayından itibaren zirve noktaya ulaştığını, artık başladığı yer olan Amerika Birleşik Devletleri’ni aşarak tüm dünyayı etkisi altına aldığını belirtti.

Birçok köklü finans kuruluşunun, bankanın, sigorta şirketinin iflas ettiği, kamulaştırıldığı bu sürecin, 1929 yılında yaşanan ”Büyük Buhran” ile eşdeğer bir kriz olarak değerlendirildiğini vurgulayan  Erdoğan, şöyle konuştu:

”Şu anda dünyayı adeta bir tsunami gibi vuran bu şok dalgasının arkasında bıraktığı enkaz tespit ediliyor, tahribatın onarılması için gayret gösteriliyor. Tahminimiz odur ki şu an itibariyle kriz tepe noktasına ulaşmış ve inişe geçmiş durumdadır. Ancak bu büyük krizin etkileri şüphesiz daha uzun bir zamana yayılacak ve telafisi de zaman alacaktır.

Nitekim küresel ekonomide bir daralma yaşandığını, talebin düştüğünü, gıda ve emtia fiyatlarının arttığını, birçok ülkede enflasyonun yükselişe geçtiğini görüyoruz. Küresel ekonomideki bu zor sürecin Türkiye’ye hiçbir yansımasının olmaması elbette mümkün değildir.

 Türkiye dışa açık, küresel ekonomiye entegre olmuş yapısıyla hiç kuşkusuz bu krizden etkilenecektir, etkilenmektedir. Ancak krizin baş gösterdiği günlerden itibaren ifade ettiğim gibi, Türkiye’nin bu krizden etkilenmesi sınırlı bir seviyede olacaktır.

ABD ve birçok Avrupa ülkesinin bugün içinde bulunduğu durum dikkate alındığında, bizim bu tespitimizin ne kadar doğru olduğu net olarak görülebilir.”

”MENFAAT UMANLAR”

Hükümet olarak, krize karşı ”temkinli ve sağlam duruşlarının”, ”bazı kesimler tarafından ya yanlış anlaşıldığını ya da bilinçli şekilde çarpıtılarak olumsuz bir hava estirilmeye çalışıldığını” savunan Başbakan Erdoğan, ”Üzülerek ifade edeyim ki küresel kriz üzerinden birçok çevrenin birçok şekilde rant elde etme çabası içinde olduğunu müşahede ediyoruz” dedi.

Bu olağanüstü hassas şartlardan menfaat umanların, topluma moralsizlik, karamsarlık pompalayarak bu süreçten kazançlı çıkmaya çalıştığını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Oysa Türkiye hem o eski sağlıksız ekonomik yapıyı hem de yıllar yılı çözüm yerine sürekli sorun üreten köhne zihniyetleri bir daha geri dönmemek üzere geride bırakmıştır. Şu son 6 yıl içinde gerçekleştirdiğimiz reformlar, Türkiye ekonomisini her türlü şoka, her türlü dalgalanmaya karşı son derece dayanıklı bir hale getirmiştir. Dikkat ediniz, birçok mesele, bu dönemde büyük bir kararlılık, cesaret ve samimiyetle çözüme kavuşturulmuştur.

Yaptığımız düzenlemelerle bankacılık sektörümüz bugün çok sağlam bir zemin üzerinde bulunuyor. Mali disiplinden hiçbir şart altında taviz vermedik, vermiyoruz.

Sosyal güvenlik reformunu çıkardık; Türkiye’yi orta ve uzun vadede ciddi yüklerden kurtardık. Ekonominin ihtiyaç duyduğu her türlü reformu, hiçbir popülizm kaygısı gütmeden, sadece Türkiye’nin menfaatlerini gözeterek yaptık, yapıyoruz. Ekonomide istikrar ve güveni temin eden, teyit eden siyasi reformları gerçekleştirdik, AB katılım süreciyle Türkiye’yi çok farklı kulvarlarda yarışan bir ülke konumuna yükselttik.”

”TEDBİRLERİMİZİ ALIYORUZ”

Türkiye’nin bu güçlü yapısıyla, kararlılık ve istikrarıyla küresel krizden en az hasarla çıkacağını ifade eden Erdoğan, bunun için hükümet olarak gerekli her çalışmayı, dikkat ve hassasiyetle yürütüklerini bildirdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

”Krizin ülkemizi teğet geçmesi, hatta bu krizin ülkemiz için bir fırsata dönüşmesi için de peyderpey tedbirlerimizi alıyoruz.

Herkesin saatine uymayabilir, istediği yerde, zamanda duymak istediğini söylemeyebiliriz. Zira bizim söylem ve planlamamız gerçekçi bir takvime dayanır.

İlgili bütün kurumlarımız bugüne kadar gelişmeleri saniye saniye izlediler, gereken adımları da herhangi bir gecikmeye meydan vermeden günü gününe attılar. Şu anda da ihtiyaç hasıl oldukça tedbirlerimizi açıklamaya, bu tedbirleri tam bir kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz.

Bu çerçevede yeni bir tedbir paketinin hazırlıklarını tamamlamak üzereyiz. İnanıyorum ki bu paket de krizin etkilerini azaltmak noktasında her kesime, özellikle reel sektörümüze önemli destekler sağlayacaktır.”

”GÖRÜŞ, ÖNERİ VE ELEŞTİRİLER ALINDI”

Hükümet olarak, anlayışlarının ekonomik gidişatı, başta özel sektör olmak üzere ilgili bütün kesimlerin azami seviyede katılımı ile belirlemek olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, bu kriz döneminde de ilgili bütün kesimlerin görüş, öneri ve eleştirilerine azami ehemmiyet verdiklerini, bu kesimlerle yoğun istişarelerde bulunduklarını bildirdi.

Öncelikle reel sektörün, ardından da çalışanların temsilcileriyle bir araya geldiklerini, alınması gereken tedbirleri hep birlikte müzakere ettiklerini belirten Erdoğan, krizin uluslararası boyutu noktasında da önemli girişimleri olduğunu ifade etti.

Erdoğan, şöyle devam etti:

”Şu hususu özellikle vurgulamak istiyorum; Bu kriz bir kez daha göstermiştir ki bugün dünya ekonomisi artık iç içe geçmiş, entegre bir yapı haline gelmiştir. Hiçbir ülke, kendisini bu küresel şartlardan uzakta tutmak imkanına artık sahip değildir.

Bugün bir ülkede ortaya çıkan kriz, artık bütün o bölgeyi hatta tüm dünyayı yakından ilgilendiriyor. Böyle kriz şartlarında gerek bölgesel, gerek küresel istikrar ve dayanışma önemini daha fazla hissettiriyor.”

G-20 ZİRVESİ

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington’da 14-15 Kasımda G-20 olarak adlandırılan gelişmiş ülkelerin liderlerinin bir araya geldiğini anımsatan Erdoğan, bu platformun üyelerinin, dünya gayrı safi milli hasılasının yaklaşık yüzde 80′ini ve dünya nüfusunun da yüzde 70′ini temsil ettiğini kaydetti.

Türkiye’nin de kuruluşundan bu yana bu platformun etkin bir üyesi olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, ”Bizim de katıldığımız bu liderler zirvesi, devam eden ekonomik kriz noktasında önemli kararlar aldı” dedi.

G–20 liderleri olarak, bundan sonra yapılacaklar konusunda, ortak hareket etme ve gelecek dönemde zirve toplantılarına devam kararını aldıklarını belirten Erdoğan, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

”Yükselen piyasa ekonomilerini ve gelişmekte olan ülkeleri desteklemek, bu ülkelerdeki hızlı ekonomik büyüme sürecinin devamını sağlamak için kapsamlı bir siyasi irade göstermenin gereği üzerinde anlaşmaya vardık.

Bu süreçte uluslararası mali kuruluşlara da gelişmekte olan ekonomilere gerekli desteği verme çağrısında bulunduk. Zirvede, ihtiyaç duyulabilecek her türlü tedbiri alma konusunda ciddi bir kararlılık olduğunu da bizzat müşahede ettim, bu kararlılık da zaten toplantı sonrasında resmi olarak ifade edildi. Bu kararlılığın bir başka somut göstergesi de acil ve orta dönemde alınacak tedbirleri içeren detaylı eylem planının yayınlanması oldu. Bu planda yer alan acil tedbirlerin önümüzdeki yıl Mart sonuna kadar hayata geçirilmesini öngörüyoruz.

Bu amaçla zirvede mutabakata varmış olduğumuz kararların ve ilkelerin uygulamasını gözden geçirmek üzere 30 Nisan 2009 tarihinden önce yeniden bir araya geleceğiz.”

ULUSLARARASI DAYANIŞMANIN ÖNEMİ

Başbakan Erdoğan, devam eden küresel krizle, ülkelerin tek tek mücadele ederek başa çıkabilmesinin mümkün olmadığı görüşünü dile getirerek, ”Uluslararası bir dayanışma, bir ortak hareket kaçınılmaz görünüyordu, nitekim bu zirveyle bu noktada önemli bir adım atılmış oldu” dedi.

Bu zirvenin hemen ardından ziyaret ettiği Hindistan’da aynı hassasiyetlerin paylaşıldığını büyük bir memnuniyetle gördüğünü aktaran  Erdoğan, son yıllarda Türkiye gibi hızlı gelişme içinde olan Hindistan ile ekonomik ilişkileri ve işbirliğini geliştirmek amacıyla önemli girişimlerde bulunduklarını bildirdi.

Erdoğan, bunun yanında, Körfez sermayesini Türkiye’ye çekebilmek, bu ülkelerde biriken sermayenin ülkede yatırıma, üretime, istihdama dönüşmesini sağlamak için de çalışmaları yoğunlaştırdıklarını anlattı. Erdoğan, şöyle konuştu:

”Bakınız, BM tarafından yayınlanan bir raporda, Türkiye, önümüzdeki dönemde uluslararası yatırım yapmaya elverişli ilk 15 ülke arasında bulunuyor. Çin, Hindistan, ABD, Kanada, Rusya gibi ülkelerle birlikte dünyanın yatırım için en cazip ilk 15 ülkesi arasında yer alıyoruz.

Geçen yıl çektiğimiz 22 milyar dolar seviyesindeki uluslararası yatırımla dünyada 23′üncü sırada yer aldık. 70′li yıllarda Türkiye’nin çekebildiği uluslararası yatırım yıllık ortalama 100 milyon dolar, 80′lerde 200 milyon dolar, 90′larda ise ortalama 800 milyon dolar civarındaydı. Küçük istisnalar dışında yıllık yatırım 1 milyar dolar seviyesini maalesef pek geçemiyordu. Bu tablo Türkiye’ye yakışmayan, mutlaka değiştirilmesi gereken bir tabloydu.

Bu amaçla 2003 yılında gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirdik, gerekli adımları attık, girişimcimizin önündeki engelleri kaldırdık, yatırım ortamını iyileştirdik.

Bu çabamızın karşılığını da kısa zamanda aşama aşama almaya başladık, Türkiye’ye yapılan dış yatırım 2006′da 20 milyar dolara, 2007′de 22 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2002 yılında dünyadaki toplam uluslararası yatırımların sadece binde 2’si ülkemize geliyordu, bugün 12’si, yani yüzde 1.2’si Türkiye’ye geliyor.

Bu yıl da inşallah uluslararası yatırımlar noktasında hedefimiz olan 15 milyar doları rahatlıkla yakalıyoruz. Bu küresel şartlar göz önüne alındığında, bunlar çok önemli göstergeler, çok sevindirici gelişmelerdir.”

”NİYE KARAMSAR OLALIM”

Dünyadaki genel kanaatin, küresel krizin 2008 yılında uluslararası doğrudan yatırımlar üzerinde etkili olacağı ve dünya genelinde yüzde 10′luk bir düşüşe sebep olacağı şeklinde olduğunu anlatan Erdoğan, şunları ifade etti:

”Buna karşılık Türkiye gibi ekonomisinin pozitif seyrini sürdürebilen ülkelerin, gelişmiş ülkelerin aksine yatırım çekme konusunda çok önemli fırsatlar yakalayabileceği de tahmin ediliyor.

Bizim ‘krizi fırsata dönüştürmek’ derken kastettiğimiz de aslında budur. 2 trilyon dolara yaklaşan büyüklükteki uluslararası doğrudan yatırım potansiyelinden mümkün olan en büyük payı almak için el birliğiyle çalışmamız, bu önemli fırsatı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun için de karamsarlığa kapılmaya, kriz edebiyatı yapmaya değil, aksine çok daha fazla çalışmaya, hedeflerimizi çok daha dikkatle kovalamaya ihtiyacımız var. Türkiye’nin bugün yediden yetmişe birlik ve beraberlik içinde eskisinden de daha kararlı biçimde ilerlemeye ihtiyacı var.

Bakınız tablo ortada, yaşanan küresel krize rağmen 2008 yılının ilk 10 ayında 12 milyar 311 milyon dolar yatırım çektik. Hal böyleyken, neden karamsar olalım.”

”TÜRKİYE ÇOK SAĞLAM ZEMİNDE”

Yavaş yavaş belirginleşmeye başlayan bir başka gelişmenin daha olduğunu ve bunun müjdesini vermek istediğini bildiren Erdoğan, Türkiye’nin her geçen gün daha büyük çaptaki sermaye şirketlerinin yatırımlarını çeker hale geldiğini belirtti.

Bu gelişmenin, ekonominin daha hızlı adımlarla ilerleyebileceği yeni bir dönemin habercisi olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: 

”2007′nin ilk 10 ayında, yatırım yapan 200 bin–500 bin dolar sermayeli şirket sayısı 195 iken, bu yıl bu rakam 287′ye yükselmiş durumda. Türkiye’nin bugün geçmişe oranla çok daha büyük bir potansiyele, çok daha zengin fırsatlara sahip olduğunu hepimiz fark etmek durumundayız.

Karamsarlığa kapılmadan hedeflerimizi kovalamak, aştığımız her hedefin yerine daha büyük yeni hedefler koymak zorundayız. Türkiye’nin krizden çıkış reçetesi, rotası, stratejisi budur. Hükümet olarak biz bu yolda ilerliyoruz, yatırımcımızdan çalışan kesimlerimize kadar herkesi de bugüne kadar olduğu gibi yine bu hedefe doğru ilerlemeye çağırıyoruz.

Şunu sizlerden özellikle rica ediyorum; Türkiye çok sağlam bir zeminde, son derece dikkatli ve ihtiyatlı bir şekilde bu küresel krizi atlatmak için tedbirlerini alıyor.

Sizlerin moralini bozmaya, sizleri karamsarlığa sevk etmeye çalışanlara karşı lütfen dikkatli olunuz. Karamsar, kötümser, moral bozucu açıklamalara kulak asmayınız. Bu krizi kendileri için bir rant imkanı olarak görenleri lütfen dikkatle izleyiniz. Türkiye bu krizden, çok daha güçlenerek çıkacak ve kararlı yürüyüşüne hız kesmeden devam edecektir. Türkiye bu potansiyele sahiptir. Türkiye ekonomisi bu güce, bu istikrara, bu sağlam yapıya fazlasıyla sahiptir. Türkiye’nin tüm kurumları tam bir uyum ve koordinasyon içinde çalışıyor, Türkiye’yi geleceğe taşımanın mücadelesini veriyor.”

 

Başkanlık seçiminin hemen ardından yeni bir dönemin eşiğinde gittiği ABD’de başta G–20 zirvesi olmak üzere üniversite ve düşünce kuruluşlarında konuşmalar yaptığını, bu etkinliklerde başta ekonomik kriz ve terör olmak üzere birçok konuda Türkiye’nin tezlerini ve hassasiyetlerini detaylarıyla anlatma imkanı bulduğunu belirten Erdoğan, halen görevdeki ABD Başkanı George W. Bush başta olmak üzere hem Amerikan yönetiminin temsilcileri hem de çeşitli ülkelerden liderleriyle ortak meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunduğunu bildirdi.

İlk kez ziyaret ettiği Hindistan’da iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni ve çok daha canlı bir dönemi başlatacak çok yararlı temaslarda bulunduğunu ifade eden Erdoğan, ”Tıpkı Türkiye gibi büyük bir gelişme içinde olan Hindistan’la ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi noktasında önemli mesafeler aldık” diye konuştu.

Hindistan gezisinin, Türkiye’nin Asya’daki etkinliğini ve vizyonunu geliştirecek önemli bir açılım fırsatı olarak tarihi değer taşıdığını, bunun gelecek dönemde önemli sonuçları olacağı umudunu taşıdığını belirten Erdoğan, bu ay ayrıca Cenevre’deki Birleşmiş Milletler merkezinde Medeniyetler İttifakı Salonu’nun açılış toplantısına da katıldığını hatırlattı.

MEDENİYETLER İTTİFAKI

21. yüzyılın barış projesi olarak gördükleri ve İspanya ile birlikte öncülüğünü üstlendiği Medeniyetler İttifakı girişiminin kısa bir zaman içinde kurumsallaşma yolunda çok önemli ilerlemeler kaydettiğine dikkati çeken Erdoğan, BM çatısı altında kurulan Medeniyetler İttifakı Dostlar Grubu’nun, 3 yıl gibi kısa bir sürede 76 ülke ve 13 uluslararası örgütün yakın desteğini kazandığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

”Bugün, dünyanın pek çok yerinde yaşanan savaş, çatışma ve anlaşmazlıkların çözümü, barışın evrensel planda yeniden tesisi için Medeniyetler İttifakı Projesi çok önemli bir ilham kaynağı haline gelmiştir. Görüyoruz ki dünya üstünde ayrımcılığı, kutuplaşmayı, çatışmayı körükleyenlere karşı; birliği, bütünlüğü, farklılıkların bir arada yaşatılmasını, barış ve hoşgörüyü destekleyenlerin sesi daha fazla yükselmeye başlıyor. Bu, dünya ve insanlık adına umudun yeniden yükselmesidir. Türkiye dünya barışının sağlanması yolunda daha şimdiden önemli roller oynayan bu barış projesindeki öncülüğünü bundan sonra da gururla sürdürecektir.

Kasım ayı içindeki diplomatik trafiğimiz bu kadarla da sınırlı kalmadı, bizim yaptığımız dış gezilerin yanı sıra pek çok önemli yabancı misafiri de ülkemizde ağırladık.

3 Kasımda Lübnan Başbakanı Sayın Fuad Siniora resmi bir ziyaret için ülkemize geldi, kendisiyle bölgesel sorunları ve son gelişmeleri yeniden değerlendirme imkanı bulduk. Bölgede akan kardeş kanının bir an önce durması, barışın sağlanması ve kalıcı olması için şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da azami gayreti göstermekte kararlı olduğumuzu Sayın Siniora’ya ifade ettik. 6 Kasımda bu defa yeniden seçilen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev’i ülkemizde ağırlamanın mutluluğunu yaşadık.

Sayın Aliyev’le de başta aramızdaki ilişkiler ve bölgesel meseleler olmak üzere birçok konuyu masaya yatırdık, ayrıca Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu’nun çalışmaları ile ilgili görüş alışverişinde bulunduk.

11 Kasımda İsviçre Konfederasyonu Başkanı Sayın Couchepin ile Ankara’da bir görüşme yaptık.

12 Kasım’da İzmir’de bu kez İtalya Başbakanı Sayın Silvio Berlusconi’yle birlikte Birinci Türkiye-İtalya Zirvesi’ni gerçekleştirdik. İtalya, son yıllarda karşılıklı olarak gösterilen samimi gayretlerle ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz, ihracatta üçüncü, ithalatta dördüncü büyük ticari ortağımız haline gelen bir ülke… Dolayısıyla İzmir’de topladığımız bu zirvenin ilişkilerimizi daha da geliştirmek açısından önemli olduğu inancındayız. Türkiye–İtalya Zirve Toplantılarımız her yıl dönüşümlü olarak devam edecek.

Bunun yanı sıra 25 Kasımda Norveç veliaht prensi, 26 Kasımda Arnavutluk Cumhurbaşkanı, 27 Kasımda da Macaristan Başbakanı ve heyetlerini Ankara’da ağırladık.

Bu ziyaretler de gerek ticari ilişkilerimizi geniş bir şekilde ele alarak daha da geliştirme, gerekse ülkelerimiz arasında siyasi işbirliğini güçlendirme bakımından son derece verimli, yararlı oldu.

Aynı günlerde Avrupa Parlamentosu Dış ilişkiler komitesi heyeti ile Hollanda dış ticaret bakanı ve heyetini de kabul ettik.

Bu temaslarımızda, hem AB’ne katılım sürecimizle ilgili bilgi ve görüş alış verişinde bulunduk, hem de ticari ilişkilerimizi geliştirmenin yeni imkanları üzerinde durduk.”

AKTİF DİPLOMASi

Bütün bu baş döndürücü temas trafiğinin, milletinin menfaatlerini dünyanın her yerinde takip etme bakımından çok önemli olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, ”Aynı zamanda Türkiye’yi uluslararası camiada etkin bir sinerji merkezi haline getirmektedir” dedi.

Son 6 yılda yürüttükleri, ”aktif diplomasi çalışmalarının sonucu olarak Türkiye her geçen gün dünyanın dikkat çeken, cazibe merkezlerinden biri olma yolunda daha emin adımlarla ilerlediğini” ifade eden Erdoğan, ”Dünyaya açık, inisiyatif almaktan kaçınmayan, barış ve hoşgörüden yana dış politika anlayışımızı bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdürmek amacındayız. Çünkü bu aktif diplomatik çizgimizin Türkiye’ye kazandırdıklarını, Türkiye’nin uluslararası zeminde hızla artan etkinlik ve itibarını her gün yaşıyor, gözlüyoruz” diye konuştu.

YURT GEZİLERİ

Başbakan Erdoğan, Kasımda yurdun birçok köşesine ziyaretlerde bulunarak, insanların dertlerini, sıkıntılarını, ihtiyaçlarını bizzat kendilerinden dinleme geleneğini de sürdüğünü, bu bölgeleri sadece ziyaret etmekle kalmayıp, aynı zamanda o şehirlere hizmet verecek çok önemli yatırımların, çok önemli tesislerin açılışlarını da gerçekleştirdiğini söyledi.

İstanbul’da ya da Ankara’da yaptığı açılışların benzerlerini birkaç gün sonra Van’da, Hakkari’de ve Erzurum’da da yapmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Erdoğan, temaslarıyla ilgili şu bilgileri verdi:

”Bu şehirlerimizin yıllarca ihmal edilen nice sıkıntısına çare olacak bu tesisler, inanıyorum ki Türkiye’nin topyekun kalkınmasının en güzel örnekleri olacaktır.

1 Kasımda gerçekleştirdiğimiz toplu açılışla Van’a 60 yeni ilkokul, 10 Lise, 2 anaokulu, 23 köy okulu, 32 ilave derslik, 12 öğrenci yurdu ve 2 kapalı spor salonu, 2 öğretmenevi ve 122 öğretmen lojmanı kazandırdık. TOKİ eliyle yaptığımız 405 konutu daha sahiplerine dağıttık, bu konutlarla birlikte son 6 yılda TOKİ’nin inşa ettiği konut sayısı 2066′ya ulaştı. Bütün projelerimiz bittiğinde bu sayı 9055′e yükselmiş olacak. İçinde 3 sağlık ocağı da bulunan birçok sağlık tesisi, yine birçok altyapı yatırımının açılışları da bu törenle birlikte yapılmış oldu, başta Morgedik Barajı olmak üzere birçok yeni yatırımın da temelleri atıldı.

Hemen bir gün sonra, 2 Kasımda bu defa Hakkari ve Yüksekova’da yapımı tamamlanan birçok tesisi yine hizmete açtık. Bu tesisler arasında 150′şer yataklı Hakkari ve Yüksekova Devlet hastaneleri, 23 yeni okul, 14 prefabrike okul, 5 sağlık ocağı, 5 sağlıkevi, 277 afet konutu ve birçok yol, köprü, içme suyu projesi de vardı.

9 Kasımda yine açılışlar gerçekleştirmek üzere Doğu Anadolu bölgemizin en büyük şehirlerinden Erzurum’daydık. Orada da başta 600 yataklı Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi olmak üzere birçok sağlık tesisinin, çeşitli KÖYDES yatırımlarının, eğitim, spor ve altyapı yatırımlarının açılışlarını gerçekleştirdik.

Bunlar Van’ın, Hakkari’nin, Erzurum’un makus talihinin nasıl değişmekte olduğunu gösteren yatırımlardır. Sizlere bu bilgileri, bu güzel haberleri veriyorum. Çünkü muradım, her ay yurdumuzun dört bir köşesinin nasıl büyük bir değişim ve atılım içinde olduğunun müjdelerini sizlerle paylaşmaktır.”

TERÖR

Erdoğan, artık devlet olarak daha önce gidilmeyen ya da gidilemeyen yerlere de gidiyor, oradaki insanların da ihtiyaçlarına adım adım cevap verdiklerini, bu ülkenin değişim rüzgarlarını oralarda da estirdiklerini ifade etti. Erdoğan, ”Devletimizin hizmet sancağı bugün Doğusundan, Batısına, Kuzeyinden Güneyine ülkemizin her köşesinde aynı coşkuyla dalgalanıyor” dedi.

Bu ülkenin her bir köşesini imar etmekte, devletin şefkat elini, hizmet ve imkanlarını bu vatanın her karış toprağına götürmekte kararlı olduklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

”Yıllar yılı bölge halkını istismar eden terör örgütü, bizim bu yurt köşelerinde açtığımız her okulla, her hastaneyle, inşa ettiğimiz her yol, her köprüyle ağır darbeler almaktadır.

Rahatsızlıkları, panikleri, insafın, vicdanın alamayacağı menfur planlara tevessül etmeleri de bundandır.

Birbirimizin yanında olarak, birbirimizin yaralarını sararak, ekmeğimizi bölüşerek, imkanlarımızı da en adil şekilde paylaşarak, geçmişteki hataları da hakkıyla tamir ederek birlik ve beraberliğimizi eskisinden de güçlü hale getireceğiz.

Neresinde doğmuş olursa olsun, neresinde yaşarsa yaşasın her insanımız ülkesine inanmaya, güvenmeye devam etsin. Bu ülkenin bütün sıkıntılarının çaresinin yine bu ülkenin birliğinde ve dirliğinde olduğundan her vatandaşımız emin olsun.

Türkiye’nin gerçekleştirdiği bu değişim atılımıyla birlikte büyümeye, birlikte kazanmaya, birlikte aydınlanmaya devam edeceğiz. Bu inançla sözlerime son verirken, yaklaşmakta olan Kurban Bayramı’nızı şimdiden kutluyor, sizlere sevdiklerinizle birlikte sağlık ve mutluluklar diliyorum.”

Türkiye’nin hız kesmeyen diplomatik trafiğini, bu ay yine önemli ve yoğun çalışmalarla devam ettirdiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, ABD ve Hindistan’a iki önemli ziyaret gerçekleştirdiğini anımsattı.  

AA

Arabaya benzini gece doldurun!

Filed Under (Haber) by admin on 30-11-2008

Akaryakıtı hangi saatlerde alırsanız daha karlı olursunuz? Peki pompanın litre kontrolünü yapabileceğinizi biliyor muydunuz?

Akaryakıt almadan önce, istasyonda bulundurulması gereken ölçü kabı ile pompanın litre kontrolünü yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Ya da akaryakıtı gündüz aldığınız zaman 100 litrede 2 litre kayıp olabileceğini…

EPDK’nın lisans izni verdiği petrol istasyonlarında, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü tarafından yapılan rutin ölçü denetimlerinin yanı sıra tüketici de denetimde bulunabiliyor.

KENDİNİZ ÖLÇEBİLİRSİNİZ

Çoğu araç sahibi tarafından bilinmediği belirtilen uygulama da, istasyonlarda zorunlu olarak bulundurulan ölçek, pompadaki litrenin doğruluğunu kesinleştirmek amacıyla, tüketici tarafından kullanılabiliyor.

Genellikle 5-10 litrelik şeklinde bulundurulan ölçek kaplarına konulan akaryakıtın litresi ile pompadaki litrenin tutmaması durumunda ise pompadaki ”brodi ölçeği” ayarı ile oynandığı ortaya çıkıyor. 

POMPAYLA OYNANMIŞ OLABİLİR

Günlük 15 bin litre akaryakıt satan bir istasyonun, brodi ölçeği ayarında yapılan oynama sonrası yüzde 3 kayıpla, litresi 2,5 YTL’den sattığı akaryakıttan ayda yaklaşık 30 bin YTL haksız kazanç elde ettiği belirtiliyor.

Ölçeğe konulan akaryakıtın litresinin ölçekteki yoğunluk payı çizgisinin altında çıkması durumunda, tüketici hakkını aramak amacıyla Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerine başvuruda bulunabiliyor.

Adana Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Remzi Özdoğan, petrol istasyonlarının EPDK tarafından verilen lisans gereği, uymak zorunda oldukları çok sayıda kural olduğunu söyledi.

Ölçü ve Ayarlar Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerin akaryakıt istasyonlarında sürekli olarak litre denetimleri yaptığını belirten Özdoğan, tüketicilerden ise pompa litresinden şüphelendikleri istasyonlar hakkında şikayetçi olmalarını istedi. Özdoğan, litrede oynama yapan istasyonlara çeşitli cezalar uygulandığını da bildirdi.

”AKARYAKITI GECE ALIN”

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Otomotiv Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kadir Aydın da, güneşe ve sıcağa maruz kalan akaryakıtın genişleyerek 100 litrede 2 litre kayıp ortaya çıkabileceğini belirtti.

Bir araca alınan akaryakıtın yıl bazında değerlendirildiğinde litre kayıplarının daha da önem kazandığını ifade eden Aydın, ”Araç sahipleri de tıpkı petrol istasyonlarının rafinerilerden yaptığı gibi akaryakıtını sıcağın olmadığı gece almalı. Soğuk havada alınan akaryakıtta kayıp yaşanmaz” dedi

Haber Kaynağı : internethaber

Doğalgazdan iyi haber!

Filed Under (Haber) by admin on 30-11-2008

İyi haber dediysek o kadar da heyecanlanmayın. Elimiz yüreğimizde bekliyorduk ya işte ona cevap geldi.
Doğal gaz fiyatlarında Aralık ayında değişmeyecek.

Konut ve sanayi aboneleri için doğal gaz fiyatlarında Aralık’ta herhangi bir değişiklik olmayacak, doğal gaz Kasım ayındaki fiyatlardan satılacak.

BOTAŞ, doğal gaza son olarak 1 Kasım 2008 tarihinden geçerli olmak üzere konut aboneleri için yüzde 22,50, sanayi aboneleri için de yüzde 22 zam yapmıştı.

Haber Kaynağı : internethaber