Teröristlerden bombalı tuzak

Filed Under (Haber) by admin on 25-01-2009

PKK terör örgütü, verici istasyonuna bomba koydu!
Hatay’ın Hassa İlçesi’nde, bir reklamcılık şirketine ait verici istasyonuna PKK’nın bıraktığı bombanın patlaması sonucu 1 görevli hafif yaralandı.

Amanos Dağı’na yuvalanan terör örgütü PKK militanları tarafından ilçeye bağlı Söğüt Beldesi’nde Ankara merkezli RTM adlı reklamcılık şirketine ait baz istasyonuna yerleştirilen bomba, öğle saatlerinde patladı. Patlama sırasında verici istasyonunda bulunan görevli 29 yaşındaki Erkan Dündar yaralandı. Dündar, götürüldüğü Hassa Devlet Hastanesi’nde ayakta tedavi edildi.

Verici istasyonunda hasara yol açan patlamayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynağı : internethaber

Çin’de 1250 internet sitesi kapandı

Filed Under (Dünya) by admin on 23-01-2009

Çin’de 5 ocakta başlatılan pornografiyle mücadele kampanyası kapsamında 1250 internet sitesi kapatıldı.
Çin’de 5 ocakta başlatılan pornografiyle mücadele kampanyası kapsamında 1250 internet sitesi kapatıldı.

Çin İnternet Haberleri Araştırma Ofisi Başkanı Liu Zhengrong, 3 milyon 300 binden fazla uygunsuz içeriğin silindiğini belirtti.

Çin’deki internet sitelerinin çok hızlı geliştiğini ve internet ortamına her gün ortalama 240 bin yeni kullanıcı ile 3 bin yeni sitenin katıldığını söyleyen Liu Zhengrong, 298 milyon Çinli internet kullanıcısının 108 milyonunun

19 yaşından küçük olduğuna dikkati çekti. İnternet sitelerindeki uygunsuz içeriğin gençleri psikolojik ve fiziksel bakımdan olumsuz etkilediğini kaydeden Liu, kampanyanın gençler için iyi bir internet ortamı yaratılmasını amaçladığını ifade etti.

Kaynak : internethaber

Lüks otomobilde vurgun yedi

Filed Under (Dünya) by admin on 23-01-2009

Lüks otomobil üreticisi Bentley, fabrikanın fişini çekme kararı kaldı. Jaguar Land Rover ise kurtarma planı istemiyor.
İngiliz lüks otomobil üreticisi Bentley, küresel otomotiv satışlarının düşmesi nedeniyle İngiltere’deki fabrikasında üretimini 7 haftalığına durduracak.

Alman Volkswagen otomotiv şirketinin bünyesindeki Bentley, Londra’nın 275 kilometre kuzeybatısındaki Crewe’de bulunan fabrikasında mart ve nisan ayında üretimini aşamalı olarak durduracağını açıkladı.

Şirketin sözcüsü Mike Hawes, otomotive olan küresel talebin düşmesinin şirketin elini zorladığını belirterek, ”benzer sorunlarla karşı karşıya bulunan diğer bir dizi otomotiv üreticisiyle aynıyız” dedi.

Crewe’deki fabrikada geçen yıl 7,600 adet otomobil üretildi.

Bu arada zor durumdaki İngiliz lüks otomotiv üreticisi Jaguar Land Rover, hükümetten kurtarma istemediğini, ancak doğrudan borç verme ya da devlet destekli kredi akışı istediğini bildirdi.

Şirketin üst yöneticisi David Smith, Sky News’e yaptığı açıklamada, ”açıkçası çok zor zamanlarda, zor ticari koşullar içindeyiz. Maalesef, tüketicilerin harcama yapmadığı ve borçlanmadığı bir dönemdeyiz, bu çifte nazar” dedi.

Otomotiv endüstrisi yetkililerinin, istihdamın korunması ve talebin desteklenmesi konusundaki seçenekleri değerlendirmek için gelecek hafta hükümetle biraraya geleceğini belirten Smith, ‘’sektör kurtarma ya da benzeri birşey istemiyor. Sektör aslında iki çok basit şey istiyor; talebin tekrar hareketlenmesinin yollarının bulunmasını ve gayret gösterilmesini ve daha sonra yeniden kredi akışına ihtiyacımız var” diye konuştu.

”Aslında hükümetten, doğrudan ticari krediler ya da kredi garantileri verilmesi yoluyla sektöre fon akışının yeniden sağlanmasına yardımcı olmasını istiyoruz” diyen Smith, hükümetin işten çıkarmaları sübvanse için kısa vadeli fonları düşünmesini istediğini de ifade etti.

Hintli Tata Motors’un geçen yıl haziranda Ford’dan 2,3 milyar dolara satın aldığı Jaguar Land Rover, geçen hafta 450 işçiyi işten çıkarmıştı.

İngiliz otomotiv sektörü de diğer ülkelerdeki otomotiv sektörü gibi küresel ekonomik krizden kötü etkilendi.

Motorlu Araç Üretici ve Satıcıları Birliği (SMMT), dün 2008 yılının aralık ayı itibariyle otomotiv üretiminin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 47,5 oranında azaldığını açıklamıştı.

İngiltere Sanayiciler Federasyonu (CBI) baş ekonomi danışmanı Ian McCafferty, ”birçok firmanın koşulların daha da kötü olmasını, siparişlerde daha fazla düşüş ve daha fazla işten çıkarma beklendiğini” ifade etti.

Geçen yıl dördüncü çeyrekte 50 bin kişinin işten çıkarıldığını tahmin eden CBI, bu yılın ilk çeyreğinde işten çıkarmaların 60 bini bulabileceğini belirtti.
Haber Kaynağı : internethaber

Karne günü okulda dehşet!

Filed Under (Haber) by admin on 23-01-2009

Eşini terk etmişti. Bugün ise çocuğunun karne günü vardı. Terkedilen anne oğlunu almaya okula geldi ama… Eski eşi tarafından bıçaklandı.
Adana’da 28 yaşındaki Bekir Duran, 3 aydır ayrı yaşadığı eşi 25 yaşındaki Firdevs Duran’ı oğlunu almak için geldiği okulun tuvaletinde bıçaklayarak öldürdü. Olay sırasında derste olan ve uzun süre sınıflarından çıkartılmayan öğrencilerin karne günü heyecanı kabusa dönüştü.

Fabrika işçisi Bekir Duran iddiaya göre, eşi 1 çocuk annesi Firdevs Duran’ı kendisinin istemediği kişilerle görüştüğü gerekçesiyle terk etti. Yaklaşık 3 aydır ayrı yaşayan Firdevs Duran, sabahçı olan ve bugün karne alan oğlu 8 yaşındaki Mert’i okul çıkışında almak için saat 12.30 sıralarında oturduğu Bahçeşehir Mahallesi Bahçeşehir İlköğretim Okulu’na geldi. Okul binasının karşısındaki parkta bekleyen Bekir Duran, eşinin yolunu kesip aynı gerekçe ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Duran, üzerinde taşıdığı bıçağı çekince, genç kadın da kendini korumak için okula doğru kaçtı.

Bahçede çocuklarını bekleyen bazı velilerin şaşkın bakışları arasında okul binasına giren Firdevs Duran, kendini kızlar tuvaletine attı. Ancak öfkeli koca Bekir Duran, tuvalete girip, eşini bıçaklayıp kaçtı. Okul idaresinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri, Firdevs Duran’a tuvalette müdahale etti. Ancak genç kadın kurtarılamadı.

Bu sırada derste olan öğrenciler de sınıflarından çıkartılmadı. Polis kaçan katil zanlısının yakalamak için bölgede operasyon başlattı.

NE OLUR ÖLME

Bu arada olayı duyarak okula gelen katil zanlısı Bekir Duran’ın annesi Sebahat Duran ise gözyaşlarına boğuldu. Olayın yaşandığı tuvaletin önünde bekleyen Duran, “Ne olur ölme gelinim. Keşke karneyi almaya ben gelseydim” dedi.

Babasının annesini öldürdüğünden haberi olmayan Mert Duran, okul idaresi tarafından yakınlarına teslim edilerek, eve gönderildi.

Haber Kaynağı : internethaber

İspanya’da işsizlik alarmı

Filed Under (Dünya) by admin on 23-01-2009

İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün, açıkladığı rakamlara göre işsiz sayısının bir önceki yıla oranla arttığı belirlendi.
İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) açıkladığı rakamlara göre, 2008 yılında işsiz sayısının bir önceki yıla oranla 1 milyon 280 bin 300 aratarak, 3 milyon 207 bin 900’e ulaştığı bildirildi.

INE’nin bugün açıkladığı istatistiklerde, 2008 yılındaki işsizlik oranının son 8 yıldaki oranların en yükseği olduğu ve aktif nüfusun yüzde 13,91’ine denk geldiği belirtildi. İspanya’da işsiz sayısının son olarak 1996 yılında 3,2 milyon düzeyini aştığına dikkat çekilirken, sadece 2008’in son çeyreğinde 609 bin 100 daha işsiz olduğu kaydedildi. Sektör bazında ise en fazla işten çıkarılmaların hizmet sektöründe olduğunu, bunu inşaat ve endüstrinin izlediği ifade edildi. Cinsiyete göre istatistiklerde de erkeklerin iş kaybetme oranının kadınların 2 katı olmasının altı çizildi.

Öte yandan 2009 yılı için İspanya’da işsiz sayısının 4 milyona ulaşması öngörülürken, Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero, 4 milyona ulaşılmaması için her önlemi alacaklarını açıklamıştı.

Haber Kaynağı : internethaber

Yalçın Küçük’ten büyük iddia

Filed Under (Haber) by admin on 23-01-2009

Yalçın Küçük dün “merak etmeyin her şeyi anlatacağım” dedi. Bugün konuşmaya başladı. İlk iddiası ise büyük oldu.

Ergenekon Terör Örgütü’ne üye olmak nedeniyle tutuklanan Profesör Doktor Yalçın Küçük dün delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.

Yalçın Küçük dün “şimdi çok yorgunum. Her şeyi ayrıntısıyla anlatacağım, merak etmeyin” demişti. Küçük bugün konuşmaya başladı.
“Ergenekon Türk ordusunu yok etmeye yönelik bir dava haline geldi” dedi. Devletin dedikoducu duruma düştüğünü söyledi.

PAŞALARDAN HABER VAR

Yalçın Küçük önce hapishanedeki paşalardan haber verdi. Herkesin çok moralli olduğunu söyledi. “Hurşit Paşa bir delikanlı, Veli Paşa televizyonda gördüğümüzden çok genç, çok çok daha moralli.. Güvenle bakıyorlar, bir tür Cumhuriyet savaşı yaptıklarına inanıyorlar” dedi.

SAVCILIK MAKAMI ÇOK YETERSİZ

NTV’ye verdiği röportajında içeride gördüğü polisleri öven Küçük, “artık o yaşlı polisler filmlerde kalmış. Şimdikilerin hepsi genç” dedi.

Küçük’ün en büyük iddiası ise Ergenokon’da savcılığın yetersizliğine ilişkindi. “benim tutuklanmama kadar, tutuklanmam da dahil ortada aktif bir savcılık makamı göremiyorsunuz. Her şey Emniyette hallediliyor. Bu yepyeni bir durum ve çok garipNe yargıç, ne de savcı ‘sen şu suçtan buradasın’ demiyorlar Ne yargıç, ne de savcı ‘sen şu suçtan buradasın’ demiyorlar” dedi.

DİNLEMİŞLER AMA ANLAMAMIŞLAR

Çılgın profesör tüm konuşmalarının dinlenildiğini ama dinleyenlerin hiç bir şey anlamadığını da sözlerine ekledi. “Benim kemalist olmadığımı söylüyorlar”dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Emniyette Ergenekon’dan çok fazla bahsetmediler. Nazlı Ilıcak’ın yazılarında benim Kemalist olmadığım iddiasını gösterdiler. Sivas kongresinde manda kararını almamı büyük günah gösterdiler. Bunlar benim bilimsel çalışmalarım”

DEVLET DEDİKODUCU OLMUŞ

En ufak görüşmeleri dahil her konuşmalarının dinlendiğini söyleyen profesör kendine garip soruların sorulduğunu da söyledi: “Hiç sıkılma yok. Orada ne yediniz diyorlar. Çünkü yemekli bir toplantıymış… Mesela iki arkadaşımla konuşmuşum. ‘Ne sürtüşmesi var?’ diye soruyorlar. Birisiyle konuşmuşum, ‘Soyadı ne?’ Hayır, size söyleyemem. Yani devlet bitmiş ortada. Dedikoducu, çaresiz.”

ERGENEKON EŞİTTİR TÜRK ORDUSU OLMUŞ

Küçük Ergenekon’la ilgili görüşlerini de şöyle açıkladı: “Ergenekon’da esas şu çıkıyor; esas darbeyi yapacak ordudur. Türk ordusunun müdahale etmesi için kaosa ihtiyaç yok. Bunlar aptaldır. Ergenekon’un şu anda geldiği nokta; Ergenekon=Türk ordusu. Türk ordusu da örgütü PKK demek ki, o oluyor. Dolayısıyla dava net bir şekilde Türk ordusunun kökünü kazımaya yönelik bir operasyona dönüştü.”

Haber Kaynağı : internethaber

3 çocuk kurşuna dizildi

Filed Under (Dünya) by admin on 23-01-2009

Dünyanın ekran başında izlediği katliamın detayları yeni ortaya çıkıyor. Filistinli Sema’nın başına gelenler gibi.
BBC muhabiri Christian Fraser, Gazze’de bir hafta önce bir hastanede gördüğü küçük Filistinli kızı Belçika’da bir hastanede buldu.

Kızla ve ailesiyle konuştu, Başka tanıklarla da konuştu. Ve sonunda İsrail ordusuna gidip yaşananları anlattı. Olayın yerini ve saatini verdi. İsrail ordusu olayı araştırma sözü verdi..

Ve işte Fraser’ın kaleminden o dehşet anları:

“Sema Abid Rabbo’yu bir hafta önce, El Ariş hastanesinde görmüştüm. Gazze’den Belçika’ya nakledilmiş. Sema’ya refakat eden amcasının şok edici iddiaları üzerine Gazze’ye gelir gelmez babasını aramaya başladım. Sema’nın babası Halid Abid Rabbo’yu tamamen harabeye dönen Cebaliye’deki evlerinin enkazı başında buldum. Burada ayakta kalmış bir ev bile yok.

Tanktan çıkan asker 3 çocuğa ateş etti

Baba, Halid Abid Rabbo, 10 metre ötesini işaret ederek “Tanklar buradaydı. Dışarı çıkmamızı istediler. Önce kadınlar sonra da üç kızım. 4 yaşındaki Sema, 7 yaşındaki Suad ve iki yaşındaki Emel.” diye anlattı.
Beyaz bayraklar asılı evlerinin önünde beklerken İsrail tanklarından çıkan bir asker, M16 tüfeğiyle üç çocuğu da vurmuş. Ailenin üç ferdinden bu anlatılanları ayrı ayrı dinledim.

Çocukları 2 saat yerde bekletmişler

Bize bir hafta önce El Ariş’te anlatılanlarla tamamen örtüşüyordu. Halid’in annesi, Sema’nın babaannesi İsrail askerlerinin çocukları 2 buçuk saat yerde kanlar içinde beklettiğini söylüyor. Daha sonra Filistinliler gelip çocukları hastaneye götürmüşler. Suad ve Emel çoktan ölmüştü.

Bir daha yürüyemeyecek

Omuriliği zedelenen ve belden aşağısı tutmayan 4 yaşındaki Sema Abid Rabbo Belçika’daki bir hastanede tedavi görüyor. Doktorlar Sema’nın muhtemelen bir daha yürüyemeyeceğini söylüyorlar. “

Haber Kaynağı : internethaber

GEBE HAYVANLARIN KESİLMESİ EKONOMİYE DARBE VURUYOR

Filed Under (Gündem) by admin on 17-01-2009

Yasak olmasına rağmen gebe hayvanların kesilmesinin önü alınamıyor. Uzmanlar, gebe hayvanların kesilmesinin ülke ekonomisini milyonlarca lira zarara uğrattığını açıkladı.

Hayvan Hakları Kanunu uyarınca, insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler bulunan acil durumlar dışında yavrulama, gebelik ve süt anneliği dönemlerinde hayvanların kesilmesi yasak. Tarım Bakanlığı da 7 ay ve üzeri hayvanların kesilmesini yasaklıyor. Ancak kasapların erkek hayvan bulmakta güçlük çekmesi, erkek hayvanların dişiye göre pahalı olması ve yeterli denetimin olmaması nedeniyle kesilen dişi hayvan sayısı her geçen gün artıyor. Kesimhanelerde kesilen dişi hayvanların yüzde 30′unun gebe olduğu tespit edildi. Gebe hayvanların kesilmesi bazı olumsuzlukları da beraberinde getiriyor. Bunlardan birisi, damızlık hayvan sayısının azalması ve buna bağlı olarak hayvancılığın yok olması. İkinci olumsuzluk ise gebe olarak kesilen hayvanın etinde bulunan hormon nedeniyle et kalitesinin düşük olması ve insanların bu eti tüketmesi.

Gebe hayvan kesiminin önlenememesinin her yıl ülke ekonomisini milyonlarca liralık zarara uğrattığını belirten uzmanlar, yeni doğmuş yerli ırk dananın 200, kültür ırkı dananın ise 500 TL değerinde olduğunu ifade ettiler. Gebe kesimlerinin önlenmesi amacıyla hayvan satış yerlerinde hayvanın gebe olup olmadığının belirlenmesi için mutlaka veteriner hekimlerin görevlendirilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, Tarım Bakanlığı’nın mezbahaya getirilen hayvanlar için istediği menşei şahadetnamesi, kulak küpesi ve pasaport gibi belgelerin yanı sıra kesilecek hayvanın gebe olmadığını gösteren bir de belge istemesi gerektiği kaydedildi. Bakanlığın, kesilebilecek hayvanlanda gebelik sınırını 7 aydan 3 aya indirilmesi gerektiği de ifade edildi. Vatandaşların göz veya elle kontrollerde hayvanın gebe olduğunu anlamasının imkansız olduğunu belirten isminin açıklanmasını istemeyen bir veteriner hekim, “Gebe olduğu belirlenen hayvanın kesilmesine kesinlikle izin verilmemeli.” dedi.

Ancak bu uygulama ile ekonominin uğradığı kayıpların önlenebileceğini kaydeden veteriner hekim, doğurgan dişi hayvanların kesilmesinin ülke hayvancılığına da zarar verdiğini söyledi. Gebe hayvanın kesilmesi dinen ise yasak olmamakla birlikte sosyal ve ekonomik çıkarlar göz önünde bulundurulduğunda mübah olduğu ifade edildi. (CİHAN)

Dizüstü çöktürüp kafalarına sıktı

Filed Under (Haber) by admin on 17-01-2009

JİTEM adına çalıştığı söylendi. PKK itirafçısı Aygan’ın son anlattıkları inanılmaz. Yeni krokilerde cesetlerin yerlerini gösteriyor.
PKK itirafçısı JİTEM’ci Aygan, Ergenekon sanıkları Ersöz ve Uğur’un görev yaptığı dönemde onlarca kişinin infaz edildiğini ve cesetlerin Diyarbakır-Şırnak hattındaki ölüm kuyularına atıldığını söyledi.

KROKİLERDE CESETLERİN YERLERİNİ GÖSTERDİ

Ergenekon sanığı Veli Küçük’ün yok dediği JITEM’de çalıştığını maaş bordrosuyla ispatlayan eski JİTEM’ci ve PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın itirafları ile Ergenekon sanığı Tuğgeneral Atilla Ersöz ve Albay Atilla Uğur’un da jandarma komutanlığı yaptığı bölgedeki JİTEM’in ölüm kuyuları ortaya çıkıyor. Daha önce iki ölüm kuyusunun yerini google üzerinden göstererek Star’a açıklayan Aygan yeni krokilerde 15 cesedin daha atıldığı yerleri tek tek gösterdi.

O KOMUTAN ŞİMDİ YATALAK

Aygan, Binbaşı Cem Ersever’in Ankara’ya tayin olmasından sonra JİTEM’in başına atanan Abdulkerim Kırca döneminde cinayetlerin arttığını iddia etti. JİTEM komutanı Kırcı hakkında da bilgi veren Aygan ‘Kendisi Sivas’ın Suşehri’nden. Şu an Ankara’da malulen emekli. Antalya Serik’teki bir çatışmada yaralandı. Felç geçirerek tekerlekli sandalyeye mahkum oldu’ dedi. İşte Aygan’ın ağzından o infazlar:

BABAYA, ‘KIZIN PKK’LI İNFAZI

18 Kasım 1996’da Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi civarında yürüyen Hakkı Kaya JİTEm tarafından alındı. Kaya, Gülüstan adlı bir PKK’lının babasıydı. Muhsin Gül adlı itirafçı Kaya’nın kızının dağda olduğunu ve kendisinin de irtibata girdiğini, yardım yataklık yaptığını söylemişti. Kaya, JİTEM’de sorgulanarak öldürüldü. Cenazesi çuval içerisinde Diyarbakır’dan Silvan’a giderken Karaçalı köyünü geçince sol taraftaki toprak yolun 5 ile 10. km arasındaki Han Köyü’ne doğru gidilirken virajda atıldı ve üzeri toprakla örtüldü.

KÖY YOLUNA GÖMDÜK

DEP’li Fethi Yıldırım 1 Ocak 1994 günü Viranşehir Özal Mahallesi Yükseller Tesisleri arkasında bulunan evden alındı. Diyarbakır’da JİTEM’e getirilen Fethi Yıldırım, Saraykapı’da sorgulandıktan sonra kaybedildi. Karaçalı Köyü’nden Hani İlçesi’ne giden toprak yoldan 2-3 kilometre gidince yol hafif tepelik bir yerden geçiyor. Orada yolun sol yanı batı tarafına (yolun 2-3 metre yakınına) gömüldü.

KAFALARINA SIKTI

JİTEM Diyarbakır Grup Komutanı Binbaşı Abdulkerim Kırca’nın üç kişiyi infaz ettiğini gözlerimle gördüm. Bu kişiler Sağlık- Sen Diyarbakır Şubesi’nden Necati Aydın, Mehmet Ay ve Ramazan Keskin’di. Bu kişiler mahkemece serbest bıraktığı için Kırca infaz etti. Sonra Silvan yolunda Kağıtlı Karakolu’nu geçince gündüz gözüyle bunlar dizüstü çöktürüldü. Kırca, yakın mesafeden kafalarına sıktı. Daha sonra bunları toprağa gömdük.

KIRCA DÖNEMİ İNFAZLARI

İDRİS YILDIRIM: Silopi’den alınıp Elazığ timine götürüldü, orada boğularak öldürüldü ve çuvala konuldu. Elazığ-Baskil yolu kenarında bir ufak dere içerisinde yakıldı. Bu olayda ben de vardım.

SERVET ASLAN: Siirt’in Eruh ilçesinden olan Servet Aslan’ın babası Diyarbakır’daki Kredi Yurtlar Kurumu’nda bekçiydi. Bu kişi de yine aynı yöntemle alınarak infaz edildi.

EDİP AKSOY, SIDDIK ETYEMEZ: İnfaz edildikten sonra Silopi ile Cizre arasında bir dere yatağında gömüldüler. Cesetleri çobanlar buldu.

AHMET CEYLAN: Diyarbakır’da Yenişehir içerisinden alındı. İşkenceyle bilgi alındıktan sonra infaz edildi.

ŞAHABETTİN LATİFECİ: JİTEM’de Şehmus kod adlı uzman çavuş tarafından boğuldu. Cenazesi çuval içinde Silvan-Diyarbakır yolu üzerindeki bir süt veya yoğurt fabrikasının arkasına atılmıştı.

M. SALİM DÖNEN: JİTEM’de üzerinden 7 bin Mark çıktı. Parayı Abdulkerim Kırca aldı. JİTEM’e televizyon alındı. İşkenceyle öldürüldükten sonra cesedi atıldı.

İHSAN HARAN: JİTEM’de sorgulandı ve infaz edildi.

Abdulkadir Aygan kim?

Musa Anter cinayetinin JİTEM tarafından işlendiğini Anter’in kızı Rahşan Anter’in yüzüne anlatan Abdulkadir Aygan’ın, annesinin babası Ahmet Keser, Abdullah Öcalan’ın babası Ömer Öcalan’ın kuzeni. 1978’de PKK’ya katılan Aygan ‘Ben hem PKK’nın hem de JİTEM’in itirafçısıyım. Ama hain değilim. Çünkü hainlerin yaptıklarını açıkladım’ diyor. 1985’te teslim olan Aygan, 1990’da Ersever’in aracılığıyla JİTEM’e girdi. 1999’da da JİTEM’den ayrıldı. 

Haber Kaynağı : internethaber

Kaçanlara tank mermisi ateşi

Filed Under (Dünya) by admin on 17-01-2009

İsrail bir pervasız saldırı daha. BM kararlarını takmayan Amerika’nın şımarık çocuğu İsrail, yeni bir utanca imza attı.
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde İsrail tank ateşine hedef olan BM okulunun, içindeki insanlar kaçarken bir daha tank mermisiyle vurulduğu, saldırılarda 6 Filistinlinin öldüğü bildirildi.

Bir kadın ve çocuk öldü, ardından kaçanlara ateş açtılar

Filistinli sağlık yetkilileri ve görgü tanıklarının açıklamalarına göre, BM Yardım ve Çalışma Ajansı’nın (UNRWA) okuluna ilk tank mermisinin isabet etmesi sonucu bir çocuk ve bir kadının ölmesinin ardından, insanlar çatışmalar nedeniyle sığındıkları okuldan kaçarken yeni tank ateşi altında kaldılar. Görgü tanıkları, insanlar kaçarken açılan tank ateşinde de 4 kişinin öldüğünü kaydetti.

Öte yandan, İsrail ordusundan bir sözcü, BM okuluna tank ateşi açılmasıyla ilgili haberleri araştırdıklarını söyledi.

BM’nin Gazze’deki merkezi de perşembe günkü İsrail saldırılarının hedefi olmuştu. Gazze’deki saldırılarda bir başka BM okulunun hedef olması sonucu da 30 kişi ölmüştü.

İsrail’in 22 gündür saldırılarını sürdürdüğü kuşatma altındaki Gazze’de yaklaşık 45 bin kişinin BM okullarına sığındığı bildiriliyor.

Haber Kaynağı : internethaber