GEBE HAYVANLARIN KESİLMESİ EKONOMİYE DARBE VURUYOR

Filed Under (Gündem) by admin on 17-01-2009

Yasak olmasına rağmen gebe hayvanların kesilmesinin önü alınamıyor. Uzmanlar, gebe hayvanların kesilmesinin ülke ekonomisini milyonlarca lira zarara uğrattığını açıkladı.

Hayvan Hakları Kanunu uyarınca, insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler bulunan acil durumlar dışında yavrulama, gebelik ve süt anneliği dönemlerinde hayvanların kesilmesi yasak. Tarım Bakanlığı da 7 ay ve üzeri hayvanların kesilmesini yasaklıyor. Ancak kasapların erkek hayvan bulmakta güçlük çekmesi, erkek hayvanların dişiye göre pahalı olması ve yeterli denetimin olmaması nedeniyle kesilen dişi hayvan sayısı her geçen gün artıyor. Kesimhanelerde kesilen dişi hayvanların yüzde 30′unun gebe olduğu tespit edildi. Gebe hayvanların kesilmesi bazı olumsuzlukları da beraberinde getiriyor. Bunlardan birisi, damızlık hayvan sayısının azalması ve buna bağlı olarak hayvancılığın yok olması. İkinci olumsuzluk ise gebe olarak kesilen hayvanın etinde bulunan hormon nedeniyle et kalitesinin düşük olması ve insanların bu eti tüketmesi.

Gebe hayvan kesiminin önlenememesinin her yıl ülke ekonomisini milyonlarca liralık zarara uğrattığını belirten uzmanlar, yeni doğmuş yerli ırk dananın 200, kültür ırkı dananın ise 500 TL değerinde olduğunu ifade ettiler. Gebe kesimlerinin önlenmesi amacıyla hayvan satış yerlerinde hayvanın gebe olup olmadığının belirlenmesi için mutlaka veteriner hekimlerin görevlendirilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, Tarım Bakanlığı’nın mezbahaya getirilen hayvanlar için istediği menşei şahadetnamesi, kulak küpesi ve pasaport gibi belgelerin yanı sıra kesilecek hayvanın gebe olmadığını gösteren bir de belge istemesi gerektiği kaydedildi. Bakanlığın, kesilebilecek hayvanlanda gebelik sınırını 7 aydan 3 aya indirilmesi gerektiği de ifade edildi. Vatandaşların göz veya elle kontrollerde hayvanın gebe olduğunu anlamasının imkansız olduğunu belirten isminin açıklanmasını istemeyen bir veteriner hekim, “Gebe olduğu belirlenen hayvanın kesilmesine kesinlikle izin verilmemeli.” dedi.

Ancak bu uygulama ile ekonominin uğradığı kayıpların önlenebileceğini kaydeden veteriner hekim, doğurgan dişi hayvanların kesilmesinin ülke hayvancılığına da zarar verdiğini söyledi. Gebe hayvanın kesilmesi dinen ise yasak olmamakla birlikte sosyal ve ekonomik çıkarlar göz önünde bulundurulduğunda mübah olduğu ifade edildi. (CİHAN)

Dizüstü çöktürüp kafalarına sıktı

Filed Under (Haber) by admin on 17-01-2009

JİTEM adına çalıştığı söylendi. PKK itirafçısı Aygan’ın son anlattıkları inanılmaz. Yeni krokilerde cesetlerin yerlerini gösteriyor.
PKK itirafçısı JİTEM’ci Aygan, Ergenekon sanıkları Ersöz ve Uğur’un görev yaptığı dönemde onlarca kişinin infaz edildiğini ve cesetlerin Diyarbakır-Şırnak hattındaki ölüm kuyularına atıldığını söyledi.

KROKİLERDE CESETLERİN YERLERİNİ GÖSTERDİ

Ergenekon sanığı Veli Küçük’ün yok dediği JITEM’de çalıştığını maaş bordrosuyla ispatlayan eski JİTEM’ci ve PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın itirafları ile Ergenekon sanığı Tuğgeneral Atilla Ersöz ve Albay Atilla Uğur’un da jandarma komutanlığı yaptığı bölgedeki JİTEM’in ölüm kuyuları ortaya çıkıyor. Daha önce iki ölüm kuyusunun yerini google üzerinden göstererek Star’a açıklayan Aygan yeni krokilerde 15 cesedin daha atıldığı yerleri tek tek gösterdi.

O KOMUTAN ŞİMDİ YATALAK

Aygan, Binbaşı Cem Ersever’in Ankara’ya tayin olmasından sonra JİTEM’in başına atanan Abdulkerim Kırca döneminde cinayetlerin arttığını iddia etti. JİTEM komutanı Kırcı hakkında da bilgi veren Aygan ‘Kendisi Sivas’ın Suşehri’nden. Şu an Ankara’da malulen emekli. Antalya Serik’teki bir çatışmada yaralandı. Felç geçirerek tekerlekli sandalyeye mahkum oldu’ dedi. İşte Aygan’ın ağzından o infazlar:

BABAYA, ‘KIZIN PKK’LI İNFAZI

18 Kasım 1996’da Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi civarında yürüyen Hakkı Kaya JİTEm tarafından alındı. Kaya, Gülüstan adlı bir PKK’lının babasıydı. Muhsin Gül adlı itirafçı Kaya’nın kızının dağda olduğunu ve kendisinin de irtibata girdiğini, yardım yataklık yaptığını söylemişti. Kaya, JİTEM’de sorgulanarak öldürüldü. Cenazesi çuval içerisinde Diyarbakır’dan Silvan’a giderken Karaçalı köyünü geçince sol taraftaki toprak yolun 5 ile 10. km arasındaki Han Köyü’ne doğru gidilirken virajda atıldı ve üzeri toprakla örtüldü.

KÖY YOLUNA GÖMDÜK

DEP’li Fethi Yıldırım 1 Ocak 1994 günü Viranşehir Özal Mahallesi Yükseller Tesisleri arkasında bulunan evden alındı. Diyarbakır’da JİTEM’e getirilen Fethi Yıldırım, Saraykapı’da sorgulandıktan sonra kaybedildi. Karaçalı Köyü’nden Hani İlçesi’ne giden toprak yoldan 2-3 kilometre gidince yol hafif tepelik bir yerden geçiyor. Orada yolun sol yanı batı tarafına (yolun 2-3 metre yakınına) gömüldü.

KAFALARINA SIKTI

JİTEM Diyarbakır Grup Komutanı Binbaşı Abdulkerim Kırca’nın üç kişiyi infaz ettiğini gözlerimle gördüm. Bu kişiler Sağlık- Sen Diyarbakır Şubesi’nden Necati Aydın, Mehmet Ay ve Ramazan Keskin’di. Bu kişiler mahkemece serbest bıraktığı için Kırca infaz etti. Sonra Silvan yolunda Kağıtlı Karakolu’nu geçince gündüz gözüyle bunlar dizüstü çöktürüldü. Kırca, yakın mesafeden kafalarına sıktı. Daha sonra bunları toprağa gömdük.

KIRCA DÖNEMİ İNFAZLARI

İDRİS YILDIRIM: Silopi’den alınıp Elazığ timine götürüldü, orada boğularak öldürüldü ve çuvala konuldu. Elazığ-Baskil yolu kenarında bir ufak dere içerisinde yakıldı. Bu olayda ben de vardım.

SERVET ASLAN: Siirt’in Eruh ilçesinden olan Servet Aslan’ın babası Diyarbakır’daki Kredi Yurtlar Kurumu’nda bekçiydi. Bu kişi de yine aynı yöntemle alınarak infaz edildi.

EDİP AKSOY, SIDDIK ETYEMEZ: İnfaz edildikten sonra Silopi ile Cizre arasında bir dere yatağında gömüldüler. Cesetleri çobanlar buldu.

AHMET CEYLAN: Diyarbakır’da Yenişehir içerisinden alındı. İşkenceyle bilgi alındıktan sonra infaz edildi.

ŞAHABETTİN LATİFECİ: JİTEM’de Şehmus kod adlı uzman çavuş tarafından boğuldu. Cenazesi çuval içinde Silvan-Diyarbakır yolu üzerindeki bir süt veya yoğurt fabrikasının arkasına atılmıştı.

M. SALİM DÖNEN: JİTEM’de üzerinden 7 bin Mark çıktı. Parayı Abdulkerim Kırca aldı. JİTEM’e televizyon alındı. İşkenceyle öldürüldükten sonra cesedi atıldı.

İHSAN HARAN: JİTEM’de sorgulandı ve infaz edildi.

Abdulkadir Aygan kim?

Musa Anter cinayetinin JİTEM tarafından işlendiğini Anter’in kızı Rahşan Anter’in yüzüne anlatan Abdulkadir Aygan’ın, annesinin babası Ahmet Keser, Abdullah Öcalan’ın babası Ömer Öcalan’ın kuzeni. 1978’de PKK’ya katılan Aygan ‘Ben hem PKK’nın hem de JİTEM’in itirafçısıyım. Ama hain değilim. Çünkü hainlerin yaptıklarını açıkladım’ diyor. 1985’te teslim olan Aygan, 1990’da Ersever’in aracılığıyla JİTEM’e girdi. 1999’da da JİTEM’den ayrıldı. 

Haber Kaynağı : internethaber

Kaçanlara tank mermisi ateşi

Filed Under (Dünya) by admin on 17-01-2009

İsrail bir pervasız saldırı daha. BM kararlarını takmayan Amerika’nın şımarık çocuğu İsrail, yeni bir utanca imza attı.
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde İsrail tank ateşine hedef olan BM okulunun, içindeki insanlar kaçarken bir daha tank mermisiyle vurulduğu, saldırılarda 6 Filistinlinin öldüğü bildirildi.

Bir kadın ve çocuk öldü, ardından kaçanlara ateş açtılar

Filistinli sağlık yetkilileri ve görgü tanıklarının açıklamalarına göre, BM Yardım ve Çalışma Ajansı’nın (UNRWA) okuluna ilk tank mermisinin isabet etmesi sonucu bir çocuk ve bir kadının ölmesinin ardından, insanlar çatışmalar nedeniyle sığındıkları okuldan kaçarken yeni tank ateşi altında kaldılar. Görgü tanıkları, insanlar kaçarken açılan tank ateşinde de 4 kişinin öldüğünü kaydetti.

Öte yandan, İsrail ordusundan bir sözcü, BM okuluna tank ateşi açılmasıyla ilgili haberleri araştırdıklarını söyledi.

BM’nin Gazze’deki merkezi de perşembe günkü İsrail saldırılarının hedefi olmuştu. Gazze’deki saldırılarda bir başka BM okulunun hedef olması sonucu da 30 kişi ölmüştü.

İsrail’in 22 gündür saldırılarını sürdürdüğü kuşatma altındaki Gazze’de yaklaşık 45 bin kişinin BM okullarına sığındığı bildiriliyor.

Haber Kaynağı : internethaber

Hadise’nin gizemli dövmesi

Filed Under (magazin) by admin on 17-01-2009

Herkes Hadise’yi konuşuyor. Eurovision’da büyük başarı beklenen sanatçı, merak edilenleri cevapladı.
Moskova’da Mayıs ayında yapılacak 54. Eurovision şarkı yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek olan Hadise, yarışmada sahne sürprizleri olacağını söyledi.

Hadise özel hayatına ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu. Üç tane dövmesi olduğunu belirten sanatçı, ikisinin anlamını açıklarken diğerinden kaçındı.

Pek çok sahne sürprizi

Eurovision’a uyum sağlamanın ve bu arada kendi çizgisini yansıtmanın önemine değinen sanatçı, yarışma kuralları çerçevesinde ”pek çok sahne sürprizi” düşündüğünü, sonucun iyi olacağına inandığını ifade etti.

”Düm Tek Tek parçasının sözleri çok güzel” diyen Hadise, özetle şöyle konuştu:

Sesime İngilizce daha çok yakışıyor

”Ben bir şarkıcı olarak öncelikle şarkı sözüne bakarım. İngilizce şarkı seçiminin bir nedeni de budur. Daha çok sayıda insan şarkının sözlerini anlayabilecek. İngilizce sözler Türkiye açısından daha avantajlı ve ben İngilizceyi çok iyi okuyabiliyorum. Sesime, tavrıma ve sahnedeki duruşuma İngilizce daha çok yakışıyor. Düm Tek Tek kalbin atışını simgeliyor. Şarkının mesajı budur.”

Sinan Akçil’in bestesi

Şarkının, çok takdir ettiği Sinan Akçil’in bestesi olduğunu belirten sanatçı, ”İlk dinlediğimde gözlerimi kapadım ve bu şarkı ile kendimi sahnede hayal ederek, nasıl bir Hadise olurum diye düşündüm” dedi.

Nakarat bölümünden hoşlandım

Yarışma için Erdem Kınay ve Volga Tamöz’ün şarkılarının da değerlendirildiğini, bu güzel besteleri de ileride ele alacağını anlatan Hadise, ”Düm Tek Tek” şarkısının İngilizce sözlerini fazla beğenmediğini, nakarat bölümünden çok hoşlandığını, sözleri Belçikalı Stafaan Fernande ile birlikte tekrar yazdıklarını, Sinan Akçil’in de beğenisini aldıklarını belirtti.

Düm Tek Tek albümü geliyor

”Program hazırlanıyor. Ocak ayı sonunda katılımcı ülkeler kurayla gruplara ayrılacak ve buna göre promosyon turumuzu düzenleyeceğiz” diyen Hadise, Düm Tek Tek albümünün yarışmadan önce satışa sunulacağını bildirdi.

Annemi ve kardeşlerimi çok seviyorum

Hadise, özel hayatına ilişkin de şu değerlendirmeleri yaptı: “Duygusal bir insanım ve izleyiciler bunu sahnede görüyorlar. Duygulu şarkılarda duygulanırım, bazen ağlarım. Annemi ve kardeşlerimi çok seviyorum, onlar için her şeyi yaparım. Çalışmadığım günlerde sıradan şeyler yapmaktan zevk alırım. Mesela bir yerde oturup insanları izlemek, elimde kağıt, kalem ve sütlü kahve varken şarkı sözleri yazmak hoşuma gider.”

Vücudumda üç dövmem var

Vücudunda üç dövme olduğunu ifade eden sanatçı, bileğindeki dövmenin kız kardeşinde de bulunduğunu ve kardeşler arasında bitmeyen sevgiyi simgelediğini söyledi. Hadise, şunları kaydetti:

Görünmeyen yerlerime dövme yaptırmayı tercih ediyorum

”Belimdeki dövmenin anlamı çok derin, onu açıklamak istemiyorum. Gizem güzel bir şey. Dövmeler hayatımdaki önemli anları yansıtıyor. Görünmeyen yerlerime dövme yaptırmayı tercih ediyorum. Ensemde yeni bir tane yaptırdım. Latince bir yazı var. Anlamı, kendi kanatları ile uçan bir kız. Ben kendi kanatlarımla uçmayı seviyorum. Düm Tek Tek şarkısında da melek sözü geçiyor. Meleklerin de kanatları var. Dövme yapıldı, ardından bu şarkı yapıldı. Ben bunda kaderin rolüne inanıyorum. Bir dövmem de kalçamda. O da Tibetce. Onun anlamı da çok özel.”

Sahneye mavi boncuksuz çıkmam

Sahneye çıkmadan önce hep mavi boncuk taktığını anlatan Hadise, Eurovision’da da bunu yapacağını, aksi takdirde kendisini ”mikrofonsuz” hissettiğini söyledi. Sanatçı, Belçika’daki yaşamını da özetle şöyle anlattı:

Belçika’da okudum

”Mol şehrinde doğdum. Annem ve babam Belçika’da evlenmişler. Daha sonra ablam Hülya, ben ve arkamdan Derya ve en küçük kardeşim Murat doğduk. Annem ve babam, ben 11 yaşımdayken ayrıldılar ama bizi hep desteklediler. Belçika’da okudum, 2006′da pazarlama bölümünden mezun oldum. Benim için tahsil önemliydi. Annem ve babam sayesinde Türkçe ve Flamanca’yı öğrendim, Fransızca, İngilizce ve Almanca da biliyorum.”

Zeki Müren ve Frank Sinatra hayranı

Beğenilmekten hoşlandığını, insanlara günlük haliyle görünmekten çekinmediğini, sadeliği tercih ettiğini anlatan Hadise, Zeki Müren’e ve Frank Sinatra’ya olan hayranlığını da dile getirirken, ”Ben de bir gün, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nazan Öncel gibi kalıcı olmak istiyorum. Şimdi 23 yaşımdayım ama 50′li yaşlarımda sahnedeki halimi düşünüyorum” dedi.

Haber Kaynağı : internethaber

Lice’de büyük operasyon

Filed Under (Haber) by admin on 17-01-2009

Güneydoğu’da son yılların en büyük uyuşturucu operasyonu. Jandarma ekipleri baskınında bakın neyle karşılaştı.
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaklaşık 3 bin 500 kilogram kubar esrar ele geçirildi.

Köyde uyuşturucu imalathanesi

Diyarbakır Jandarma İl Alay Komutanlığı ekiplerince Lice ilçesine bağlı Yalaza Köyünde gerçekleştirilen operasyonda, yaklaşık 3 bin 500 kilogram kubar esrar ele geçirildi. Köyde bir uyuşturucu imalathanesinin de ortaya çıkarıldığı belirtildi.

Haber Kaynağı : internethaber

Medya terazi kefesinde

Filed Under (Medya) by admin on 17-01-2009

Sözün esirgenmediği, sınırsız bir tartışma programı Terazi’de, medya dünyası mercek altına alınıyor.
Ses TV Genel Yayın Yönetmeni Bedrettin Habiboğlu’nun hazırlayıp sunduğu ‘Terazi’ program bu hafta medyaya mercek tutacak.

Güneş Gazetesi yazarı ve Turktime Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Talat Atilla, Star Gazetesi yazarı ve İnternethaber yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Özışık, Star Gazetesi Yazarı Ardan Zentürk ve gazeteci Nuray Başaran’ın katılacağı programda medya teraziye çıkacak.

Medya nereye koşuyor? Ne kadar bağımsız? Ne kadar güvenilir? Köşe yazarları ne kadar özgür? İsrail’in Filistin’de uyguladığı katliamda medya nerede duruyor? gibi sorularının cevabının aranacağı program, bu akşam saat 22:00′da SES TV’den canlı olarak yayınlanacak.

Haber Kaynağı : internethaber