Ermenistan’dan ilk açıklama geldi

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 05-03-2010

 


‘Soykırım’ tasarısının ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edilmesinin ardından Ermenistan’dan ilk açıklama geldi.

Ermenistan, “Tasarının kabulü ABD’nin insan haklarına bağlılığını gösteriyor.” şeklinde açıklama yaptı. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının tanınmasını öngörentasarıyı kabul etmesi, Ermenistan tarafından memnuniyetle karşılandı.

Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan, Reuters ajansına yaptığı açıklamada, “Kararı büyük bir memnuniyetle karşıladık” dedi.
Nalbandyan, “Bu gelişme, Amerikan halkının evrensel insan hakları değerlerine bağlılığının yeni bir göstergesi ve insanlığa karşı suçların önlenmesi yönünde önemli bir adım oldu” ifadelerini kullandı.

Karar ABD’ki Ermenileri mutlu etti

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 05-03-2010

 Komite’de Ermeni iddialarını içeren tasarının 22′ye karşı 23 oyla kabul edilmesinin ardından açıklama yapan Hachikian, tasarının kabulünün, Türkiye’nin ABD Kongresinde veto gücü olmadığını gösterdiğini savundu.

Dış politikada belli bir etik izlemenin, ABD’nin en kuvvetli özelliklerinden biri olduğunu ve bunun dünyanın iyiliğine yaradığını belirten Hachikian, ”Türkiye’nin son dakika tehditlerine rağmen Komite Başkanı (Howard) Berman ve Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi doğru şeyi yapmanın daima doğru zamanı olduğunu gösterdi” ifadesini kullandı.

AA

Meclis Başkanı Şahin: Yalama oldu

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 05-03-2010

 Roma’da resmi temaslarda bulunan Şahin, gazetecilerin konuya ilişkin sorusu üzerine şunları söyledi:

”Parlamentolar özellikle çağdaş parlamentolar yasa yaparlar. Daha doğrusu yasa yazarlar, tarih koymazlar, tarih yazmazlar. Amerikan parlamentosu maalesef tarih yapmaya kalkışmıştır. Tarih yazmaya kalkışmıştır. ‘Bu kabul edilemez bir hatadır’ diye düşünüyorum.

Ayrıca oylamanın sonucuna bir başka açıdan bakıp değerlendirdiğimizde, sözde Ermeni soykırımı iddialarının bir yalama olduğunu, inandırıcılığını yitirdiğini görmekteyiz. Dünya parlamentolarının artık bu tür artık inandırıcılığı kalmamış iddiaları konu yapmaması gerektiği kanaatindeyim ve Amerikan parlamentosunun bu tarihi hatayı bir şekilde kısa sürede düzeltmesini temenni ediyoruz ve bekliyoruz. ”

AA

ABD’nin kararı Türk heyeti şoke etti

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 05-03-2010

 

‘Ermeni soykırımı’ iddialarının ABD Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nde bir oy farkla son dakikada kabul edilmesi Türk heyetinde şok etkisi yaptı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkan Murat Mercan, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, “Bu oylama hiçbir şekilde tarih hakkında hüküm veremez. Bir oy farkla geçmişte ne olduğuna karar verme hakkı olamaz.” dedi.

Oy verme sürecinin uzatılmasına tepki gösteren Mercan, “Burada bir komedinin gerçekleştiğini gördük. Bunu bu noktaya getirenler gelecekte, demokrasiye inanan ve güvenen insanlar tarafından yargılanacaklardır.” diye konuştu.

Mercan, Meclis ve Türk hükümetinin gerekli adımları atacağını belirterek, “Bunun sonuçlarını çok yakında göreceğiz.” dedi. Murat Mercan, Ermenistan’la imzalanan protokollerin bu karardan etkilenip etkilenmeyeceği yönündeki soru üzerine “Bunu en başından beri söylüyoruz. Biz blöf yapmayız.” ifadelerini kullandı.

Türkiye - ABD Dostluk Grubu Başkanı Suat Kınıklıoğlu da Türk halkının çok üzgün olduğunu belirterek, “Türk halkı çok üzgün. Rahatsızlığımızın bilinmesi için parlamento ve meclis önümüzdeki günlerde gerekli adımları atacaktır. Türkiye blöf yapan bir ülke değildir.” ifadelerini kullandı.
Temsilciler Meclisi binasından ayrılan Türk heyetinin, telefonla oylama konusunda bilgi verdiği ifade edildi. İstişareler için Ankara’ya çağırılan Büyükelçi Namık Tan da heyetle birlikte Meclis’ten ayrıldı.

Gökçek’ten yargı kararına itiraz

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 05-03-2010

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Danıştay 8. Dairesine ulaşımda indirimi sağlayan kararın iptali için başvurduklarını söyledi.

Başkentte otobüs ve minibüs taşıma ücretlerinde 6 yıl öncesinin rakamlarının geçerli olmasının belediyeye büyük külfet getirdiğini ifade eden Gökçek, mevcut kararı fiilen uygulamalarının belediye açısından yüksek bir mali sıkıntı oluşturacağını savundu.

Melih Gökçek, şunları kaydetti:

“Bu konuda önlem amacıyla transferleri iptal ettik. Sefer sayılarını da seyrekleştirmek zorunda kaldık. İstesek de, istemesek de başka çözüm yolu bulamıyoruz. Herkesin vereceği fikirlere açığız. Büyükşehir Belediyesi olarak verilen mahkeme kararının iptali için Danıştay’a itirazda bulunduk. Vatandaş olarak da dileyen olursa bu hafta Ulaştırma Koordinasyon Merkezi’nde (UKOME) alınan karar için itirazda bulunabilirler. Bugün de Ankara Minibüsçüler Odası’na bağlı şoförler indirim kararının iptali için mahkemeye başvurmuşlar.”

Alınan kararı, “mahkeme kararı” olduğu için uygulamak zorunda olduklarını ifade eden Gökçek, yerine getirmemeleri halinde 3 yıl hapis cezası almak durumunda kalacaklarını söyledi. Gökçek, 8 Mart 2010 Pazartesi gününden itibaren Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı EGO otobüsleri ve minibüslerde 6 yıl öncesinin taşıma ücretlerine dönüleceğini ve verilen mahkeme kararının yerine getirileceğini sözlerine ekledi.

8 Mart Pazartesi gününden itibaren otobüslerde tam bilet 90 Kuruş, öğrenci 60 Kuruş, minibüslerde kısa mesafe 90 Kuruş, uzun mesafe ise 1 TL olacak.

Savcı Cihaner’in dava tarihi belli

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 05-03-2010

Erzincan’daki Ergenekon iddianamesinin tensip zaptında aralarında başsavcı İlhan Cihaner’in de bulunduğu tutuklu 10 sanık hakkında tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Davaya 4 Mayıs 2010 tarihinde başlanacak.

Heyet, sanıkların üzerlerine atılı suçun niteliği, delil durumu ve haklarındaki kuvvetli suç şüphesinin varlığını nedeniyle tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Aralarında Saldıray Berk’in de bulunduğu tutuksuz sanıklar ise açıklamalı davetiye ile ayrı ayrı duruşmaya çağırılacak.

Tensip zaptında ayrıca savcı Cihaner’in avukatlarınca dosyaya görevsizlik kararı verilmesi talebi reddedildi.

Buna gerekçe olarak sanığın üzerine atılı suçların terör suçu olması ve mesai saatleri içerisinde yapılmasının bu suçu görev suçu haline getirmeyeceği gösterildi.

Erzurum’daki özel yetkili İkinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan davaya 4 Mayıs 2010 tarihinde başlanacak.

“Soykırım Tasarısı”nda şok sonuç

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 05-03-2010

 

ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde ‘Ermeni soykırımı’ iddiaları ile ilgili kritik karar tasarısı kabul edildi: 23 evet, 22 hayır.

42 üyenin oy kullanmasının ardından kalan 4 üyenin oyunun alınması zaman aldı.

20′ye karşı 22 ‘hayır’ oyunun ortaya çıktığı andan itibaren; oylamanın TSİ 21.45′te bitmesi gerekiyordu, oylamaya devam edebilmek için Beyaz Saray ve genel kurula gittikleri belirtilen 4 üye beklendi.

Milletvekillerinin salona geri dönmesiyle, TSİ 22.45 sularında, 3 ‘evet’ oyu daha verildi ve 1915 Ermeni iddiaları karar tasarısı, ABD Temsilciler Kongresi Dışişleri Komitesi’nde kabul edildi.

BAĞLAYICI DEĞİL

Komiteden geçen karar tasarısının bağlayıcılığı bulunmuyor ve tavsiye niteliği taşıyor. Şimdi, tasarının Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’na sunulması gündeme gelecek.

‘Evet’ kararı çıkan tasarının aynısı, 2007 yılında da Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda 21′e karşı 27 oyla kabul edilmişti ancak o zamanki Başkan George W. Bush yönetiminin çabaları sonucu, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu tasarıyı gündemine almamıştı.

OBAMA’DAN TAVSİYE

Öte yandan, Obama yönetimi tasarının geçmemesi için Kongre’ye tavsiyede bulundu.

Oylama öncesi Beyaz Saray sözcüsü Mike Hammer tarafından yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın komite başkanı Howard Berman ile konuştuğu belirtildi.

Clinton Komite başkanına, Türkiye-Ermenistan arasında imzalanan protokoller ve yaşanan ilerlemeler göz önünde bulundurulduğunda, tasarının geçmesinin iki ülke ilişkilerine zarar vereceği uyarısında bulundu.

Oylamanın gerçekleşmesine saatler kala da, Ankara son dakika hamleleriyle tabloyu değiştirmeye gayret etti. Bu çalışmalar çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün gece ABD Başkanı Barack Obama ile görüştü.

BÜYÜKELÇİ NAMIK TAN ÇAĞRILDI

Tasarının ka bulünün hemen ardından Türk hükümetinden bir açıklama geldi.

Açıklamasında, kabul edilen tasarının üzüntüyle karşılandığını belirterek, ”Türk ulusunu işlemediği bir suçla itham eden bu tasarıyı kınıyoruz. Washington Büyükelçimiz Namık Tan bu gelişme çerçevesinde bu akşam istişareler için Ankara’ya çağırılmıştır” denildi.

Gül: Bunun sorumlusu Türkiye olmaz

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 04-03-2010

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından bugün kabul edilen tasarıyla ilgili, ”Bu kararı makul bulmuyorum ve esefle karşılıyorum. Kararın Türk halkı nezdinde hiçbir itibarı bulunmamaktadır. Bu oylamanın her alanda neden olabileceği olumsuz sonuçların sorumlusu Türkiye olmayacaktır” dedi.

Ermenistan sevinçle karşıladı

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 04-03-2010

Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan, Reuters ajansına yaptığı açıklamada, “Kararı büyük bir memnuniyetle karşıladık” dedi.

Nalbandyan, “Bu gelişme, Amerikan halkının evrensel insan hakları değerlerine bağlılığının yeni bir göstergesi ve insanlığa karşı suçların önlenmesi yönünde önemli bir adım oldu” ifadelerini kullandı.

AA

Tasarı geçti bundan son ne olacak?

Filed Under (Gündem) by cetsohbet on 04-03-2010

 

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, sözde ‘Ermeni soykırımı’ tasarısını kabul etti. Peki bu ne anlama geliyor? Bundan sonra ne olacak? İşte bundan sonrasıyla ilgili en çok merak edilen sorular ve yanıtları:

Şimdi bu kararla ABD sözde “Ermeni soykırımı”nı tanımış mı oldu?

Hayır. Ancak tanıma konusunda bir adım atılmış oldu. Komite’de kabul edilen bu karar tasarısının şimdiki adresi 435 üyeli Temsilciler Meclisi Genel Kurulu. Tasarının Genel Kurul gündemine alınıp alınmayacağı henüz belli değil. Burada karar Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin. Pelosi, 1915 olaylarının “soykırım” olduğuna inanan, Ermeni lobisine yakın bir isim.

ABD’de yasama organı iki kanattan oluşuyor. Temsilciler Meclisi’yle birlikte yasamayı oluşturan diğer kanat ise 100 üyeli Senato. Dolayısıyla benzer bir tasarının Senato’da da kabul edilmesi gerekiyor. Şu anda Senato’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde bekleyen bir “soykırım” tasarısı bulunuyor. Bu tasarı henüz Komite gündemine alınmış değil.

Dolayısıyla tasarı Genel Kurul gündemine alınsa ve hatta buradaki oylamada kabul edilmiş olsa bile yasalaşmış anlamına gelmiyor. Bunun geçmişte de örnekleri görüldü.

Peki o zaman tasarıda ne diyor?

Tasarıda ABD Başkanı’na bir çağrı yapılıyor. Bu çağrıda Başkan’ın her 24 Nisan’da Amerikan halkını sözde “soykırım” sırasında hayatını kaybeden 1.5 milyon Ermeni’yi anmaya davet etmesi isteniyor.

Türkiye ne yapacak?

Başbakanlıktan yapılan açıklamada Büyükelçi Namık Tan istişareler için Ankara’ya çağrıldı. Daha önce de 45 milyar dolara ulaşma potansiyeli olan ve şu anda 7 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip savunma anlaşmalarının askıya alınabileceğinin sinyali verilmişti. Sürecin daha da ciddiye binmesi durumunda Ermenistan’la yapılan protokollerin askıya alınması da olasılık dahilinde. Ankara ayrıca Afganistan, Irak, İran, Ortadoğu ve füze savunma sistemi gibi konularda ABD ile işbirliğini gözden geçirme kararı da alabilir.

Daha önce benzer girişimler oldu mu?

Evet. Esasında böyle bir karar tasarısının artık her yılın başlarında yani sözde “soykırım”ın anma günü olarak gösterilen 24 Nisan öncesi konuşulmaya başlanması neredeyse bir gelenek haline geldi.

Daha önce 4 defa böyle girişimler oldu. 1975 ve 1984 yıllarında Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda benzer bir karar tasarısı kabul edildi. Ancak tasarı Senato’dan geçmediği için yasalaşamadı. 2000 ve 2007 yıllarında ise ABD Başkanlarının devreye girmesiyle tasarı Temsilciler Meclisi Genel Kurul gündemine alınmadan rafa kaldırıldı.

2000′de Bill Clinton, 2007′de de George W. Bush başkandı. Şu andaki Başkan Barack Obama’nın bu konu hakkındaki düşünceleri neler?

Obama, 2008 yılındaki Başkanlık seçimleri öncesinde ABD’de sayıları milyonları bulan Ermeni asıllı vatandaşlara sözde “soykırım” iddialarını tanıyacağı sözü verdi. Ermeni diasporası, Obama’yı şu ana kadar sözde “soykırım”ı tanımaya en yakın başkan olarak görüyor.

Obama geçen yılki ilk 24 Nisan açıklamasında bu sözünü tutmadı ve olayları “soykırım” olarak nitelendirmedi. Ancak, açıklamasında Ermenilerin 1915 olayları için kullandığı “Meds Yeghern” yani “Büyük Felaket” terimini kullandı. Böylelikle ABD Başkanı hem verdiği sözden dönmediğini göstermeye hem de Türkiye gibi kilit bir müttefiki küstürmemeye çalıştı. Ancak bu açıklama Ermeni diasporasının yanı sıra Türkiye’nin de tepkisini çekti.

Obama’nın bu görüşleri ABD’de sözde “soykırım”ı tanıyan bir kararın çıkması olasılığını artıyor mu?

Teoride evet. Ancak pratikte geçmişte de örnekleri görüldüğü gibi olasılığın arttığını söylemek zor. Örneğin Bill Clinton da seçimlerden önce benzer bir söz vermiş ancak daha sonra tasarının yasallaşmaması için bizzat kendisi devreye girmişti.

Obama yönetimi son dakikada devreye girerek Komite’ye yasanın reddedilmesi tavsiyesinde bulundu. Ayrıca Dışişleri Bakanı Hillary Clinton geçtiğimiz günlerde Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ne ithafen yaptığı konuşmada, Türkiye-Ermenistan arasındaki protokol sürecine zarar verecek bir adımın atılmaması gerektiği mesajını vermişti.

Başkan’ın yasama sürecine müdahale yetkisi bulunuyor mu?

Doğrudan bulunmuyor. Ancak ulusal güvenliğin ve çıkarların tehlikede olduğu durumlarda ABD Başkanı Senato ve Temsilciler Meclisi başkanlarına gerekli uyarıları yapabiliyor. Şu anda ABD yönetiminin önceliği Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme sürecinde ve diplomatik ilişkilerin kurulmasında adım atıldığını görmek.

Washington yönetimi böylesi bir tasarının protokollerle başlayan sürece ağır darbe vuracağının bilincinde. Üstelik ABD’nin Türkiye’nin askerinin bulunduğu Afganistan’daki mücadelesi devam ediyor ve Irak’tan çekilmesi konusunda da takvim işliyor. Ayrıca İran ve Ortadoğu barış süreci de denkleme eklendiğinde Türkiye kilit bir konumda bulunuyor. Dolayısıyla sözde “soykırım” tasarısının yasalaşma sürecinde daha ileri adımlara geçilmesi durumunda Başkan Obama’nın tekrar devreye girdiğini görmek şaşırtıcı olmayacak.

Tasarının geçmemesi ya da rafa kalkması Ermenistan hükümetinin tepkisine neden olur mu?

Böyle bir durumda Ermenistan hükümetinin tepki gösterdiğini görmek şaşırtıcı olmaz. Zira Ermenistan’ın bağımsızlık deklarasyonuna göre devletin kuruluş amaçları arasında sözde “soykırım”ın uluslararası alanda tanınması da yer alıyor.

Dolayısıyla her Ermenistan hükümeti bu amaç için çalışmakla yükümlü. Ancak tasarının bu yılki zamanlaması çok kritik bir döneme denk geliyor. Böyle bir tasarının yasalaşması ya da bu yönde çok daha ciddi adımlar atılması durumunda Türkiye, Ermenistan ile normalleşme sürecini de askıya alabilir.

Bu da ekonomik açıdan zorda olan Ermenistan için çok büyük önem taşıyan sınırın açılmasının süresiz olarak ertelenmesine yol açar.

Ermenistan hükümeti için şu anda sözde “soykırım” iddialarının tanınmasından çok sınırın açılması daha önem taşıyor. Dolayısıyla tasarının geçmemesi ve Türkiye-Ermenistan-ABD arasında bir tasarı krizinin daha savuşturulması Erivan hükümetine de rahat bir nefes aldırabilir.

Hürriyet