Eskişehir’de düğün dönüşü kaza: 3 ölü

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 20-07-2010

Edinilen bilgiye göre, Konya’daki bir düğünden dönen ve sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 16 HN 362 plakalı minibüs, Eskişehir-Bursa karayolunun 17. kilometresinde yol kenarında park halindeki 26 AD 143 plakalı kamyona arkadan çarptı.

Kazada, ilk belirlemelere göre minibüsteki 3 kişi öldü, 10 kişi yaralandı.

AA

İddialar doğruysa BP’nin vay haline

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 20-07-2010

ABD tarihinin en büyük çevre felaketine yol açan, Meksika Körfezi’ndeki petrol sızıntısı için yürütülen hükümet soruşturması çerçevesinde ifade veren bir BP çalışanı, kritik bir sızıntı olduğunu üstlerine “kazadan haftalar önce” bildirdiğini, ancak bu konuda resmi makamlara haber verilip verilmediğini bilmediğini belirtti.

BP firmasının, kazanın meydana geldiği petrol kuyusundaki şefi olan Ronald Sepulvado, “kritik güvenlik cihazında” bir sıvı akışkan sızıntısı olduğunu belirlediklerini söyledi. Bu sızıntının ardından patlama olmuş ve petrol platformu, çıkan yangının ardından devrilmiş, kuyunun petrolü denize fışkırmaya başlamıştı.

“ABD HÜKÜMETİNE RAPOR EDİLMESİ GEREKİYOR”

Soruşturmayı yürüten yetkililer, BP firmasının, 20 Nisan’daki patlama öncesindeki bu sızıntıyı BP’nin ciddiye alıp almadığını, patlamayı önlemek için gerekeni yapıp yapmadıklarını ortaya çıkarmaya çalışıyor. Sepulvado’nun kaza öncesindeki sızıntıyı BP’deki üstlerine bildirmesi durumunda, firmanın bu durumu ABD federal yetkililerine rapor etmesi gerekiyordu.

AB İran ile müzakerelerde ısrarlı

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 20-07-2010

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’ın, İran Dışişleri Bakanı Manuçher Mutteki ile Afganistan’da yaptığı görüşmede, Tahran ile tartışmalı nükleer programı konusundaki müzakerelere yeniden başlanması konusunda ısrar etti.

İran’ın Isna ajansının bildirdiğine göre, Kabil’de ülkenin geleceğini görüşmek üzere 70′den fazla ülke ve uluslararası örgütün temsilcilerinin biraraya geldiği Afganistan konferansı çerçevesinde yapılan görüşmede Ashton, nükleer konulu müzakerelerin başlamasının gerekliliğinde ısrar etti ve görüşmelerin yeniden başlaması için AB’nin hazır olduğunu tekrarladı.

Isna’ya göre, Ashton, “İran İslam Cumhuriyeti ile temas halindeyiz ve her iki taraf için kabul edilebilir bir çözüm bulunmasında kararlıyız” dedi.

Görüşmenin Ashton’ın isteği üzerine yapıldığını belirten Isna ajansının bildirdiğine göre, Mutteki de İran’ın nükleer konudaki tutumu ve İran ulusunun meşru haklarıyla ilgili görüşlerini tekrar dile getirdi.

Öte yandan, Brüksel’deki bir diplomatik kaynak da Tahran’a karşı yeni yaptırımları Pazartesi görüşecek AB’nin müzakerelerin yeniden başlatılması için bir tarih belirlenmesi konusunda İran’a baskı yaptığını belirtti.

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, geçen hafta yaptığı açıklamada, İran ile nükleer görüşmelerin yeniden başlatılması için koşulların oluştuğunu bildirmişti.

P5 1′in (BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya) temsilcisi durumundaki AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’ın İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili’ye gönderdiği mektupta, Celili’nin diyaloğu yeniden başlatma isteğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, görüşmenin yeri ve zamanının karşılıklı belirlenmesi önerisinde bulunmuştu.

Müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede başlatılması dileğini belirten Ashton, mektubunda, görüşmelerin güzün başlatılabileceği yönündeki ümidini dile getirmişti.

Şehit askerler memleketlerine yollandı

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 20-07-2010

Hakkari’nin Çukurca ilçesi dağlık arazi kesimindeki askeri birliğe gece saatlerinde terör örgütü PKK üyelerince düzenlenen saldırıda şehit olan 6 asker ile Van’ın Gürpınar ilçesi Yalınca bölgesinde, operasyon halindeki güvenlik güçlerine teröristlerce ateş açılması sonucu şehit düşen 1 askerin cenazesi, helikopterle Van Asker Hastanesi morguna kaldırıldı.

Otopsinin ardından morgdan alınan 7 askerin cenazesi, 4 ambulansla Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Jandarma Pilot Yarbay Yusuf Turgut Kışlasına getirildi.

Askerlerin omzunda ambulanstan indirilen şehitlerin Türk bayrağına sarılı naaşı, Vali Münir Karaloğlu ile askeri yetkililerin katıldığı törenin ardından 2 askeri uçakla memleketlerine gönderildi.

AA

‘İran, Türkiye ve Brezilya’ya hakaret yapıldı’

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 20-07-2010

Laricani, İsviçre’nin Cenevre kentinde Parlamentolararası Birlik tarafından düzenlenen Dünya Parlamento Başkanları 3. Konferansı çerçevesinde düzenlediği basın toplantısında, İran ile uzlaşı için Türkiye ve Brezilya’nın ABD tarafından görevlendirildiğini ve üç ülkenin barışçıl bir çözümün yolunu açan bir anlaşma olarak sundukları 17 Mayıs’ta imzalanan anlaşmanın, nükleer yakıtın takasını öngördüğünü belirtti.

Ancak anlaşma belgesinin Washington tarafından eleştirildiğini ve BM Güvenlik Konseyi’nin 9 Haziran’da ülkesine yeni yaptırımlar kararlaştırdığını söyleyen Laricani, “Güvenlik Konseyi ve ABD’nin yaptığı İran, Türkiye ve Brezilya’ya hakarettir. ABD bir görev verdi (Türkiye ve Brezilya’ya) ve biz bir anlaşmaya vardık, sonra da ihanete uğradık” diye konuştu.

Ülkesinin Rusya ile ise “normal” ilişkileri bulunduğunu söyleyen eski nükleer müzakereci Laricani, Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’in İran’ın nükleer programıyla ilgili açıklama yapmasını istemesini eleştirdi.

Laricani, “Medvedev’in söylediklerine karşıyım. Başbakan Putin ile bir diplomasi ve çok aktif ilişkiler oluşturduk. Ruslar nükleer silahımız olmadığını iyi biliyor, Amerikalılar da bunu biliyor” dedi.

İran, 17 Mayıs tarihinde Türkiye ve Brezilya’nın arabuluculuğunda imzalanan ve Tahran Deklarasyonu olarak bilinen anlaşma çerçevesinde, düşük düzeyde zenginleştirilmiş 1,200 kilogram uranyumunu, Türkiye üzerinden yüksek oranda zenginleştirilmiş 120 kilogram uranyumla takas etmeyi kabul etmişti.

ABD, Rusya, Fransa ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndan oluşan Viyana Grubu ise takas anlaşmasını reddetmiş ve geçen ay BM Güvenlik Konseyi, Türkiye ve Brezilya’nın ret oyu verdiği oturumda İran’a yönelik yeni yaptırımları onaylamıştı.

BM’den çıkan yaptırım kararının ardından, İran’ın müzakere masasına döndürülmesinin iyice zorlaştığı yorumları yapılmıştı.

Batı, nükleer programını durdurmayı reddeden İran’ın hedefinin atom bombası üretmek olduğundan şüpheleniyor. İran ise programın nükleer yakıt elde etmek için yürütüldüğünü savunuyor.

AA

Referandumda ‘Evet’ diyecek 7. parti

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 13-07-2010

Polat, yaptığı yazılı açıklamada, 12 Eylülde yapılacak referandumun Türkiye‘nin kaderini belirleyeceğini belirterek, şunları kaydetti:

”Bu referandum bir iyileşmenin ve gelişmenin habercisidir. Ülkemizin daha adaletli bir yapıya kavuşacağının habercisi olan bu referandumda Türkiye Adalet Partisi olarak ‘evet’ oyu kullanacağız. Türkiye Adalet Partisi teşkilatlarıyla birlikte bugünden itibaren sokaklara çıkıp halkımıza ‘evet’ çağrısında bulunacaktır.”

Böylelikle, AK Parti, Saadet, Büyük Birlik Partisi, GTP (Güçlü Türkiye Partisi) TP (Türkiye Partisi), Büyük Anavatan Partisi ve TAP (Türkiye Adalet Partisi) ile ‘Evet’ diyecek partilerin sayısı 7 oldu..

AA-HABER 7

Pedagog polisler Osmaniye’yi değiştirdi

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 13-07-2010

Osmaniye Emniyeti Çocuk Şubesi profesyonel pedagoglara taş çıkaracak çalışmalar yaparak terör ve suç mağduru çocuklar ile ilgili önemli bir başarıya imza attı. Osmaniye Emniyet Müdürlüğü “Risk Grubu Çocuklar” diye isimlendirdikleri suça karışmış yada ekonomik yoksulluk ve sosyal sorunlar nedeniyle her an suça karışabilecek çocuklara, kurdukları spor okulunda çeşitli spor dallarında eğitimler vermekte. Çocukların ve ailelerinin suçtan uzaklaştırılması hedeflenen spor okulu önemli bir başarıya da imza attı. Kız Çim Hokeyi Milli Takımı’na Osmaniye Emniyeti Çocuk Şube Spor Okulu’ndan 2 öğrenci transfer oldu. Çocuk Şube Futbol Takımı amatör ligde yer alan Önder Spor’un alt yapısı için hem futbolcu yetiştiriyor hem de çeşitli takımlara transferler yapmakta.

Şimdilik güreş, futbol ve çim hokeyi takımlarının bulunduğu spor okulunda 10-17 yaş arası toplam 130 kız ve erkek öğrenciye hizmet verilmekte. Emniyet mensuplarının eğitmen olarak yer aldığı spor okulu sayesinde birçok çocuğun ve ailesinin geleceği değişti. Osmaniye Emniyet Müdürü Tayfur Erdal Ceren spor okulunun önemi ile ilgili şunları dile getirdi “Göçün çok yoğunlukla yaşandığı Osmaniye’de maalesef çocuklar suça kolaylıkla itilmekte. Hırsızlık ve terör suçlarının ağırlıklı olduğu Osmaniye’de toplumsal huzur ve sosyal gelişme için spor okulumuz önemli bir görev üstlendi. Spor okulumuz sayesinde çocukların işlediği suçlarda %90 gibi yüksek bir oranda azalma oldu. Spor okulumuza devam eden çocuklarımıza sporcu disiplinin yanı sıra özsaygı öğretilmekte. Çocukların spordaki başarıları derslerine de yansımış durumda. 130 çocuğumuzun hepsinin dersleri çok iyi hatta takdir alan çocuk sayımızda oldukça yüksek. Başarıları her geçen gün artan bu çocuklar üzerinden, aileleri ile daha kuvvetli diyaloglar kurmaktayız. Halkın polise bakış açısını olumlu yönde değiştirdik. ”

SPOR CAMİASI OSMANİYE EMNİYETİNİN PEŞİNDE

EKOTRENT

MHP’nin önerisine Meclis’te red

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 13-07-2010

Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması üzerine getirilen öneri üzerinde söz alan MHP Giresun Milletvekili Murat Özkan, tarımsal ürünlerin hiçbir ülkede serbest piyasaya bırakılmadığını ifade etti.

”AKP, iktidara gelir gelmez FİSKOBİRLİK’i ele geçirmeye çalıştığı” diyen Özkan, Birlik yönetiminin siyasete angaje olduğunu iddia etti.

Fındık üreticisinin alacaklarının zamanında ödenmesini isteyen Özkan, üreticiyi desteklemeyen bir fındık politikası uygulandığını öne sürdü.

Fındık politikalarının, ithalatçı ülkelerin işine yaradığını anlatan Özkan, ”Biraz da kendi halkınızı kendi çocuklarınızı düşünün” dedi.

AK Parti Ordu Milletvekili Enver Yılmaz da AK Parti iktidarının başladığı andan itibaren fındık üreticisinin kazancının arttığını söyledi.

AK Parti’nin, fındık tarımında olumlu politikalar uyguladığını anlatan Yılmaz, ”Biz her zaman fındık üreticisinin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

CHP Ordu Milletvekili Rahmi Güner ise fındığın 8 milyon insanın geçim kaynağı olduğunu belirterek, ”Fındık politikası bu kadar iyi ise neden Ordu’da 270 bin insan ilini terk etti? Giresun neden boşaldı? Halk alın terinin emeğini aldıysa neden memleketini bırakıp, başka yerlerde ekmek aramaya gitti? Şimdi, Karadeniz’de mahsulü kaldıracak genç bulamıyoruz” görüşünü dile getirdi.

Önerge aleyhinde söz alan AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür da fındık piyasasında faaliyet gösteren kooperatiflerin borçlarının yeniden yapılandırılarak kapsam dışına alınmalarını ön gören kanunun kendilerinden önceki iktidar tarafından çıkarıldığını söyledi.

FİSKOBİRLİK’in yanlış yönetim nedeniyle ”duvara tosladığı” bir anda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girdiğini ve Toprak Mahsulleri Ofisine (TMO) fındık alım yetkisi verildiğini hatırlatan Temür, ”Başbakanımıza teşekkür ediyorum. Bu fındık üreticisine nefes aldırdı. TMO aldığı fındıkların parasını tıkır tıkır ödedi” dedi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, MHP grup önerisi kabul edilmedi.

İHA

Askeri Savcı’dan Çiçek’e ağır suçlama

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 13-07-2010

Genelkurmay Askeri Savcılığının, ”İrtica ile Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazıyla ilgili olarak, Deniz Piyade Kurmay Kıdemli Albay Dursun Çiçek hakkında açtığı davanın ilk duruşması 20 Temmuz Salı günü yapılacak.

Edinilen bilgiye göre, Çiçek hakkında yürütülen soruşturmayı tamamlayan Askeri Savcılığın hazırladığı iddianame, Genelkurmay Askeri Mahkemesince kabul edildi. Askeri Mahkeme, duruşmanın birinci celsesinin, 20 Temmuz Salı günü, saat 14.00′te görülmesini kararlaştırdı.

Albay Çiçek, halen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ”İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasında da tutuklu sanık olarak yargılanıyor.

Askeri Savcılığın hazırladığı iddianamede, Çiçek’in, 12 Haziran 2009′dan önceki bir tarihte ”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazıyı hazırlamak suretiyle görevi kötüye kullandığı” ve ”hazırladığı yazıyı belirlenemeyen bir şekilde bazı kişiler aracılığıyla basında yer alarak, aleniyete kavuşmasını sağlamak suretiyle, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir ve tezyif edici fiil ve hareketlerde bulunduğu” öne sürülüyor.

Çiçek’in, bu suçlamalarla Askeri Ceza Kanununun 144. maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanununun (TCK) 257/1′inci, Askeri Ceza Kanununun 95/4′üncü ve TCK’nın 53. maddesi uyarınca toplam 1 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması, bazı hakları kullanmaktan yoksun bırakılması ve Askeri Ceza Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) çıkarılması talep ediliyor.

-”YAZININ, ÇİÇEK TARAFINDAN HAZIRLANDIĞI…”-

İddianamede, ”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazının ”kim tarafından, ne amaçla, ne zaman ve nerede hazırlandığının tespitinin önem kazandığı” belirtildi.

Çiçek’in, ”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazıyı hazırladığı iddialarını, ilk baştan itibaren istikrarlı bir şekilde inkar etmesine karşın, yazının 4′üncü sayfasında ‘Dursun Çiçek, Dr.Dz.P.Kur.Kd.Albay’ şeklindeki imza blokunun üzerinde yer alan imzanın Dursun Çiçek’e ait olduğunun Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığının raporlarıyla belirlenmiş olması karşısında, yazının Çiçek tarafından hazırlandığının kabulü gerektiği sonucuna varıldığı” kaydedildi.

”Bu halde, Albay Çiçek, ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ yazıyı neden hazırlamıştır?” diye sorulan iddianamede, şöyle devam edildi:

”Haberin yayımlandığı gazetede bu ve benzer haberleri yapan ve yayımlayan, yazı işleri sorumluları, köşe yazarları ve muhabirlerin değişik tarihlerdeki röportaj, haber programı ve makalelerinde, ‘bu haberlere konu bilgi, belge, CD ve benzeri dokümanların Türk Silahlı Kuvvetlerinde yapılan bazı uygulamalara ve Yüksek Askeri Şuradaki terfilere tepki duyan personel veya önceden arkadaşlık ilişkileri olan kişiler tarafından kendilerine ulaştırıldığını ifade ettikleri dikkate alındığında, 2007 yılı Yüksek Askeri Şura toplantılarında amiralliğe terfi edemeyen şüpheli Dursun Çiçek’in de bundan kaynaklanan kırgınlık ve kızgınlık sonucu, muhtemelen bazı çevrelerin kışkırtmaları ve etkileriyle Türk Silahlı Kuvvetlerini zor durumda bırakmak amacıyla söz konusu yazıyı hazırlayıp, aynı amaçla hareket eden bazı kişi veya kişilere ulaştırıp, onların aracılığıyla yazının yayımlanmasını (aleniyete kavuşmasını) sağlamış olabileceği kanaatine varılmıştır.”

-”ÇİÇEK, ERZİNCAN’A GİTMEDİ”-

”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazıda öngörülen faaliyetlerin Erzincan’da uygulanmış olabileceği iddialarının Askeri Savcılığın görev alanı dışında kaldığı belirtilen iddianamede, bununla birlikte yazıda yer alan planın varlığı ve uygulamasının yapılıp yapılmadığının belirlenmesinin, soruşturmayla doğrudan ilgisi bulunması nedeniyle Çiçek’in 2009′da Erzincan’a gidip gitmediğinin araştırıldığı bildirildi.

Çiçek’in izinlerine ilişkin yazılar, izin belgeleri, Genelkurmay ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı’na giriş çıkış kayıtları, kullandığı cep telefonuna ait iletişim kayıtları, THY’nin cevap yazısı, yurt dışına giriş-çıkışına ilişkin yazı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının 3. Ordu Komutanlığında 13-14 Ocak 2009′da düzenlenen İç Güvenlik Seminerine Çiçek’in katılmadığına ilişkin cevap yazısı birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli Çiçek’in, 2009′da iddia edilen tarihlerde ve bu tarihler dışında herhangi bir tarihte Erzincan’a gitmediği, Erzincan Orduevi’nde veya başka bir yerde konaklamadığının sabit olduğu kaydedildi.

İddianamede, ”Bu tespit karşısında, Çiçek’in ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ başlıklı yazıda öngörülen hususları Erzincan’da görev yapan asker veya sivil kamu görevlileriyle irtibatlı olarak uygulamaya koyduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı sonucuna varıldığı” ifade edildi.

”İrticayla Mücadele Eylem Planı” yazısını uygulamaya koydukları iddiasıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin hakkında dava açtığı Erzincan 3′üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ile Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in de arasında bulunduğu 14 kişi iddianamede mağdur olarak yer aldı.

-İHBAR MEKTUBU-

İddianamenin, ”Delillerin değerlendirilmesi ve olaylarla ilgili kabul” başlıklı bölümünde, ‘’subay olduğunu söyleyen bir kişi tarafından özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine gönderilen tarihsiz, kimlik ve imza bulunmayan 5 sayfalık ihbar mektubu ve ekindeki belgelerin özelliklerinin ve delil olma vasıflarının incelenmesi gerektiği” belirtildi.

Mektubunun sonunda, ”Sayın Savcım, tanık olarak çağırmanız durumunda da gelmeye hazırım” ifadesini kullanan ihbarcının, bugüne kadar ortaya çıkmaması nedeniyle kimliğinin belirlenemediğine ve iddialarıyla ilgili olarak ifadesinin alınamadığına dikkat çekilen iddianamede, ”Mektubunda, Bilgi Destek Dairesinde görevli olduğunu söyleyen ihbarcı subayın, Askeri Savcılıkta yapılan soruşturmalar da dahil olmak üzere, Genelkurmay Karargahının çeşitli birimlerine ait, ancak özel bir araştırma ve çalışma sonucu tespit edilebilecek, normal koşullarda değil bir subayın, komuta makamlarında bulunan komutanların dahi tamamına sahip olmasının mümkün olmadığı ayrıntılı bilgilere sahip olması dikkat çekmektedir” değerlendirmesinde bulunuldu.

AA

7 PKK’lı Şemdinli’de toprağa verildi

Filed Under (Haber) by cetsohbet on 08-07-2010

Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Beyyurdu Köyü yakınlarındaki askeri birliğe saldırı düzenleyenlerden öle ele geçirilen 12 PKK’lıdan 7’si bugün Şemdinli’de yaklaşık 1000 kişilik grup tarafından toprağa verildi.

Olayın ardından Şemdinli Devlet Hastanesi morrguna getirilen teröristlerin cenazelerinden biri Şanlıurfa’ya gönderildi. Morgda kalan 11 PKK’lı cenazesinden 7’sini alan yaklaşık 1000 kişilik grup, ilçeye 2 kilometre uzaklıkta bulunan Altınsu Köyü’ne götürdü.

Burada toplanan kalabalık, yürüyüş boyunca PKK elebaşı Abdullah Öcalan ve PKK lehine sloganlar attı. BDP’li yöneticiler olası taşkınlıkların önüne geçmek amacıyla ilçe merkezi çıkışında bulunan polis kontrol noktasında önlem aldı.

Çatışmalarda öldürülen PKK’lıların cenazelerin gömülmesi için Şemdinli Belediyesi’ne ait iş makinası ile mezar kazıldı. Ardından da 7 PKK’lı toprağa verildi.

Şemdinli Devlet Hastanesi’nde kalan 4 kadın PKK’lının cenazesinin de aynı yerde toprağa verileceği belirtildi.

Bu arada PKK’lıların cenazelerinin teslim edilmediğini protesto için Şemdinli ile Hakkari ve Yüksekova’da dün başlatılan kepenk kapatma eylemiyle gösteriler bugün de günboyu devam etti