Pedagog polisler Osmaniye’yi değiştirdi

Kategori (Haber) Yazan cetsohbet on 13-07-2010

Osmaniye Emniyeti Çocuk Şubesi profesyonel pedagoglara taş çıkaracak çalışmalar yaparak terör ve suç mağduru çocuklar ile ilgili önemli bir başarıya imza attı. Osmaniye Emniyet Müdürlüğü “Risk Grubu Çocuklar” diye isimlendirdikleri suça karışmış yada ekonomik yoksulluk ve sosyal sorunlar nedeniyle her an suça karışabilecek çocuklara, kurdukları spor okulunda çeşitli spor dallarında eğitimler vermekte. Çocukların ve ailelerinin suçtan uzaklaştırılması hedeflenen spor okulu önemli bir başarıya da imza attı. Kız Çim Hokeyi Milli Takımı’na Osmaniye Emniyeti Çocuk Şube Spor Okulu’ndan 2 öğrenci transfer oldu. Çocuk Şube Futbol Takımı amatör ligde yer alan Önder Spor’un alt yapısı için hem futbolcu yetiştiriyor hem de çeşitli takımlara transferler yapmakta.

Şimdilik güreş, futbol ve çim hokeyi takımlarının bulunduğu spor okulunda 10-17 yaş arası toplam 130 kız ve erkek öğrenciye hizmet verilmekte. Emniyet mensuplarının eğitmen olarak yer aldığı spor okulu sayesinde birçok çocuğun ve ailesinin geleceği değişti. Osmaniye Emniyet Müdürü Tayfur Erdal Ceren spor okulunun önemi ile ilgili şunları dile getirdi “Göçün çok yoğunlukla yaşandığı Osmaniye’de maalesef çocuklar suça kolaylıkla itilmekte. Hırsızlık ve terör suçlarının ağırlıklı olduğu Osmaniye’de toplumsal huzur ve sosyal gelişme için spor okulumuz önemli bir görev üstlendi. Spor okulumuz sayesinde çocukların işlediği suçlarda %90 gibi yüksek bir oranda azalma oldu. Spor okulumuza devam eden çocuklarımıza sporcu disiplinin yanı sıra özsaygı öğretilmekte. Çocukların spordaki başarıları derslerine de yansımış durumda. 130 çocuğumuzun hepsinin dersleri çok iyi hatta takdir alan çocuk sayımızda oldukça yüksek. Başarıları her geçen gün artan bu çocuklar üzerinden, aileleri ile daha kuvvetli diyaloglar kurmaktayız. Halkın polise bakış açısını olumlu yönde değiştirdik. ”

SPOR CAMİASI OSMANİYE EMNİYETİNİN PEŞİNDE

EKOTRENT

MHP’nin önerisine Meclis’te red

Kategori (Haber) Yazan cetsohbet on 13-07-2010

Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması üzerine getirilen öneri üzerinde söz alan MHP Giresun Milletvekili Murat Özkan, tarımsal ürünlerin hiçbir ülkede serbest piyasaya bırakılmadığını ifade etti.

”AKP, iktidara gelir gelmez FİSKOBİRLİK’i ele geçirmeye çalıştığı” diyen Özkan, Birlik yönetiminin siyasete angaje olduğunu iddia etti.

Fındık üreticisinin alacaklarının zamanında ödenmesini isteyen Özkan, üreticiyi desteklemeyen bir fındık politikası uygulandığını öne sürdü.

Fındık politikalarının, ithalatçı ülkelerin işine yaradığını anlatan Özkan, ”Biraz da kendi halkınızı kendi çocuklarınızı düşünün” dedi.

AK Parti Ordu Milletvekili Enver Yılmaz da AK Parti iktidarının başladığı andan itibaren fındık üreticisinin kazancının arttığını söyledi.

AK Parti’nin, fındık tarımında olumlu politikalar uyguladığını anlatan Yılmaz, ”Biz her zaman fındık üreticisinin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

CHP Ordu Milletvekili Rahmi Güner ise fındığın 8 milyon insanın geçim kaynağı olduğunu belirterek, ”Fındık politikası bu kadar iyi ise neden Ordu’da 270 bin insan ilini terk etti? Giresun neden boşaldı? Halk alın terinin emeğini aldıysa neden memleketini bırakıp, başka yerlerde ekmek aramaya gitti? Şimdi, Karadeniz’de mahsulü kaldıracak genç bulamıyoruz” görüşünü dile getirdi.

Önerge aleyhinde söz alan AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür da fındık piyasasında faaliyet gösteren kooperatiflerin borçlarının yeniden yapılandırılarak kapsam dışına alınmalarını ön gören kanunun kendilerinden önceki iktidar tarafından çıkarıldığını söyledi.

FİSKOBİRLİK’in yanlış yönetim nedeniyle ”duvara tosladığı” bir anda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girdiğini ve Toprak Mahsulleri Ofisine (TMO) fındık alım yetkisi verildiğini hatırlatan Temür, ”Başbakanımıza teşekkür ediyorum. Bu fındık üreticisine nefes aldırdı. TMO aldığı fındıkların parasını tıkır tıkır ödedi” dedi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, MHP grup önerisi kabul edilmedi.

İHA

Cimbom hazırlık maçını farklı kazandı

Kategori (Sohbet) Yazan cetsohbet on 13-07-2010

Karşılaşmaya, Emirhan Ergün, Gökhan Zan, Musa Çağıran, Çetin Güngör, Hakan Balta, Barış Özbek, Mustafa Sarp, Sabri Sarıoğlu, Aydın Yılmaz, Arda Turan ve Milan Baros ilk 11′i ile başlayan sarı-kırmızılar, ilk yarı boyunca oyunun kontrolünü elinde tuttu.

Galatasaray, 22. dakikada Milan Baros ve 40. dakikada Barış Özbek’in kaydettiği gollerle ilk yarıyı 2-0 önde tamamlarken, 2. yarıya birçok değişiklikle girdi. Sarı-kırmızılılar, 51. dakikada Caner Öztel ve 70. dakikada Mehmet Battal’ın attığı gollerle maçtan 4-0 galip ayrıldı.

Teknik direktör Frank Rijkaard’ın karşılaşma sırasında zaman zaman ıslık çalarak futbolcularını uyardığı görüldü.

Galatasaray, ikinci hazırlık karşılaşmasında 15 Temmuz Perşembe günü Amatör Lig takımlarından VFB Homberg ile Almanya’nın Duisburg kentinde karşılaşacak.

Peru’da 362 kişi donarak can verdi

Kategori (Sohbet) Yazan cetsohbet on 13-07-2010

Peru’da yılın başından bu yana ülkenin güneyindeki yoksul ve dağlık And bölgelerinde etkili olan soğuk hava koşullarından ötürü 362 kişinin öldüğü bildirildi.

Peru Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ölenlerin yarısının çocuk, yarısının da 60 yaşını geçkin yaşlılar olduğu ve ölümlerin çoğunluğunun soğuk havaya bağlı akciğer enfeksiyonlarından kaynaklandığı belirtildi.

Kurbanların büyük bölümünün ülkenin güney ve güneydoğu bölgelerinde oturdukları kaydedildi.

Bolivya sınırındaki Puno bölgesinde bulunan 4 bin 200 metre yükseklikteki Masocruz’da sıcaklık sıfırın altında 22 derece olarak kaydedildi.

Peru’da geçen yıl Ocak ve Ağustos ayları arasında 514 kişi soğuklara bağlı akciğer enfeksiyonundan dolayı hayatını kaybetmişti.

Rize Belediye Başkanına ihraç talebi

Kategori (Gündem) Yazan cetsohbet on 13-07-2010

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, terör konusunda yaptığı bazı açıklamaları basında yer alan AK Partili Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın kesin ihraç talebi ile Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini bildirdi.

Çelik, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından, basın toplantısı düzenledi.

Çelik, MYK toplantısında, Halil Bakırcı ile ilgili yapılan incelemeye ilişkin raporun ele alındığını kaydetti ve ”Rize Belediye Başkanı Sayın Halil Bakırcı sarf ettiği uygunsuz sözler nedeni ile kesin ihraç talebi ile partimizin Disiplin Kurulu’na sevk edilmiştir” dedi.

Disiplin Kurulu’nun gerekli çalışmayı yapacağını ifade eden Çelik, Bakırcı hakkındaki nihai kararın yine MYK toplantısında verileceğini, bunun da kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti.

Bir gazetecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün DSP’ye yaptığı ziyaretin ardından, DSP’den ”Başbakan Erdoğan MHP ve BDP ile de görüşmeli” çağrısının yapıldığını anımsatarak, ziyaretler kapsamına MHP ve BDP’nin de alınıp alınmayacağını sorması üzerine, Çelik, Başbakan Erdoğan’ın neden MHP ve BDP’yi ziyaret etmediğine ilişkin net açıklamalar yapıldığını vurguladı.

Çelik, ”Sayın Başbakan Sırbistan dönüşünde de bu konudaki görüşlerini açıkladı. Bunlara ilave edilebilecek bir şey bu saatte yok” dedi.

AA

İsrail basını: Gemi yön değiştirdi!

Kategori (Dünya) Yazan cetsohbet on 13-07-2010

İsrail’deki haber sitelerinden Ynet, İsrail ordu kaynaklarına dayanarak kaptanın rota değiştirdiğini belirtti. Gemi kaptanının, telsizle bağlantı kuran İsrailli yetkililere gemiyi Mısır’a götüreceğini söylediği, gemiden kendisinin sorumlu olup, gemideki aktivistlerin de buna uyacağını belirttiği kaydedildi.

Ancak İsrail ordusu yetkililerinin, gemiyi izlemeye devam edecekleri vurgulandı. Mısır Liman yetkililerinin de geminin El Ariş’e yükünü boşaltmasına onay verdiği ifade edildi.

İsrail, hiçbir şekilde Gazze’ye varmasına izin verilmeyeceğini belirttiği geminin, Mısır’ın El Ariş limanına veya Aşdod’a yönelmesini istenmişti.

Libya lideri Muammer Kaddafi’nin oğullarından Seyfülislam’ın başkanlığını yürüttüğü Kaddafi Yardım ve Kalkındırma Vakfı tarafından kiralanan ve Gazze’ye 2 bin tonluk insani yardım ve ilaç götürdüğü belirtilen geminin kaptanı, İsrail donanmasından telsizle uyarı ve ültimatom aldıklarını belirtirken, ısrarla yönlerinin Gazze olduğunu vurgulamıştı.

Ancak, İsrail ordu sözcülüğü gemidekilere ültimatom verildiği haberlerini yalanladı.

Amalthea adlı geminin kaptanının Küba vatandaşı olduğu belirtiliyor. Gemideki 12 kişilik mürettebatın çoğunun Kübalı ve Hintli olduğu, gemide, çoğu Kaddafi Yardım Vakfı üyesi 15 aktivist olduğu da bildirilmişti.

AA

Özel Harekatçılar cepheye hazır

Kategori (Gündem) Yazan cetsohbet on 13-07-2010

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, bakanlık olarak ‘hukukun üstünlüğü’ ve ‘insan haklarına saygı’ ilkelerine çok önem verdiklerini ifade ederek, polislerden bu konularda hassas olmalarını istedi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, 38. Dönem Özel Harekat Kursu’nu başarı ile tamamlayan kursiyerlerin mezuniyet törenine katıldı. Bir konuşma yapan Atalay, “Bakanlık olarak polis teşkilatımızda profesyonelleşmeye büyük önem veriyoruz. Gelişen ve değişen şartlara göre nitelikli birimler oluşturmayı bu dönemde daha bir önemli görüyoruz. Özel Harekat birimimiz de bu birimlerin başında gelmektedir. Bu birimimiz günün değişen ve gelişen şartlarına göre zaman içinde çok çeşitli görevler üstlenmiştir. Personel

sayısını daha artırmak , eğitimlerini güçle hale getirmek için özel çabalar sarf ettik. Ve doğrusu bu birimimizi polis teşkilatı içinde çok özel konumda tutuyoruz” dedi.

Özel Harekat biriminin kurulduğu günden beri terör örgütlerinin muhtemel silahlı eylemlerini engellemek, gerçekleştirilen eylemlerin faillerini yakalamak, uçak, araç, bina gibi kapalı alanlarda rehin alınan kişileri kurtarmak gibi çok önemli görevleri başarı ile yerine getirdiklerini belirten Atalay, “Bundan sonra da kendilerine verilen görevleri en iyi şekilde yerine getireceklerden şüphemiz yoktur. Bu birime büyük önem veriyoruz. Merkezde 4 olan şube müdürlüğü sayısını 10′a çıkardık. Birimizi yeni

hizmet binasına taşıdık. Araç, gereç olarak takviye ettik. Eğitim alanını yeniledik” diye konuştu.

Özel Harekat biriminin kurulduğu yıldan bu yıla kadarki en yüksek sayıya ulaştığını belirten Atalay, bin polisi daha eğitimden geçireceklerini vurgulayarak, “Hedefimiz şudur; birim tam donamlı ve daha profesyonel hala gelecek. Kritik olaylara anında ve etkin şekilde müdahale edebilecek, hareket kabiliyeti yüksek, örnek bir birim haline gelecektir. Bunun için buraya daima önem veriyoruz. Personel seçerken de titiz davranılmakta. Gönüllülük esası uygulanmakta. Tabi her meslekte gönüllük belki önemli ama bu

meslekte gönüllülük her yerdekinden daha önemlidir” dedi. Polis okullarından kendilerinin tercihi alınarak seçim yapıldığını söyleyen Atalay, yüksek okul mezunlarından polis seçilirken özel harekatı tercihe alacaklarını da ifade ederek “Kimse zorla diğer birimlerden bu birime alınmamıştır” ifadelerini kaydetti.

Özel Harekat polislerinin kendilerine verilen görevlerde minimum hata ile çalışmaları gerektiğine işaret eden Atalay, onun için çok üst düzeyde mesleki eğitim düzenlediklerini belirterek, “Hatta kurs sırasında bu dayanıklığı göstermeyenlerden elenenler olabiliyor” şeklinde konuştu.

Polis eğitiminde iki konuya çok önem verdiklerine dikkat çeken Atalay, bunların ‘hukukun üstünlüğüne bağlılık’ ve ‘insan haklarına saygı’ olduğunu kaydetti. Atalay, geçmişte yapılan bazı hataların tekrar yapılmaması için özellikle özel harekat polislerine bu eğitimin verildiğini belirterek, bu konularda hassas olunmasını istedi. Atalay, aksi takdirde telafisi mümkün olmayan sonuçların meydana geldiğini ifade ederek, kurumun saygınlığı ve polisin itibarini daima en önde tutulmasını istedi. Özel Harekat

polislerinin yurtdışında da kendilerine verilen görevleri başarı ile yerine getirdiklerini vurgulayan Atalay, mezun olan personele başarılar dileyerek, “Bunların tamamı doğu ve güneydoğuya gönderiliyorlar, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

Polislere yeni statü getirilen yasa ile ‘başpolislik’ ve ‘kıdemli başpolislik’ statüsünün sisteme dahil edildiğini belirterek, ara kademelere kavuştuğunu kaydeden Atalay, emniyet teşkilatının yüzde 90′ını oluşturan polislere amir olma şansı getirildiğini ifade etti. Atalay, böylelikle polislikte emeklilik yaşının da 3 yaş artırılarak 52′den 55 yaşa çıktığını kaydetti.

Törene Kamu Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Osman Güneş, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, Özel Hareket Daire Başkanı Cahit Cemil Yurtsever ve mezunların yakınları katıldı.

166. polisin mezun olduğu törende dereceye girenlere Bakan Atalay, sertifikalarının yanısıra çeşitli hediyeler verdi. Törende özel hareket polislerinin yaptıkları gösteriler nefes kesti. Nişancılık, yakın dövüş gösterilerin yanısıra helikopterden inen özel harekat polislerinin rehine kurtarma operasyonu izleyicilerin yüreklerini ağızlarına getirdi. Ayrıca özel eğitimli K-9 köpeklerinin, helikopterden özel hareket polisleri ile birlikte iniş yapmaların ardından saldırganı etkisiz hale getirmeleri büyük

alkış aldı. Gösteriler, paraşütle atlama ve tören yürüyüşü ile son buldu.

İHA

Askeri Savcı’dan Çiçek’e ağır suçlama

Kategori (Haber) Yazan cetsohbet on 13-07-2010

Genelkurmay Askeri Savcılığının, ”İrtica ile Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazıyla ilgili olarak, Deniz Piyade Kurmay Kıdemli Albay Dursun Çiçek hakkında açtığı davanın ilk duruşması 20 Temmuz Salı günü yapılacak.

Edinilen bilgiye göre, Çiçek hakkında yürütülen soruşturmayı tamamlayan Askeri Savcılığın hazırladığı iddianame, Genelkurmay Askeri Mahkemesince kabul edildi. Askeri Mahkeme, duruşmanın birinci celsesinin, 20 Temmuz Salı günü, saat 14.00′te görülmesini kararlaştırdı.

Albay Çiçek, halen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ”İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasında da tutuklu sanık olarak yargılanıyor.

Askeri Savcılığın hazırladığı iddianamede, Çiçek’in, 12 Haziran 2009′dan önceki bir tarihte ”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazıyı hazırlamak suretiyle görevi kötüye kullandığı” ve ”hazırladığı yazıyı belirlenemeyen bir şekilde bazı kişiler aracılığıyla basında yer alarak, aleniyete kavuşmasını sağlamak suretiyle, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir ve tezyif edici fiil ve hareketlerde bulunduğu” öne sürülüyor.

Çiçek’in, bu suçlamalarla Askeri Ceza Kanununun 144. maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanununun (TCK) 257/1′inci, Askeri Ceza Kanununun 95/4′üncü ve TCK’nın 53. maddesi uyarınca toplam 1 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması, bazı hakları kullanmaktan yoksun bırakılması ve Askeri Ceza Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) çıkarılması talep ediliyor.

-”YAZININ, ÇİÇEK TARAFINDAN HAZIRLANDIĞI…”-

İddianamede, ”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazının ”kim tarafından, ne amaçla, ne zaman ve nerede hazırlandığının tespitinin önem kazandığı” belirtildi.

Çiçek’in, ”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazıyı hazırladığı iddialarını, ilk baştan itibaren istikrarlı bir şekilde inkar etmesine karşın, yazının 4′üncü sayfasında ‘Dursun Çiçek, Dr.Dz.P.Kur.Kd.Albay’ şeklindeki imza blokunun üzerinde yer alan imzanın Dursun Çiçek’e ait olduğunun Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığının raporlarıyla belirlenmiş olması karşısında, yazının Çiçek tarafından hazırlandığının kabulü gerektiği sonucuna varıldığı” kaydedildi.

”Bu halde, Albay Çiçek, ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ yazıyı neden hazırlamıştır?” diye sorulan iddianamede, şöyle devam edildi:

”Haberin yayımlandığı gazetede bu ve benzer haberleri yapan ve yayımlayan, yazı işleri sorumluları, köşe yazarları ve muhabirlerin değişik tarihlerdeki röportaj, haber programı ve makalelerinde, ‘bu haberlere konu bilgi, belge, CD ve benzeri dokümanların Türk Silahlı Kuvvetlerinde yapılan bazı uygulamalara ve Yüksek Askeri Şuradaki terfilere tepki duyan personel veya önceden arkadaşlık ilişkileri olan kişiler tarafından kendilerine ulaştırıldığını ifade ettikleri dikkate alındığında, 2007 yılı Yüksek Askeri Şura toplantılarında amiralliğe terfi edemeyen şüpheli Dursun Çiçek’in de bundan kaynaklanan kırgınlık ve kızgınlık sonucu, muhtemelen bazı çevrelerin kışkırtmaları ve etkileriyle Türk Silahlı Kuvvetlerini zor durumda bırakmak amacıyla söz konusu yazıyı hazırlayıp, aynı amaçla hareket eden bazı kişi veya kişilere ulaştırıp, onların aracılığıyla yazının yayımlanmasını (aleniyete kavuşmasını) sağlamış olabileceği kanaatine varılmıştır.”

-”ÇİÇEK, ERZİNCAN’A GİTMEDİ”-

”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı yazıda öngörülen faaliyetlerin Erzincan’da uygulanmış olabileceği iddialarının Askeri Savcılığın görev alanı dışında kaldığı belirtilen iddianamede, bununla birlikte yazıda yer alan planın varlığı ve uygulamasının yapılıp yapılmadığının belirlenmesinin, soruşturmayla doğrudan ilgisi bulunması nedeniyle Çiçek’in 2009′da Erzincan’a gidip gitmediğinin araştırıldığı bildirildi.

Çiçek’in izinlerine ilişkin yazılar, izin belgeleri, Genelkurmay ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı’na giriş çıkış kayıtları, kullandığı cep telefonuna ait iletişim kayıtları, THY’nin cevap yazısı, yurt dışına giriş-çıkışına ilişkin yazı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının 3. Ordu Komutanlığında 13-14 Ocak 2009′da düzenlenen İç Güvenlik Seminerine Çiçek’in katılmadığına ilişkin cevap yazısı birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli Çiçek’in, 2009′da iddia edilen tarihlerde ve bu tarihler dışında herhangi bir tarihte Erzincan’a gitmediği, Erzincan Orduevi’nde veya başka bir yerde konaklamadığının sabit olduğu kaydedildi.

İddianamede, ”Bu tespit karşısında, Çiçek’in ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ başlıklı yazıda öngörülen hususları Erzincan’da görev yapan asker veya sivil kamu görevlileriyle irtibatlı olarak uygulamaya koyduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı sonucuna varıldığı” ifade edildi.

”İrticayla Mücadele Eylem Planı” yazısını uygulamaya koydukları iddiasıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin hakkında dava açtığı Erzincan 3′üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ile Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in de arasında bulunduğu 14 kişi iddianamede mağdur olarak yer aldı.

-İHBAR MEKTUBU-

İddianamenin, ”Delillerin değerlendirilmesi ve olaylarla ilgili kabul” başlıklı bölümünde, ‘’subay olduğunu söyleyen bir kişi tarafından özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine gönderilen tarihsiz, kimlik ve imza bulunmayan 5 sayfalık ihbar mektubu ve ekindeki belgelerin özelliklerinin ve delil olma vasıflarının incelenmesi gerektiği” belirtildi.

Mektubunun sonunda, ”Sayın Savcım, tanık olarak çağırmanız durumunda da gelmeye hazırım” ifadesini kullanan ihbarcının, bugüne kadar ortaya çıkmaması nedeniyle kimliğinin belirlenemediğine ve iddialarıyla ilgili olarak ifadesinin alınamadığına dikkat çekilen iddianamede, ”Mektubunda, Bilgi Destek Dairesinde görevli olduğunu söyleyen ihbarcı subayın, Askeri Savcılıkta yapılan soruşturmalar da dahil olmak üzere, Genelkurmay Karargahının çeşitli birimlerine ait, ancak özel bir araştırma ve çalışma sonucu tespit edilebilecek, normal koşullarda değil bir subayın, komuta makamlarında bulunan komutanların dahi tamamına sahip olmasının mümkün olmadığı ayrıntılı bilgilere sahip olması dikkat çekmektedir” değerlendirmesinde bulunuldu.

AA

7 PKK’lı Şemdinli’de toprağa verildi

Kategori (Haber) Yazan cetsohbet on 08-07-2010

Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Beyyurdu Köyü yakınlarındaki askeri birliğe saldırı düzenleyenlerden öle ele geçirilen 12 PKK’lıdan 7’si bugün Şemdinli’de yaklaşık 1000 kişilik grup tarafından toprağa verildi.

Olayın ardından Şemdinli Devlet Hastanesi morrguna getirilen teröristlerin cenazelerinden biri Şanlıurfa’ya gönderildi. Morgda kalan 11 PKK’lı cenazesinden 7’sini alan yaklaşık 1000 kişilik grup, ilçeye 2 kilometre uzaklıkta bulunan Altınsu Köyü’ne götürdü.

Burada toplanan kalabalık, yürüyüş boyunca PKK elebaşı Abdullah Öcalan ve PKK lehine sloganlar attı. BDP’li yöneticiler olası taşkınlıkların önüne geçmek amacıyla ilçe merkezi çıkışında bulunan polis kontrol noktasında önlem aldı.

Çatışmalarda öldürülen PKK’lıların cenazelerin gömülmesi için Şemdinli Belediyesi’ne ait iş makinası ile mezar kazıldı. Ardından da 7 PKK’lı toprağa verildi.

Şemdinli Devlet Hastanesi’nde kalan 4 kadın PKK’lının cenazesinin de aynı yerde toprağa verileceği belirtildi.

Bu arada PKK’lıların cenazelerinin teslim edilmediğini protesto için Şemdinli ile Hakkari ve Yüksekova’da dün başlatılan kepenk kapatma eylemiyle gösteriler bugün de günboyu devam etti

Sekiz yeni üniversiteye 18 bin kadro

Kategori (Haber) Yazan cetsohbet on 08-07-2010

Sekiz yeni üniversitenin kurulmasına ilişkin yasa tasarısı üzerindeki göreşmeler tamamlandı. Görüşmeler sırasında Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, her ile yeni üniversite kurulsa da üniversite talebinin, sistemin arzına göre hala çok yüksek olduğunu kaydetti.

Çubukçu, TBMM Genel Kurulunda, 8 yeni üniversite kurulmasına ilişkin tasarı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Üniversite sayısını iktidarlarında 76′dan 146′ya çıkardıklarını belirten Çubukçu, 2002′de 1 milyon 916 bin öğrenci varken, 2010′da bu sayının, yüzde 184 artışla 3 milyon 529 bine yükseldiğini kaydetti. Nimet Çubukçu, ”Son 3-4 yılda devlet vakıf üniversitelerinin sayısındaki patlama, güçlü bir küresel aktör olma yolunda ilerleyen ülkemizin gelecek adına yaptığı en anlamlı ve önemli yatırımlardan birisidir” dedi.

HÜKÜMETTEN YENİ ÜNİVERSİTELERE DESTEK

Bakan Çubukçu, yükseköğretime rekabet ve taze bir kan getiren yeni üniversitelerin açılmasını desteklediklerini söyledi.

Üniversitelere öğretim elemanı temini için, yurt dışına lisans yapmak üzere öğrenci gönderdiklerini dile getiren Çubukçu, ”2002-2003 yıllarında, üniversitelerdeki öğretim elemanı sayısı 74 bin 134 iken, bugün bu sayı 97 bin 923′e ulaşmıştır. Ancak bunun da yeterli olduğunu söylemek mümkün değil” dedi.

Nimet Çubukçu, ”Her ile yeni üniversite kurarak ve yeni vakıf üniversitelerinin kurulmasını destekleyerek yükseköğrenim talebini önemli bir ölçüde karşılasak da üniversite talebi, sistemin arzına göre hala çok yüksek” diye konuştu.

İŞTE YENİ AÇILAN ÜNİVERSİTELER

Tasarıyla; Ankara, Bursa, Erzurum, Kayseri, İzmir, İstanbul ve Konya’da devlet üniversitesi, Antalya’da ise vakıf üniversitesi kurulacağını ifade eden Çubukçu, 56 fakülte, 11 yüksekokul ve 23 enstitüden oluşacak bu üniversitelerin öğrenim elemanının karşılanması amacıyla 13 bin 248 akademik, 4 bin 940 da idari kadronun tahsis edileceğini kaydetti.

Çubukçu, tasarıyla ayrıca, Bilkent Üniversitesinin adının ”İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi” olarak değiştirileceğini söyledi.

Tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Çubukçu, norm kadro dışında ders anlatacak öğretmen açığı olarak değerlendirildiğinde bugün itibariyle 78 bin öğretmen açığı bulunduğunu bildirdi.

GÜL’ÜN İSMİ TARTIŞMA YARATTI

Çubukçu, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bazı üniversitelerin ”etnik bir tutum içerisinde olduğu” iddialarıyla ilgili kendilerine bir şikayet iletilmediğini ifade etti.

”Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, üniversiteye adının verilmesini kendisi mi istemiştir?” yönündeki bir soruya ise Çubukçu, şu yanıtı verdi:

”Ne sayın Cumhurbaşkanımız böyle bir talepte bulunmuştur ne de hükümet tasarısı olarak böyle gelmiştir. Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerimizin önergesiyle kurulmuştur. Ayrıca şu ana kadar Cumhurbaşkanlarımızın isminin bir üniversiteye verilmesi de adeta teamül haline gelmiştir. Şu ana kadar da, bir önce Cumhurbaşkanımız hariç, tüm Cumhurbaşkanlarımızın adına üniversite kurulmuştur. Dolayısıyla sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda bir talebi olmadığı gibi böyle bir konuyu isteyecek birisi de değildir.”