Vekilin tepesini arttıran olay

Filed Under (Haber) by admin on 17-09-2008

Tagged Under : , , , , ,

AK Parti Yozgat milletvekili Mehmet Çiçek’in önünü haberciler kesti. Akıllarında Deniz Feneri vardı ama ummadıkları bir tepki ile karşılaştılar. Çiçek o anları internethabere anlattı.
ANKARA- Deniz Feneri ile ilgili soru sormak isteyen gazeteciler AK Parti Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek’i kızdırdı. 5 kamera bir anda yolunu kesince vekil şaşırdı ve “ani demeç” isteğine sert tepki verdi. Çiçek, “ne soruyorsun ne diyorsun, ne diye çekim yapıyorsunuz” diye bağırarak, kameraları eliyle kapatmaya çalıştı.
Deniz Feneri ile ilgili Almanya’daki davada karar açıklandıktan sonra TBMM’de, tepkiler ile ilgili haber yapmak isteyen basın mensupları, AK Parti grubu ve Meclis bahçesinde rastladıkları milletvekillerine soru sormaya başladı.

Habercilerin önüne çıkan Yozgat milletvekili Mehmet Çiçek, kendisine mikrofon uzatan ve Deniz Feneri davası ile ilgili soru soran gazetecilere yanıt vermedi. Sorular karşısında öfkelenen Çiçek, gazetecilere öfkeyle bağırdı ve çekim yapılmasını engellemeye çalıştı.

Haberciler, vekilin tepkisine anlam veremedi ancak soru sormaktan vazgeçince olay büyümeden sona erdi.
kaynak : İnternethaber.com

AK Parti’den Baykal’a yanıt

Filed Under (Haber) by admin on 17-09-2008

Tagged Under : , , , , ,

Deniz Baykal’ın iddialarına AK Parti’den yanıt gecikmedi. AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, bakın neler söyledi?

AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, TBMM’de gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, Baykal’ın, Almanya’da devam eden Deniz Feneri Derneği davasıyla ilgili açıklamalarına cevap verdi.

Baykal’ın ”Yeni bir şey söylemediğini, eski iddialarını süsleyerek politikasını devam ettirme yoluna gittiğini” ifade eden Ergün, ”Karalamayı, iftirayı politika haline getirdiğini son açıklamasıyla da görmüş olduk” dedi.

Hiçbir insanın suç işleme imtiyazı olmadığını vurgulayan Ergün, şöyle konuştu:
”Ne Türkiye’de ne dünyada hiçbir insanın suç işleme imtiyazı yoktur. Hele hele suç işleyenler insanların hamiyet duygularını, yardımseverlik duygularını suistimal ederek bir suç işlemişlerse ibreti alem için herkesin aldığı cezadan belki fazla almalıdırlar. Bugüne kadar olaya hep bu gözle baktık. Almanya’daki olayda belli ki sona gelen davada buna benzer olaydır. Şüpheliler gerçekten suç işlemişlerse hak ettikleri cezayı alacaklardır.”

Nihat Ergün, yapılan yardımları amaçları dışında kullanmak için Türkiye’deki bazı insanların Almanya’daki bazı kişilerle işbirliğine girmiş olmaları halinde bunun İçişleri Bakanlığı araştırmaları ve savcıların yapacağı soruşturmalarla ortaya çıkarılabileceğine işaret etti.

Almanya’daki davayla ilgili Hükümetin Alman yetkililere baskı yaptığı ve Başbakanlığa para transferi edildiği şeklindeki iddiaların Alman makamlarınca açıklığa kavuşturulduğunu belirten Ergün, şöyle devam etti:

”Eğer Türkiye’de insanlar aynı çerçevede suç işlemişlerse onların da suç işleme imtiyazı yoktur. Hak ettikleri cezayı almalıdırlar. Konuya başından beri yaklaşımımız budur. Ancak Sayın Baykal, bu vesileyle açıkça konuyu çok farklı yere çekmekte, suçun şahsiliği prensibini unutmakta… Eğer bir suç varsa bu suçu başkalarına bulaştırarak siyasi çıkar elde etmeye çalışmaktadır. İşte bizim kabul edemediğimiz şey budur.

KAYIT DIŞI HARCAMASI OLMAYAN TEK PARTİYİZ

Baykal’ın bugün üzerinde durduğu yalan ve iftira ‘Almanya’daki bazı yanlış yapan insanlar, kaynakları Türkiye’de AK Parti siyasetinin finansmanı için kullanıldığı” iddiasıdır. AK Parti siyasetinin nasıl finanse edildiği herkes tarafından bilinmektedir. Türkiye’de kayıt dışı geliri ve kayıt dışı harcaması olmayan belki de tek siyasi parti AK Parti’dir. Bütün kaynakları, gelirleri ve harcamaları kayıt altındadır. Ne başkalarının kaynaklarına ihtiyaç hissetmektedir ne de kaynaklarını başka siyaset için kullandırmaktadır. Bunu, partimize yönelik büyük bir iftira sayıyoruz. Elbette, bu iftirayı yapanlar, bunun altında kalacaklardır. Bunun hangi amaçlarla yapıldığını açıkçası önümüzdeki günlerde görmüş olacağız.”

kaynak : internethaber.com

Şener hükümeti topa tuttu

Filed Under (Haber) by admin on 15-09-2008

Tagged Under : , , , ,

Şener hükümeti topa tuttu
15 Eylül 2008 Pazartesi 00:05
Abdüllatif Şener, iktidarı yalan kavgalar çıkarmakla suçlarken, AK Parti’ye bir de suçlamada bulundu. İşte o açıklamalar;

Yeni Oluşum Hareketi’nin liderliğini üstelenen Abdüllatif Şener, Gaziantep’te düzenlenen iftar programına katıldı.

Burada kendisine yakın duran yaklaşık 2 bin 500 kişilik bir kalabalığa hitap eden Şener, Türkiye’de çalışan ve üretenin cezalandırıldığını, mevcut iktidarın politikasının bu olduğunu ve iktidarın rantı özendirdiğini savundu.

İKTİDAR YALANDAN KAVGA ÇIKARIYOR

Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile Aydın Doğan arasındaki tartışmalara üstü kapalı olarak göndermelerde bulunan Şener, Erdoğan’ı ve AK Parti’yi yalan kavga çıkarmakla suçladı. Şener, “Son zamanda milyar dolar sahipleri türedi. Yeni milyar dolar sahipleri; yeni milyarderler. Nasıl ortaya çıktılar? Hangi rantları bölüştüler? Vatandaş perişanlık içindeyken, kamu yetkileri ve rantları kime dağıtıldı? Bunların hepsi şeffaf olacak. Başlarken de bittikten sonra da. Bunun önemi nedir biliyor musunuz? Bakın alenen söylüyorum. Mevcut hükümet ne imar değişiklikleri ile ilgili söyledikleri konuyu, ne de geçen 6 yıl içinde dağıttığı ihaleleri, imtiyaz haklarını kimlerin aldığını, siteye yerleştirip tüm vatandaşlarına açamaz. Buradan alenen davet ediyorum. Yalandan kavgalar çıkarmak hiçbir şeyi çözmez. Kuru gürültüyü bırakalım. Eğer kimin ne yaptığının görülmesi bu ülke için gerekliyse, şu ana kadar dağıttığınız kaynakları kime dağıttığınızı şu sitelere yerleştirin ve tüm vatandaşlarımız incelesin bakalım. Neler çözülecek. Hangi şifreler açığa dökülecek. Kimlerin hangi rantlardan hangi servetleri nasıl biriktirdikleri ortaya çıkacak.” dedi.

BİZ TÜRKİYE’Yİ ŞEFFAFLAŞTIRACAĞIZ

Mevcut siyaset anlayışının, ranta prim veren; rant yoluyla zenginleşmeleri özendiren ama rantı sürekli dirsek teması içinde olduğu yakın çevresine dağıtan bir özellik gösterdiğini öne süren Şener, şöyle devam etti: “Biz Türkiye’yi şeffaflaştırmaya talibiz. Bu ülkede çalışan ve üretenlerin pirim yapması ve kazanmasından yanayız. Onun mekanizmalarını kurup onun mekanizmalarını açacağız. O zaman Türkiye küresel rekabette mesafe alan, ileriye yürüyen ve geleceğe umutla yönelen bir ülke haline gelecek. Ama aynı zamanda bizim siyasi misyonumuz, barıştır, kardeşliktir, dostluktur, birliktir ve beraberliktir. Bu ülke ne zaman dostluk ve kardeşlik fikirleriyle dolduysa yükselmiştir. Kavganın hakim olduğu dönemlerde ise geriye gitmiştir. Biz siyaseti kavgadan dövüşten arındıracağız. Ama asla siyasette eleştiri yok olmayacak. Siyasetin özünde eleştiri ve tenkit vardır. Çünkü eleştiriler vatandaşlar tarafından doğruların görülmesine yardımcı olur. Ama kavga dövüş ve hele hele kurumlar arasında güvensiz bir ortam oluşturmaya yönelecek siyasi kavga ve dövüşler bizim siyasi üslubumuz tamamen dışında olacaktır. Ve Türkiye bu yeni siyasi hareketle birlikte mutlu geleceğe koşacaktır.”

Siyasetin şeffaflaşması durumunda Türkiye’de rantın kazanmayacağını dile getiren Şener, şöyle devam etti:

HÜKÜMET RANT PEŞİNDE

“Bu ülkede çalışmak ve üretmek cezalandırılıyor. Mevcut siyasetin, iktidarın politikası bu çünkü. Rant özendiriliyor. Rantiye kazanıyor. Çünkü gizlilik var. Çünkü siyaset şeffaf değil. Çünkü siyasetin yaptıkları şeffaf değil. Bunlar şeffaflaştığı zaman bu ülkede rant kazanmayacak. Bu ülkede çalışan ve üretenler kazanacak. Geçenlerde gazetelerin birinde vardı. Diyor ki; bu dönemde İstanbul’da yapılan imar değişiklikleri 80 yıllık Cumhuriyet döneminde yapılanlardan daha fazla. Peki, tüm bu değişiklikleriyle kimi zengin ediyorsunuz? Kimi yoksullaştırıyorsunuz? Rantları kime dağıtıyorsunuz. Biz şeffaflığı temel ilke olarak belirliyoruz. Bizim iktidarımızda hangi bölgede imar değişikliği olacaksa, o değişiklikten kimlerin etkileneceği internet ortamında tüm vatandaşlarımıza açık olacak. İstanbul’daki imar değişikliğinin ne anlama geldiği Gaziantep’teki vatandaşı ne ilgilendirir diyebilirler. İlgilendirir. Gaziantep’tekini de Edirne’dekini de ilgilendirir. Sorumlu her yurttaş bu ülkedeki kamu kaynakların ve yetkilerin nasıl kullanıldığını öğrenmek ve hesabını sorma hakkına sahiptir.”

Şener, kurulacak partinin programının ve tüzüğünün tamamlanmak üzere olduğunu, partinin ilkelerini ise oluşuma destek veren herkesin belirleyeceğini sözlerine ekledi.

 

Kaynak : internethaber.com