Hakan Altun yarı hacı oldu!

Filed Under (magazin) by admin on 17-09-2008

Tagged Under : , , ,

Üst üste iki zorlu ameliyat geçiren Altun umreye gidip yarı hacı oldu.

Şarkıcı Hakan Altun, 1.5 yıl önce ant arda geçirdiği 2 beyin ameliyatından sonra Umre’ye gitmeye karar vermişti.

Ameliyatın ardından hayat görüşünün değiştiğini söyleyen Altun, geçen hafta bu dileğini gerçekleştirdi.

Şu an Umra’de bulunan ünlü şarkıcı ” Ameliyatın ardından gözümü açtığımda yapmak istediğim tek şey; Umre’ye gidip ibaret etmekti” dedi.

Kaynak: Posta

Guatr ameliyatlarında dikiş izi kalmıyor

Filed Under (Sağlık) by admin on 15-09-2008

Tagged Under : , , , , , , , ,

Bosphorus International Kulak Burun Boğaz’ın Medikal Direktörü Prof.Dr. Günter Hafız konu ile ilgili son gelişmeleri anlattı…

 Tiroid-Guatr bezi boynun ön bölgesinde nefes borusunun hemen önünde yer alan kelebek benzeri ikili kanadı bir de birleştirici bölgesi olan 20-25 gr ağırlığında bir iç salgı bezidir. Yalnızca 25 gr ağırlığında olmasına rağmen salgıladığı hormonlar ile büyüme ve gelişme ve metabolizmada önemli rol oynar.
Guatr ise tiroid bezinin herhangi bir sebeple büyümesi ve bunun dışarıdan farkedilmesi durumudur ülkemiz gibi iyot tüketiminin yetersiz olduğu bölge insanlarında sıkça görülen bir rahatsızlıktır.

”Erken teşhis çok önemlidir.”
Dünyada yaklaşık 200 milyon insanda tiroid hastalığı bulunmaktadır. Ancak günümüzde tiroidle ilgili hastalıkların bir çoğunun tedavisi mümkündür. Tedavi edilmemiş tiroid hastalıkları ise ciddi va kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Bu durumu önlemek isteyen kişiler en ufak belirtilerden birini hissettiklerinde hekim ile temasa geçerek erken dönemde hastalığın kontrol altına alınmasını sağlayabilirler.
Ülkemizde de tiroid hastalığı 10 kişiden 3′ünü etkilemektedir. Tiroid hastalıklarının çoğu bayanlarda daha sık görülmektedir.

Belirtileri; Aşırı hormon salgılanması anlamına gelen Hipertiroidizm ve hormonlarının yetersiz çalışması durumu olan hipotiroidizm belirtileri farklı şekillerde ortaya çıkabilir:

Hipertiroidizm Hipotiroidizm
*iştah artışına rağmen kilo kaybı *kilo alma
*sık sık büyük abdeste çıkma *kabızlık
*sıcaktan rahatsız olma,terleme *soğuktan rahatsız olma
*nabzın yükselmesi *nabzın düşmesi
*Sinirlilik, duygusal değişiklikler *güçsüzlük, yavaşlama
*Guatr * Guatr
*Saçlarda yağlanma,incelme *Saçlarda kabalaşma,kuruma, dökülme

Neler yapılmalı?
Uygun teşhis ve tedavi şeklinin cerrah, endokrinolog, radyolog, patolog ve nükleer tıp uzmanından oluşan bir ekip tarafından planlanması ve yürütülmesi gerekir. Muayene, kan testi (T3, T4, TSH hormonları tetkiki), tiroid ultrasonu, ince iğne aspirasyon biyografisi veya sintigrafisinden teşhiste yararlanılır. Tedavi ilaçla, radyoaktif iyot tedavisi ile ve cerrahi yöntemlerle yapılabilir.

Ameliyat izi
Cerrahinin bir çok dalı gibi tiroid cerrahisinde de mikroinvazif (daha az zarar veren) teknikler uygun vakalarda ön plana çıkmaya başladı. Endoskopik cerrahideki gelişmeler ve damarları dikiş ya da bağlamaya ihtiyaç duymadan kapatan ve kesen cihazlar yardımı ile uygun olgularda ameliyatı yaklaşık 2 cm’ lik bir kesiden gerçekleştirmek mümkündür. Geniş cilt kesisinden kaçınmak doğal olarak daha estetik bir görünüme ve daha hızlı ameliyat sonrası iyileşmeye yardımcı olmaktadır.

 

kaynak : milliyet.com.tr

sezeryanda hastanelere sinirlama geldi

Filed Under (Haber) by admin on 15-09-2008

Tagged Under : , , , , , , , ,

Sağlık Bakanlığı’nın, 1 Eylül’de yürürlüğe giren Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’ne göre, kurumsal performans kriterleri arasında sezaryen oranları da yer alacak. Buna göre bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da hastanenin performansında bir gösterge olacak. Sezaryen oranlarını düşürmek ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla belirlenen bu kritere göre, eğitim hastanelerindeki sezaryenle doğum oranının yüzde 20′yi, diğer hastanelerde ise yüzde 15′i geçmemesi gerekiyor. Sağlık Bakanlığı sezaryenle doğum oranını Dünya Sağlık Örgütü standartlarına ulaştırmak ve normal doğuma yönlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 1 Eylül’de yürürlüğe giren, Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi’nde kurumsal performans kriterleri arasında bir hastanede gerçekleştirilen sezaryenle doğum oranları da yer alacak. Ve sezaryenle yapılan doğumların azlığı ya da çokluğu, kurumun verimliliğinin bir göstergesi olacak.-”ÖZELLERDE SEZARYENLE DOĞUM ORANI YÜZDE 70′LERE KADAR ÇIKTI”-

Sağlık Bakanlığı Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Dairesi Başkanı Hasan Güler, ANKA’ya yaptığı açıklamada, Türkiye’deki sezaryen oranlarının yüksek olduğunu ve bu oranları sorguladıklarını bildirdi. Daire Başkanı Güler, Bakanlık olarak sezaryen oranlarını Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği oranlara çekmek istediklerini ifade ederek “Bu anlamda sezaryen oranlarını da performans kriterlerinde bir klinik gösterge olarak alıyoruz. Koyduğumuz kriterlere göre, tüm hastanelerde sezaryen oranı yüzde 15′i geçmemeli, eğitim hastanelerindeyse yüzde 20′yi geçmemeli” dedi. Bu konunun üzerinde titizlikle durduklarını da belirten Güler, “Bu oranlar özel sektörde yüzde 70′lere kadar çıktı. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Ne tıbbi anlamda ne de insanlık anlamında kabul edilemez oranlar” diye konuştu. 2006′dan beri bu uygulamayı gerçekleştirdiklerini ifade eden Güler şunları söyledi:

“Her geçen gün biraz daha niteliği arttırıyoruz. Farkındalıklar arttı, insanlar artık bunu sorgulamaya başladı. Bizim hassasiyetlerimiz ve performans kriteri olarak yürürlüğe koymamız, ülkemizdeki sezaryen oranlarının aşağı düşmesine yol açtı. Bu bir kültürel süreç. Gittikçe bu konuda farkındalık artıyor. Hastanelerin hizmet kalite belgesi alabilmeleri için de sezaryen oranının istenilen düzeyde olması lazım. Sezaryenle doğum oranları belli bir düzeyin üstündeyse o hastanedeki işleyişin sezaryen anlamında iyi olmadığını düşünüyoruz. Kurumsal kalite çalışmalarında sezaryen oranı yüksek olduğu zaman bireysel performansı da olumsuz etkileyebilir. Ek ödemeye, döner sermayeye de olumsuz yansıyabilir.”

-SEZARYENLE DOĞUM YÜZDE 40′TAN YÜZDE 32′YE DÜŞTÜ-

Sezaryenle doğumun sadece dünyada değil Türkiye’de de artması üzerine harekete geçen Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları sonuç verdi ve sezaryenle doğum oranında düşüş yaşandı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, tüm Türkiye’de 2006 yılında toplam doğum oranı 706 bin iken, bunun 288 binini, yani yüzde 40.8′ini sezaryenle doğum meydana getiriyordu. 2007 yılında ise, toplam 766 bin doğum gerçekleşti. Bu doğumlarda ise 251 bin anne, yani yüzde 32.8′lik bir oran sezaryenle doğumu tercih etti.

-BAKAN AKDAĞ’DAN DA SEZARYEN UYARISI-

Geçtiğimiz günlerde çeşitli gezi ve incelemelerde bulunmak üzere Kayseri’ye giden Sağlık Bakanı Recep Akdağ‘da buradan çağrıda bulunarak “Lütfen ihtiyacınız olmadığı sürece sezaryenle doğum yapmayın” demişti. Bakan Akdağ, Uluslararası standartlarda sezaryenle doğumun yüzde 20′yi geçmemesi gerekirken, Türkiye’de yüzde 60′lara çıkmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını söylemişti.(ANKA)

(DNZ/ZG)

(Ankara Haber Ajansı)