‘Yanak yanağa öpüşmeyin’ uyarısı!

Filed Under (Sağlık) by admin on 14-09-2009

Tagged Under :

Yaklaşan kış aylarıyla birlikte domuz gribi de hortlamaya başlayacak. Fransa şimdiden uyarılara başladı. İlk uyarı yanak yanağa öpüşme için…

Fransa’da sağlık yetkilileri, domuz gribine yol açan H1N1 virüsünün yayılmasına engel olmak amacıyla, halktan geleneksel yanak yanağa öpüşmekten vazgeçmeleri çağrısında bulundu.

CNN’in haberine göre, Fransa’da özellikle gençler ve öğrenciler arasında yaygın bir sosyal selamlaşma yöntemi olan yanak yanağa öpüşmek yerine, öğrencilere sevgilerini kalp biçimli kartlara yazarak “öpücük kutusuna” atmaları önerisinde bulunuluyor.

Domuz gribi endişesi taşıyan Fransız halkı günlük yaşamlarında giderek daha fazla maske kullanmaya başlarken, bir şirket de çalışanlarına yıkanmadığı için hastalık taşıyabileceği gerekçesiyle kravat takmalarını yasakladı.

Tüm dünyada 2800′den fazla insanın ölümüne neden olan domuz gribi, Fransa’da 3 can aldı.
Haber Kaynağı : internethaber

Öpsün ayol, zarar gelmez

Filed Under (magazin) by admin on 20-09-2008

Tagged Under : , , , , , ,

Fatih Ürek, Aysun Kayacıyı öpse ne olur… Müjde Ar diyor ki, “Öpsün ayol zarar gelmez…”
Aysun Kayacı, ‘Şeytanın Pabucu’ filminde başrolü paylaştığı Fatih Ürek ile öpüşmek istemediği haberlerine tepki gösterdi. Müjde Ar ise olayı tiye alarak ‘Öpsün ayol, zarar gelmez’ diye konuştu.

İşte televizyongazetesinde yer alan o diyalog;

Müjde Ar: Fatih Ürek erkek mi oynuyor?
Aysun Kayacı: Evet.

Çiğdem Anad: Erkek oynayıp da seni öpmüyor mu?
Aysun Kayacı: Hayır canım, öpme falan yok senaryoda.
Pınar Kür: Sen öpmem demişsin.

Aysun Kayacı: Ben öyle bir şey demedim. Sormayın geçen 10 günde başıma neler geldi.
Müjde Ar: Niye öptürmüyorsun ayol, zarar gelmez ki istediği kadar öpsün.

Aysun Kayacı: O ayrı ama ben öyle bir şey söylemedim. Benim daha söylemediğim neler neler yazıldı. Geçen sene burada söylediklerim de çok çarptırıldı ve yalan dolan şeyler çıktı. Geçen sene çok sustum ama bu sene eğer söylemediğim şeyler yazılıp çizilirse, zaten iç bağlantılarımı da kurdum, gerek hukuksal yollardan, gerekse burada göstermek suretiyle… Ben öpüşmem demedim, niye diyeyim, senaryoda yok dedim.

Müjde Ar: Fatih Ürek gelsin hepimizi öpsün yani. Gayet sempatik. Salih Güney’den sonra öpen adam mı kaldı.
kaynak : İnternethaber.com

Öpüşmek çok iğrenç

Filed Under (magazin) by admin on 15-09-2008

Tagged Under : , , , , , , ,

Simge Tertemiz: “Fiziğim herkesten iyi”

Manken ve yeni yetme oyuncu Simge Tertemiz gündeme gelmek için aklına kim gelirse verdi veriştirdi…

Victoria’s Secret defilesine seçilen Lara Surol için “Victoria’s Secret’ın işi gücü yok Lara’yı mı seçecek?” diyen Tertemiz, Aysun Kayacı’ya da laf attı..

Son dönemde bir magazin programının sunuculuğunu üstlenen manken ve oyuncu Simge Tertemiz, gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Tertemiz, yaz sezonu boyunca birbirleriyle karşılaştırılan sosyetik güzellerle ilgili olarak, “Eda Taşpınar, İvana Sert ve Deniz Berdan’ı beğeniyorum, ama güzellik açısından onları kendimle bir tutmam. Kıyafetlerimle gündeme gelmek istemem. Kalıcı olmak için çaba sarf ediyorum” diye konuştu.

Öpüşmek iğrenç!

Sosyetik güzellerin giydiklerini yakıştırdıklarına ama bazen fazla abarttıklarına dikkat çeken seksi manken, “Ben mayomu giyer, pareomu bağlar çıkarım. Çünkü fiziğimin gösterişi yeter. Boyum 1.78. Kilom 52. Vücudum onlardan iyi…” dedi.

Film tekliflerinin geldiğini ama kendisine uyan bir proje olmadığı için bunları kabul etmediğini söyleyen Tertemiz, “Bana ‘Ayakta Kal’ filminden teklif gelmişti.
Hep gençlik filmleri rolleri geliyor, bunlardan çok sıkıldım” diyerek dert yandı.

Filmlerde öpüşmeme ve sevişmeme kuralı olduğunu vurgulayan manken, “Kim olursa olsun asla öpüşmem. Çünkü iğrenirim, tanımadığım birini öpmek hoş bir şey değil! Rol icabı ve sanat için yaparım diyenlerin düşüncelerine de saygı duymuyorum” şeklinde konuşurken, Aysun Kayacı’ya da laf atmaktan geri kalmadı. Tertemiz, “Aysun öpüşmem diyor. Ama reklamlarda yaptı, demek ki öpüşüyormuş” diye konuştu.

Şiir kitabı yazacak

Günaydın’ın haberine göre iki senedir işadamı Murat Kadıoğlu ile ilişkisini sürdüren Tertemiz, “Gerçek sevgiyi buldum, o yüzden şimdi çok mutluyum. Evlilik için henüz erken olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Tertemiz gelecekle ilgili projeleri hakkında ise “Biraz daha oturaklı bir zamanda çocukluğumdan itibaren yazdığım şiirlerimi kitap haline getireceğim.Herhalde, bütün mankenler albüm çıkardığından bana da sürekli albüm teklifi geliyor ama hiç düşünmüyorum” diye konuştu.

Kaynak : haberturk.com

filmde öpüşen ben değildim

Filed Under (magazin) by admin on 15-09-2008

Tagged Under : , , ,

‘Selena’ Dizisi ile Şöhreti Yakalayan Sinem Kobal ‘Ayakta Kal’ Filmindeki Öpüşme Sahnesi İçin Açıklamada Bulundu.

 
 
‘SELENA’ DİZİSİ İLE ŞÖHRETİ YAKALAYAN SİNEM KOBAL ‘AYAKTA KAL’ FİLMİNDEKİ ÖPÜŞME SAHNESİ İÇİN AÇIKLAMADA BULUNDU.
Çocuklar ve ergenliğe yeni girmiş gençler arasında tam bir ‘Selena’ çılgınlığı yaşanıyor. Peki sen, bütün bu gelişmelerden hoşnut musun?

Ben hiçbir kitleden alamayacağım güzellikteki muhteşem ilgi ve sevgiyi çocuklardan alıyorum. Çocuklar ve gençlerin o kadar doğal tepkileri var ki, kimse onları benim yanıma zorla getiremez. Onlar çok dürüst ve sadıklar. Ne mutlu bana onların kalbinde özel bir yerim var. Nasıl mutlu olmayayım ki?

 
13 yaşında başladığın mesleğinde, bu yıl 9′uncu yılın… Geriye dönüp baktığında oyunculuk zihninde nasıl bir şekle sahip… Zor ve yıpratıcı mı?

Zor tarafları da var, keyifli tarafları da… Ben işimi çok seviyorum. Ne yaparsan yap başarıyı hedefliyorsan, şöhret ve para da beraberinde geliyor. Asıl hedef başarı olmalıdır. Benim derdim de önce başarılı olmak, sonra kalıcı olmayı sağlayabilmek. 21 yaşındaydım, ‘Süperim, oldum!’ demem asla.

Şöhret önemli değil mi sence?

Ben, bu işin şöhret tarafıyla alakalı değilim. Ama tabii ki istediğim yerlere gidemiyorum. Ancak, bu yüzden de, ‘Ahhh, vah’ diye de şikayet etmiyorum. Hayatımdan memnunum.

Sinema filmin ‘Ayakta Kal’ ne zaman vizyona giriyor?

26 Eylül’de! Gençlik dramı… Şimdiye kadar hep eğlenceli gençlik filmleri yapıldı. Bu bir ilktir. Projeyi okuduğumda çok beğendim. Film tutarsa eğer, bundan böyle gençlik-dram türünde de benzerleri yapılacaktır, işin bu tarafı güzel. Ben, Mehmet Aslan, Irmak Ünal, Okan Karacan oynuyoruz. Biri devlet lisesi, diğeri özel okul. Hikaye çok gerçek. İki ayrı okulda okuyan iki genç birbirlerine aşık olur. Sonra bir okulun gençleri toplanır, öbür okulu basar. İşin içine aileler girer, arkadaşlıklar çatışır. Benim oynadığım karakterin adı Yasemin. Çok iyimser, çok duygusal, çok zengin bir ailesi var. Ama şımarık değil. Ali’yle bir gün karşılaşıyor. Onun arkadaşlarıyla karşılaşıyor ve hayatı bambaşka bir yöne gidiyor.

Ali karakterini Mehmet Aslan canlandırıyor değil mi?

Evet, ilginçtir Mehmet 10 yıl yurt dışında yaşamış. O da varlıklı ama ailesinden ayrı, bambaşka bir ülkede birey olarak ayakta kalmaya çalışmış. Bu Ali’yle Mehmet’in benzer tarafı… O, bu iş için çok mesai harcıyor.

Filmde Aslan’la bir öpüşme sahneniz var. Bu görüntü aylar öncesinden basına malzeme olmuştu. Ne diyeceksin?

Gülüyorum. Hep aynı mı olur? Herkes için yapılan bir şey. İki oyuncu bir aşk filmi çekince, ‘Gerçekten aşk yaşıyorlar mı?’ diye soruluyor. Bunda bir sorun yok ama bilinen şeyler de var. Bu mümkün değil.

Medyanın ilgisini anlayışla karşılayabiliyor musun?

Bir arkadaşımız haber yapmıştır. Yapabilir çünkü o muhabir haber yapma özgürlüğüne sahip. Ben kızmıyorum. Artı haberler olduğu gibi eksi haberler de olabilir. ‘Öpüşme sahnesinde zorlandın mı?’ diye soruyorlar bana, biz oyuncuyuz böyle bir şey olamaz.

Bir oyuncu öpüşme sahnesi çekilirken ne hisseder?

O anda oynadığım kişi Yasemin; Yasemin çok güzel şeyler hissediyor ama o sen değilsin! Yasemin olarak tabii ki bir şeyler hissederek yapman gerekiyor. Her oyuncunun yaşadığı bir şey. Dizilerde hep seyrediyoruz.

(Gecce.com)