Yapı Kredi Bankası faiz indirdi

Filed Under (Haber) by admin on 23-09-2009

Tagged Under : , , , , , , , ,

Yapı Kredi Bankası faiz indirdi
Yapı Kredi Bankası, Türk lirası mevduat faz oranlarını indirdi. 1-5 ay vadede faiz oranları yüzde 8.25 oldu.

Yapı Kredi, Türk Lirası mevduat faiz oranlarını indirdi.

Yapı Kredi Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, 1-5 ay vadede faiz oranları 25 bin liraya kadar yüzde 8,75′ten yüzde 8,25′e, 25-100 bin liraya kadar yüzde 8,85′ten yüzde 8,35′e, 100-500 bin liraya kadar yüzde 9′dan yüzde 8,50′ye, 500 bin-1 milyon liraya kadar da yüzde 9,15′ten yüzde 8,75′e geriledi.

6-12 ay vadedeki faiz oranları da 25 bin liraya kadar yüzde 8,75′ten yüzde 8,50′ye, 25-100 bin liraya kadar yüzde 9′dan yüzde 8,60′a, 100-500 bin liraya kadar yüzde 9,15′ten yüzde 8,75′e, 500 bin-1 milyon liraya kadar ise yüzde 9,25′ten yüzde 9′a çekildi.

Haber Kaynağı : internethaber

Türk ve müslüman değilse iyi

Filed Under (Haber) by admin on 22-09-2009

Tagged Under : , , , , , , , , , , , , , ,

Türk ve müslüman değilse iyi
Alman öğrencilere öteki kavramı soruldu.. Gençlerin zihinlerindeki Türk ve müslüman imajı hayli ürkütücü..

Almanya’da iki farklı üniversitede öğrenciler arasında yapılan araştırmada, ”öteki” kavramının Alman öğrencilere, ”Müslümanlık, Türkler, kan, gözyaşı, barbarlık, terör, acı, açlık, vahşet, bizden olmayanlar, yabancılar, ateistler ve batının düşmanları”nı çağrıştırdığı sonucuna ulaşıldı.

Fırat Üniversitesi (FÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Yağbasan, Almanya’nın Hamburg ve Magdeburg üniversitelerinde sosyal bilimler alanında eğitim gören 388 öğrenciye uyguladığı anketle ”Alman toplumunun kültürler arası iletişim bağlamında öteki imgesini algılayışı” konusunu sorgulayan bir araştırma yaptı.

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisinin 11. sayısında yayınlanacak olan araştırmada, Alman üniversiteli gençlerinin yüzde 82,8′i ”Öteki” imgesi hakkında ”Olumsuz” algıya sahip olduğu, bu imgenin diğer yandan ”Müslümanlık, Türkler, kan, gözyaşı, barbarlık, terör, acı, açlık, vahşet, bizden olmayanlar, yabancılar, ateistler ve batının düşmanları” şeklinde düşünceleri çağrıştırdığı ortaya çıktı.

Gençlerin yüzde 17,2’sinin olumlu gördüğü ”Öteki” imgesinin ise ”Bilinmezler, zenginliklerimiz, komşularımız, hoş insanlar, Türkler, vicdan sahibi olanlar ve misafirperverler” olarak belirlendi.

Anlam olarak bir ”Masumiyet” algısı oluştursa da ”Öteki” imgesinin aslında negatif bir içeriğe sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Yağbasan, bu kavramın kısaca ”Bilinenden, sözü edilenden ayrı, başkası, öbürleri” şeklinde tanımlanabileceğini, ancak felsefi olarak, ”Benden ayrı olanlar ve bana uzak olanlar” anlamına da geldiğini söyledi.

YABANCILAR,”TÜRK VE MÜSLÜMAN OLMAMAK” KAYDIYLA ”İYİ”

Alman gençlerin ülkelerinde yaşayan yabancılar hakkında genel olarak olumlu düşündüklerini belirttiklerini, ancak ”Başkaları, öbürleri” anlamına gelen ”Öteki” imgesi içerisinde Türkleri de gördüklerini aktaran Yağbasan, şu bilgileri verdi:

”Bu sonuçlara göre Alman üniversiteli gençler yabancılara olumlu yaklaşıyorlar. Ancak Türk ve Müslüman olmamak kaydıyla. Diğer bir anlatımla ”Yabancı iyidir, Almanya’da yaşayabilir, onları benimserim. Tek şartım Türk ve Müslüman olmamalarıdır” yönünde düşünüyorlar.”

ÖTEKİLER TÜRKLER VE MÜSLÜMANLAR

Yağbasan, araştırmada Batı Almanya bölgesine göre daha az Türk ve Müslümanlar ile ilişkisi olan Doğu Almanya’daki gençlerin dahi yaklaşık olarak aynı yönde kanaat belirtmelerinin dikkat çekici ve manidar olduğunu belirterek, ”Müslümanlar ve Türkler ile fazla birliktelikleri yok. Ancak onların da ötekileri Türkler ve Müslümanlar! Bu duruma kitle iletişim araçlarının ve siyasi yaklaşımlarının etki ettiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Doç. Dr. Yağbasan, araştırmada Alman gençlerin AB’nin dinsel ve kültürel bir oluşum olmadığını belirtmelerine rağmen Türkler hakkında sahip oldukları ”Öteki” imgesinden yola çıkarak ırk, kültür ve dinsel inançlar noktasında Türkiye’nin AB’ye üyeliği hakkında olumsuz düşündüklerinin söylenebileceğini kaydetti.

Haber Kaynağı : internethaber

Bahadır’a Adriana Lima uğuru

Filed Under (Medya) by admin on 22-09-2009

Tagged Under : , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bahadır'a Adriana Lima uğuru
Adriana Lima’nın New York’ta taksisine bindiği Türk şoför, ‘Var mısın Yok musun’da yarıştı.

Top modelin telefonla bağlanıp moral verdiği taksici geceden 95 bin lirayla ayrıldı

Daha önce Var mısın Yok musun’a konuk olan Adriana Lima’nın New York’ta tanıştığı taksici Bahadır Karakaş dün 500 bin TL için yarıştı.

Adriana Lima’dan taksi ücreti almayan ancak Var mısın yok musun’a sokması için ricada bulunan Bahadır’ın isteği gerçeğe dönüştü..

Ekranda Lima ile ilginç tanışma hikayesini de anlatan Karakaş, ‘Okumak için ABD’ye gitmiştim. New York’ta taksicilik yaparak harçlığımı çıkarıyordum. Bir gün Adriana Lima arkadaşıyla taksime bindi. Sohbet sırasında Var mısın Yok musun’a katılmak istediğimi söyledim’ dedi.

Karakaş, olayın ardından Acun Ilıcalı’yı arayan ünlü mankenin ricası üzerine yarışmacı koltuğuna oturdu.

Dengeli yarışah Bahadır son dörde iki kırmızı bir sarı ve bir de mavi kutuyla girdi. Hamdi Bey’in 78 bin liralık teklifini reddetti. Bahadır son ikiye 200 bin TL ve 750 TL’lik kutuyla girdi

Babasının hastalığı dolayısıyla Türkiye’ye üç kez arka arkaya gelince, New York’taki işinden de olan Bahadır’a Hamdi Bey kıyak yaptı.. Normalin 15 bin TL fazlasını önerdi..

Hamdi Bey’in 95 bin TL’lik teklifini, kirada oturan ailesine ev almak için kabul eden Bahadır’ın kutusundan ise 30 bin TL çıktı..

BAHADIR

Haber Kaynağı : internethaber
 

Türk: Bu anayasayla açılım olmaz

Filed Under (Haber) by admin on 21-09-2009

Tagged Under : , , , , , , , , ,

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, ”Siz bırakın Kürt sorunun çözümünü, Türkiye’de demokratik adımları bile atmaya kalkışırsanız, bugün 12 Eylül Anayasası sizin önünüzde engeldir.” dedi.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, ”Siz bırakın Kürt sorunun çözümünü, Türkiye’de demokratik adımları bile atmaya kalkışırsanız, bugün 12 Eylül Anayasası sizin önünüzde engeldir. 12 Eylülün ürünü olan Anayasa değiştirilmediği müddetçe Türkiye’yi demokratikleştiremezsiniz” dedi.

Türk ve Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, parti genel merkezinde partililerle bayramlaştı.

Türk, bayramlaşma sırasında önce Kürtçe, ardından Türkçe olarak partililere seslendi, bayramlarını kutladı.

”Yıllardır barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesi verdiklerini” iddia eden Türk, bunun, Türkiye’nin demokratikleşmesine büyük katkı sağlayacağına inandıklarını belirtti.

Partisinin kurulduğundan bu yana sorunların diyalogla çözülebileceğini dile getirdiğini anlatan Türk, bugün Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini söyledi.

”Yıllardır sürdürülen statükocu, asimilasyoncu anlayıştan Türkiye kurtulacak, farklılıkları kucaklayacak mı?” diye soran Türk, şunları kaydetti:

”Yeni bir sayfa açmamız lazım. Beyaz bir sayfa açmamız lazım. Mesele de af değil. Toplumsal uzlaşmayı sağlayacak bir mantığın öne çıkartılması gerekiyor. Eğer bir mantıkla hareket edersek, Türkiye’nin halklarını sevgiyle kucaklaştırabiliriz. Bu nedenle atılacak adımların, gerçekten demokrasinin ruhuna uygun olması lazım.

Bugün açılımlardan söz ediyoruz. Evet, devlet yapabilir. Ama bu açılımların kalıcı hale gelmesi gerekiyor. Yapılması gereken çok şey var. Siz bırakın Kürt sorunun çözümünü, Türkiye’de demokratik adımları bile atmaya kalkışırsanız, bugün 12 Eylül Anayasası sizin önünüzde engeldir. 12 Eylülün ürünü olan Anayasa değiştirilmediği müddetçe Türkiye’yi demokratikleştiremezsiniz, değişimi, dönüşümü gerçekleştiremezsiniz. Bu nedenle, 12 Eylül Anayasası mutlaka Türkiye’nin gündemine getirilmelidir.”

Kuzey Irak’a yaptıkları ziyarete değinen Türk, Türkiye’deki demokratik açılım sürecinin Suriye, Irak ve İran’da da dikkatle izlendiğini anlattı.

DTP’YE ZİYARETLER

DTP’yi, Ramazan Bayramı dolayısıyla bazı partilerin heyetleri ziyaret etti.

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve MYK Üyesi Hatice Çoban’ın ev sahipliği yaptığı ziyaretlerde, konuklara çikolata, kolonya ve çay sunuldu.

Hasip Kaplan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Dağı ve AK Parti MKYK Üyesi Orhan Yeğin’den oluşan heyetin ziyareti sırasında, demokratik açılım sürecinin barışa katkı sunacağına inandığını belirtti.

”Bu süreçte cesur olmak gerektiğini, artık okun yaydan fırladığını” ifade eden Kaplan, ”Kürt sorununun çözülmesi durumunda, Türkiye’nin yalnız Ortadoğu’nun değil, dünyanın lider ülkelerinden biri olacağını, yıldızının parlayacağını” söyledi.

Gedikli ise demokratik açılıma değinirken, gelecek süreçte, sorunların parlamento çatısı altında çözülmesi için herkesin katkı sağlaması gerektiğini belirterek, ”Herkes, elini taşın altına koymalı” dedi.

DTP’yi, DP Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, ANAVATAN Genel Başkan Yardımcıları Dursun Akdemir ve Baki Mert; SHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Danışoğlu, MYK Üyesi Gaye Esen, PM Üyesi Ömer Tosun; SP Genel Başkan Yardımcısı Kazım Arslan, GİK Üyesi Mehmet Batuk ve Gençlik Kolları Başkanı Atik Akdağ’dan oluşan heyetler ziyaret etti.

 

AA

 

İşte Avrupa’da Türkiye’nin imajı:

Filed Under (Haber) by admin on 21-09-2009

Tagged Under : , , , , , , , , , , , , , ,

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türk kültürüyle ilgili yanlış bir imajın olduğunu belirterek, ”Bir yanılsama var. Yani Turkish lokum, kafada kırmızı fes ve dansöz, bıyıklı, şalvarlı ve palalı erkekler…” diye konuştu

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Avrupa’da Türk kültürüyle ilgili ”Turkish lokum, kafada kırmızı fes ve dansöz, bıyıklı, şalvarlı ve palalı erkekler” gibi yanlış imajının olduğunu ve bunun bir dönem reklam filmlerinde bile kullanıldığını belirterek, yeni reklamlarda bunu değiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Günay, ”Türkiye’nin ne damak tadı Turkish lokumdan ibaret, ne biz pala bıyıklı erkekleriz, ne kızlarımız dansöz kıyafetinde, başımızda da fes yok. Çok uzun zamandan bu yana yok ama böyle bir yanılma var. Şimdi bundan vazgeçmeye çalışıyoruz” dedi.

Bakan Günay, 2010 reklam ihalesine çıkmaya hazırlandıklarını söyledi. ”Reklamlarla ilgili yeni arayışlarının giderek belirli bir zemine oturduğunu ve genel bir Türkiye konsepti oluşmaya başladığını” ifade eden Günay, Türkiye’nin turizmde atılıma geçtiği 2000′li yıllardaki uçan halılar, gemiler, şalvarlı kızların dansı, atlı şehzadeler ve fesli adamların olduğu tanıtım filmlerini ciddi biçimde eleştirdi.

”Türk kültürüyle ilgili Osmanlı’nın son döneminden kalan ve sonraki yıllarda bilerek ve bilmeyerek bizim de katkı yaptığımız bir yanılsama var. Yani Turkish lokum, kafada kırmızı fes ve dansöz, bıyıklı, şalvarlı ve palalı erkekler!” diyen Günay, bu yanıltıcı imajın bir dönem Türkiye’nin yurt dışında tanıtılması sağlayan reklam filmlerinde bile kullanıldığını anımsattı. Günay, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Bu değil aslında Türkiye. Türkiye’nin ne damak tadı Turkish lokumdan ibaret ne biz pala bıyıklı erkekleriz ne kızlarımız dansöz kıyafetinde, başımızda da fes yok. Çok uzun zamandan bu yana yok ama böyle bir yanılma var. Bu bir garip Doğulu karikatürü Türkiye’nin üzerine oturmuş.

Bazı dönemlerde biz hatta neredeyse reklamlarımızda tekrar etmişiz. Tanıtım reklamlarımızda, şalvarlı kızlar, uçan halılar, pala bıyıklı, ata binmiş bir takım şehzadeler! Böyle bir Türkiye yok. Ben böyle bir Türkiye görmedim, yaşamıyorum. Bu doğu mu, Hindistan mı, Pakistan mı, İran mı ne olduğu belli olmayan bir şey var.

Osmanlı böyle anlatılmaz. Osmanlı Selimiye, Sultan Ahmet, Fatih’le anlatılır ama böyle anlatılmaz. Uçan halı diye bir şey bizim masallarımızda bile yoktur. Biz oryantalist bakış açısıyla kendimizi tanıtmaya çalışmışız. Bu da tabii batıdaki yanlış Türk figürünü ve imajını destekleyen bir kendi gayretimiz olmuş. Şimdi bundan vazgeçmeye çalışıyoruz.”

TANITIMLARDA KÖKLÜ TARİH ANLATILACAK
Türkiye’nin dünyanın başka yerlerinde olmayan birçok tarihi değere sahip olduğunu vurgulayan Günay, şunları kaydetti: ”Ben göreve başladığımda, sanal bir Türkiye, uçan halılarla gezilen, insanların şalvarla ve peçeyle dolaştığı bir Türkiye değil, köklü bir geleneği olan 10 binlerce yıl eskiye kadar arkeolojik, tarih zenginliğe uzanan ama aynı zamanda çağdaş yüzü olan ve çağdaşlığa yönelmiş bir Türkiye olduğumuzu anlatmamız gerektiğini işaret etmiştim.

Çok eskiye kadar giden çok köklü bir tarihimiz var ama biz modern yaşam tarzını benimsemiş olan çağdaş bir ülkeyiz, güvenli ve esenlikli bir ülkeyiz, damak tadımız, müziğimiz, doğamız, hepsi çok fazla. Bunları birlikte sunan bir konsepti giderek geliştirmeye çalışıyoruz. Bizim Efes, Ani, Sümela, Sultan Ahmet, Mevlana, Harran, Kapadokya, Likya, Frigya, Karya, Divriği’miz var. Tüm bu tarihinüzerinde yepyeni, modern bir devletiz. Bütün bu tarihin farkındayız ama Avrupa’nın günlük yaşamında neyse bizde de o. Bunu bizim yeniden tanıtmamız lazım.”

Avrupa’da Türkiye imajının ”eksik” olduğunu belirten Günay, halbuki Türkiye’de Avrupa’nın sahip olduğundan çok daha fazla şeyler bulunduğuna dikkati çekti. Günay, ”Biz onlar gibi günlük hayat sürüyoruz ama bizim onların tanımadığı ve hayranlıkla baktığı, Yunanistan’da, İtalya’da sadece bir kesitini gördüğü tarihin inanılmaz evreleri var. Bunu baştan anlatma gayretimiz var, çünkü burada bir kopukluğumuz olmuş” dedi.

Bakan Günay, bu nedenle gelecek yıllardaki fuar ve reklamlar ile halkla ilişkiler faaliyetlerinde bu unsurları ön plana çıkaracaklarını bildirdi.

TÜRKİYE’NİN TANITIM FİLMLERİ
Türkiye’nin turizmde reklamlarıyla atağa geçtiği 2000′li yıllarda dünya güzeli Azra Akın’ın da yer aldığı tanıtım filmlerinde, boğazın üzerini kaplayan uçan halılar, sokaklarda geçen, içinde şehzade/padişahın oturduğu uçan gemiler, uçarak dans eden şalvarlı kızlar, İstanbul boğazını atlayan, metrodan geçen atlı şehzadeler yer almıştı. O dönem çok ilgi gören reklamlar, tanıtımlarda bir süre kullanılmıştı.

Ancak, 2007 yılının yurt dışı tanıtım reklamında Efes ve Mevlana gibi tarihi değerler vurgulandı. Sonraki iki yılda da genel Türkiye tanıtımı yanında, Akdeniz, Kapadokya, Güney ve Doğu Anadolu ile SPA gibi turizm bölgeleri ve çeşitlerine yönelik ayrı filmler yapıldı. Filmlerde, tarihi ve kültürel değerler ile deniz kum güneş ve turizm çeşitleri işlendi. Bu filmlerde genellikle modern insan, tatilinden zevk alan turist figürü kullanıldı.

İstanbul’a yönelik ”Kıtaların Aşkı” tanıtım filminde de tarih ve aşk birleştirilmişti. Gökyüzü ve bir kadının gözleriyle başlayan filmde, genç bir kadın Dolmabahçe Sarayından, erkek ise Ortaköy Camisinden Boğaza doğru koşmaya başlıyor. Birbirine kavuşmak için Saltanat kayığı, Efes, Nemrut, Truva atı, Hitit Güneşi boğazın suları arasından geçen gençlere, Bizans döneminden bir din adamı ve yeniçeri yardım ediyor. Filmde, iki sevgili en son sema eden iki Mevlevinin kolları üzerinden gökyüzünde, boğazın tam ortasında kavuşuyor.

(aa)

Petrol Boru Hattını koruma tatbikatı

Filed Under (Haber) by admin on 21-09-2009

Tagged Under : , , , , , , , ,

Petrol Boru Hattını koruma tatbikatı

Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında petrol boru hattının korunmasını da kapsayan barış destekleme harekatına yönelik senaryoya dayalı Sonsuzluk (Eternity)-2009 Tatbikatı düzenliyor.

Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, sonsuzluk (Eternity) serisi Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Tatbikatları, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında, 2000 yılından beri, sırayla her yıl bir ülkede, petrol boru hattının korunmasını da kapsayan barışı destekleme harekatına yönelik bir senaryoya dayalı olarak gerçekleştiriliyor.

“Sonsuzluk (Eternity)-2009 Tatbikatı”, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın katılımıyla, 28 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında, Ankara’da Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı tesislerinde yapılacak.
Tatbikat, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Kara Kuvvetleri arasında eğitim ve iş birliği seviyesini artırmayı amaçlıyor.
Tatbikata, Türkiye’den 19 (Kara Kuvvetleri Komutanlığından 13, Jandarma Genel Komutanlığından 3 ve Botaş Genel Müdürlüğünden 3 personel) Azerbaycan’dan 13 ve Gürcistan’dan 10 olmak üzere toplam 42 personel katılacak.

(ANKA)

Rus gelinleri çıldırtan sorular

Filed Under (yaşam) by admin on 20-09-2009

Tagged Under : , , , , , , , , , ,

Rus gelinleri çıldırtan sorular

Evlenerek Türkiye’ye yerleşen Rus genç kızlar öyle sorulara maruz kalıyor ki çıldırtan türden… İşte o sorular…

Evlenerek Türkiye’ye yerleşen genç kızlar, Rusya’ya ilişkin önyargılardan kaynaklanan basmakalıp sorulara muhatap olmaktan yakınıyor…

Milliyet’ten Cenk Başlamış’ın haberine göre internetteki “turkey.ru” sitesi başta olmak üzere değişik forumlarda Türkiye’deki yaşamlarına ilişkin deneyimlerini paylaşan genç kızlar hemen hemen her karşılaştıkları kişinin kendilerine aynı soruları yönelttiğini söylüyor.

KAÇINCI KARISI OLACAKSIN?

Ruslara Türkiye’de en çok sorulan soruların başında, “Rus kızları neden hep güzel olur” geliyor. Ancak soruyu yöneltenler hemen ardından, “Öyle ya sizin oraları soğuk!” diyerek yanıtı da kendisi veriyor. Genç kızlar, Rusya’da da benzer önyargılar ve bilgi azlığı bulunduğunu, bir Türkle evleneceğini öğrenen yakınlarından, “Deli misin, seni satar!”, “Dikkat et, bak sonra çocuğunu elinden alır”, “Kaçıncı karısı olacaksın?”, “Şimdi saçını siyaha mı boyayacaksın?” ve “Çarşafa mı gireceksin?” türü tepkiler aldıklarını anlatıyor.

‘Neden Rus kızların selüliti olmuyor?’
Rusların Türkiye’de sıklıkla karşılaştıkları diğer sorulardan bazıları şöyle:
- Saçın orijinal mi?(boya mı?)
- Nerelisin?
- Normal Rus musun, beyaz Rus mu?
- Moskova nerede?
- Neden buraya geldin, Rusya’da iş mi yok?
- Evlenmek için mi geldin? Rusya’da erkek az değil mi?
- Sizin oralarda kedi, köpek var mı?
- Aaa siz de mi çay içiyorsunuz?
- Komünizm mi iyiydi, şimdi mi?
- Domuz eti yiyor musunuz?
- Hıristiyan olmak mı iyi Müslüman olmak mı?
- Nasıl yani, Rusya’da da mı ütü var?
- Rus kızların neden selüliti olmuyor?
- Neden 30’undan sonra çöküyorsunuz?
- Türk erkekleri çok yakışıklı değil mi?

2002 yılında “Rus Gelin” isimli bir de sinema filmi çekildi. Senaryosunu Umur Bugay’ın yazdığı, Zeki Alasya’nın hem yönettiği, hem de Metin Akpınar ve Tatsyana Tsvikeviç’le başrol oynadığı “Rus Gelin” filminde, Moldovya’dan gelen dünya şampiyonu güzel okçunun Türkiye adına yarışabilmesi için yaptığı formalite evlilik ve ardından yaşanan komedi beyazperdeye aktarıldı.

Haber Kaynağı : internethaber 

Mesut Özil arstist oldu film çekti

Filed Under (Medya) by admin on 18-09-2009

Tagged Under : , , , , , , , , , , ,

Mesut Özil arstist oldu film çekti

Mesut Özil bir kereliğine de olsa yeşil sahaları bırakıp film setlerine çıktı. İşte o filmden bazı kareler;

Almanya Birinci Futbol Ligi takımlarından Werder Bremen’in Türk kökenli Alman milli takımı oyuncusu Mesut Özil, gençlerin Almanya’da düzenlenecek olan genel seçimlerde sandığa gitmeleri için kamera karşısına çıktı.

Bild gazetesinin İnternet sayfası tarafından değişik ünlü kişilerle çekilen, ”Karar verme zamanı” (Zeit der Entscheidung) adlı filmin üçüncü bölümünde oynayan Mesut, gençlere seçim günü oy kullanmaları çağrısında bulundu.

Kamera karşına geçmesinin kendisine zevk verdiğini belirten Mesut, kendisine bir filmde oynama teklifi geldiğinde buna kesinlikle ret cevabı vereceğini, futbol dışında başka bir iş yapmak istemediğini ve sahada kendisini iyi hissettiğini ifade etti.

Mesut, Pazar günü kendisinin de seçime giderek oy kullanacağını kaydetti.

Mesut’un yer aldığı film ”www.wahlsoap.bild.de” adlı internet sitesinde yerel saatle 15.30 itibaren izlenebilecek.

Haber Kaynağı : internethaber

Tüm dünya aslında Türkmüş

Filed Under (Haber) by admin on 14-09-2009

Tagged Under : ,

Öyle bir iddia ki bugüne dek bilinenleri tersine çeviriyor. Amerikalı yazara göre Tüm dünyanın kökeni aslında Türk… İşte kanıtları;

Geçen hafta bir konferans vermek üzere Türkiye’ye gelen Amerikalı araştırmacı yazar Gene D. Matlock, ‘Ey Dünya İnsanları Hepiniz Türksünüz’ adlı kitabında da yer verdiği ilginç iddialarıyla ‘Tüm dünyanın kökeninin aslında Türkler olduğu’ tezini yeniden alevlendiriyor.

Akşam Pazar’a konuşan Matlock, kitabında din, dil, tarih ve kültür odaklı pek çok kaynak aracılığıyla tezine çarpıcı kanıtlar da sunuyor.

HERKES TÜRK! HZ. MUSA, İSA, MUHAMMED VE BUDA BİLE!..

Kadim Türkler, tüm insanların ataları olabilir mi? Maya ve Azteklerden Kızılderililere, Ruslardan Hintlilere, Araplardan İngiliz, İtalyan ve Kuzey Avrupalılara hepsinin kökenlerinin Türk olduğu söylense inanır mısınız? Peki, acaba Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammet ve Buda da Türk müydü? Tüm dinler Kadim Türklerin Tengri dininden mi türedi? Bunlar kafa karıştıran ama bir o kadar da merak uyandıran, cevaplaması zor sorular. Ancak bir araştırmacı bu soruların hepsine ‘evet’ cevabını veriyor. Ve iddiasının doğruluğuna dair kanıtları da ‘Ey Dünya İnsanları Hepiniz Türksünüz’ adlı kitabında önümüze sunuyor. İşin ilginç yanı, bu tezin sahibi Türk değil, bir Amerikalı: Gene D. Matlock.

KONUŞULAN İLK DİL DE TÜRKÇEYDİ

Temmuz ayında Hermes Yayınları tarafından Türkçe olarak basılan ‘Ey Dünya İnsanları Hepiniz Türksünüz / Kayıp Bir Uygarlığın Sırları Dünyayı Nasıl Değiştirebilir’ adlı kitabında Gene D. Matlock ilk insanların Türklerle başlayıp daha sonra dünyaya dağıldığını, ilk konuşulan dilin Türkçe olduğunu, bilimin, felsefe ve dinin yine Türklerden doğduğunu söylüyor. 65 yıldır Meksika’da yaşayan ve hem Hıristiyanlığın kökenleri hem de Meksika’daki Amerikan yerlilerinin kökenleri üzerine uzun yıllar boyunca araştırmalar yapan Matlock’un dini kitaplar, mitolojiler, kültür, gelenekler ve özellikle de dil biliminin ışığında elde ettiği ipuçlarını birleştirerek sunduğu kanıtlar da hayli şaşırtıcı.

İşte 81 yaşındaki Matlock’un çarpıcı iddaları;

ARAŞTIRMAYA NASIL BAŞLADI?

Yıllar önce İsraillilerin Filistinlilere yaptığı kötü muamele sebebiyle çok üzülmüştüm ve bu insanların bir türlü paylaşamadığı kutsal toprakların tarihi ve buradaki dinlerin kökenleri üzerine araştırmalar yapmaya başladım. Bu araştırmalarımı bir yandan da yazıyordum. Araştırma ilerledikçe her şey beni önce Hindistan’a, daha da derinleştiğindeyse Hindistan’ın kuzeyine götürdü. Elimi neye atsam önünde sonunda her şeyin kaynağı olarak karşıma Türkler ve coğrafya olarak da Türkiye ve Orta Asya çıkıyordu. Zira dikkatle incelediğimde Eski Ahit (Kitab-ı Mukaddes’in ilk bölümünü oluşturan, Tevrat ve Zebur’u da kapsayan 39 kitap) ve İncil’de İsrail’den bahsedilmediğini gördüm. Kutsal kitaplarda bahsedilenler aslında Türkiye ile bağdaşıyordu. Nuh’un Gemisi efsanesi, Büyük Tufan… Hepsinin kökeni Türkiye ve Türklere dayanıyordu. Bu da bana şunu gösteriyordu: İnsanlığın başladığı yer Türkiye idi. Biz insanlar tüm uygarlığın atası olarak Sümer, Yunanistan, Mısır ve Çin’i görmeye yanlış bir şekilde şartlanmışız.

Read the rest of this entry »

Türk dansözler fahişeye benziyor

Filed Under (magazin) by admin on 17-09-2008

Tagged Under : , , , , , , , , , , ,

Bu sözleri eden Hollandalı oryantal Sheila… Bakın daha neler dedi…
Bir partide dans etmek için Türkiye’ye gelen ünlü dansöz Sheila, ayağının tozuyla şaşırtıcı açıklamalar yaptı. “Parti sahibi Türk dansöz istemediği için beni çağırmış. Haklılar aslında; çünkü dünyadaki iyi oryantal dansçıların çoğu Türk değil. Türk oryantaller teknik bilmiyorlar” diyen Sheila, Türkiye’den Tanyeli, Didem ve Nesrin Topkapı’yı çok beğendiğini söylüyor.

ASENA SOPA GİBİ

Asena’ya ise eleştirileri var. “Sahnede sopa gibi duruyor” diyen Sheila, bu üç ismin dışındakileri kızdıracak şu açıklamalar yapıyor: “Türk dansözlerin yüzde 90′ı oryantalden çok fahişeye benziyor.”

SADECE KALÇA OYNATIYOR

35 yaşındaki Sheila, bu durumun nedenini şöyle açıklıyor: “Hepsi için aynı şeyi söyleyemem ama sahnesi bittikten sonra müşterinin evine giden oryantaller bile var. Sadece memelerini ve kalçalarını oynatıyorlar. Kalite çok düşük.”

Sheila, şahit olduğu bir olayı şöyle anlatıyor: Antalya’da yarı çıplak bir hatun oryantal yapmaya çıktı. Bir turist de kamerayla onu çekiyordu. Ve oryantal ne yaptı, biliyor musunuz: Kameranın içine girip, memelerini sallamaya başladı. Bir kadın bunu kendine nasıl yapar?

kaynak : İnternethaber.com