Aydın Doğan Reuters’a konuştu

Filed Under (Medya) by admin on 17-09-2008

Tagged Under : , , , ,

Aydın Doğan’ın açıklamaları tansiyonu düşürür nitelikteydi. Yolsuzlukları yazacağım dese de uzlaşma mesajı vermeyi ihmal etmedi.
Doğan Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, hükümetle grubu arasında süren tartışmalarla ilgili Reuters’e açıklamalar yaptı. Doğan’ın açıklamalarının tansiyonu düşürücü ve uzlaşmacı olduğu göze çarptı.

Aydın Doğan, Deniz Feneri davasının ardından, Başbakan Tayyip Erdoğan’la yaşanan tartışmaların nereye kadar süreceğinin kendisine bağlı olmadığını, bunu hükümetin demokrasiye bağlılığının belirleyeceğini söyledi.

TARTIŞMANIN NE KADAR SÜRECEĞİ HÜKÜMETE BAĞLI

Doğan Reuters’la yaptığı söyleşisinde bu konudaki bir soru üzerine, “Nereye kadar gideceği benim elimde değil, ben bilmiyorum. Benim yönümden siyasi iktidarın demokrasiye bağlılığı bunun nereye kadar gideceğini gösterecektir” dedi ve ekledi:

“Hukukun içinde kaldığımız sürece benim için şu anda da bir problem yok. Ben yine yarın hükümet güzel bir şey yapsa, yine ‘güzel yaptı’ diye yazacağım, yine Avrupa Birliği girişimlerini destekleyeceğim, yine bütçe girişimlerine destek olacağım, yine Kıbrıs konusunda destek olacağım ama siyaseten haksızlık, yolsuzluk olan şeyleri çekinmeden yazacağım.”

Yolsuzluklar konusunda tolerans göstermeyeceğinin altını çizen Doğan, “Bu konuda beni önlemek için önüme çıkacak hiç bir engelden korkmayacağım, şövalyelik etmiyorum yanlış anlaşılmasın. Benim işim bu...” dedi.

YATIRIMCI ZARAR GÖRÜYOR

Hükümetin Doğan Grubu’nun üzerine gelmesinin ardından grup şirketlerindeki küçük yatırımcının zarar gördüğüne dikkat çeken Doğan şunları söyledi:

“Doğan Grubu 24 bin adam çalıştırıyor. Binlerce küçük yatırımcısı var Avrupa’dan Amerika’ya kadar. Hükümetin bu şekilde üzerime gelmesi sermaye piyasalarında benim hisselerimi baskı altında tuttu. Hisse senetlerim ciddi değer kaybetti, yani genelde normal kayıpların ötesinde değer kaybetti. Buna küçük yatırımcılar adına üzülüyorum. Ama diyorum ki şirketlerimizin yapısı gayet sağlamdır iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Bu geçecektir ama bir yılda mı iki yılda mı onu bilmiyorum, fakat grubuma ve şirketlerime güveniyorum. Ben Rusya’dan Amerika’ya kadar ortağı olan bir yayın grubuyum. Uluslararası standartlarda yönetmeye çalışıyoruz. Gayet şeffafız. Belki bu baskılar bizi daha temkinli olmaya itecek.”

RAFİNERİ KONUSUNU HUKUK ÇÖZECEK

Doğan ayrıca “ bizim peşin verilmiş bir hükmümüz ve siyasi iktidara karşı bir husumetimiz yok” dedi.

Doğan, Petrol Ofisi Ceyhan’da rafineri lisansı alamaması konusunda da “Önüme bir takım zorluklar çıkarıyorlar ama onların hepsini hukuk yoluyla çözeceğime inanıyorum” dedi.

kaynak : İnternethaber.com

Deniz Feneri davasında itiraflar

Filed Under (Haber) by admin on 17-09-2008

Tagged Under : , , , , , , , , , , ,

Deniz Feneri davasında karar açıklanıyor. Sanıklardan ise özür ve itiraflar geldi. Bu itiraflar çok konuşulacak…
Almanya’daki Deniz Feneri davasının sanıklarından özür ve itiraflar geldi. Yarın açıklanacak karar öncesi son sözleri alınan Mehmet Gürhan’ın “Bağışçılarımıza sormadan bir takım hereketlerde bulunduk. Sormadığım için üzgünüm” sözü dikkat çekti.

Yine Firdevsi Şahin de “Bağışçılarımıza sormadan bir takım hereketlerde bulunduk. Sormadığım için üzgünüm” dedi.

Almanya;daki Deniz Feneri derneğine yönelik yolsuzluk davasında Frankfurt Eyalet Yüksek mahkemesinin bugünkü duruşmasında savcılık, toplanan bağışlardan 16 milyon 186 bin avronun amaç dışında yerlerde kullanıldığının belirlendiğini, sanıkların dolandırıcılık yapmak ve haksız kazanç elde etmek suçlarından cezalandırılmalarını istedi.

Taraflar mahkeme başlamadan önce yapılan itiraflar dikkate alınarak baş sanık Mehmet Gürhan;a en fazla üst sınır olan 6 yıl, Mehmet Taşkan;a 3 yıl, Firdevsi Ermiş;e de 2 yıl tecilli hapis cezası verilmesinde anlaşmışlardı.

GÜRHAN’A 6 YIL İSTEDİ

Bugünkü duruşmada savcı Kerstin Lötz, Mehmet Gürhan;ın 6 yıl, Firdevsi Ermiş;in 2 yıl tecilli hapisle, Mehmet Taşkan;ın da 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarını istedi.

Savcı sanıklardan Firdevsi Ermiş;in ve Taşkan’ın gözaltı sürelerini ve itiraflarını dikkate alarak tahliyelerini talep etti.

Sanık avukatları ise yaptıkları savunmalar sonunda Mehmet Gürhan için 5 yıl, Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş hakkında 16 ay tecilli hapis cezası istediler. Ermiş ve Taşkan;ın avukatları müvekkillerinin gözaltında tutuldukları zamanı dikkate alarak tahliyelerini istediler.

YARDIM İÇİN ŞİRKETLER KURULDU SAVUNMASI

Mehmet Gürhan;ın avukatı Jörg Haseneier, toplanan bağışların yıllar geçtikçe arttığını ve bu paralarla daha fazla insana yardım etmek için bir takım şirketler kurulduğunu kaydetti. Haseneier paraların bu şirketlere borç olarak verildiğini ve bu paraların şirketler kara geçtikten sonra tekrar geri ödeneceğini belirterek, sanık Mehmet Gürhan;ın Almanya;da üzerine kayıtlı bir tek gayrimenkul olduğunu ve bunun kendisinin iyi niyeti olarak görülmesi gerektiğini savundu.

Haseneier mahkeme heyetinden bu nedenle cezanın 5 yıla indirilmesini talep etti.

Savcı Lötz ise konuşmasında Almanya;daki sanıkların asıl failler olmadığını, asıl faiilerin Türkiye;de olduğunu belirterek, tüm yapılanlardan Türkiye Deniz Feneri kurucularından Kanal 7 yönetim kurulu başkanı Zekeriya Karaman;ı sorumlu tuttu. Savcı buradaki sanıkların iş başında görüldüklerini ancak tüm yönetim ve kontrolün Türkiye;den yapıldığını ve Zekeriya Karaman isminin ön plana çıktığını kaydetti. Savcı Lötz tüm bu yaşananlardan Türkiye;de Zahit Akman, İsmail Karahan ve Harun Yoldaş;ın da sorumlu olduğunu iddia etti.

SANIK MEHMET GÜRHAN: “BİR KURUŞ CEBİME GİRMEDİ”

Sanıklardan Mehmet Gürhan mahkemede yaptığı son konuşmasında yaşanan olaylardan dolayı ‘Vicdanım rahat; dedi.

Gürhan, 1999 yılında Deniz Feneri Almanya derneğini iyi niyetle kurduklarını ve durumun bu hale geleceğini bilmediğini belirterek şöyle konuştu:

BAĞIŞÇILARIMIZA SORMADAN BİR TAKIM HAREKETLERDE BULUNDUK

“Amacım dernek başkanı olarak daha fazla fakir ve yardıma muhtaç insanlara yardım etmekti. Bağışçılarımıza sormadan bir takım hereketlerde bulunduk. Sormadığım için üzgünüm. Sormam gerekirdi, iyi niyetle çıkılan bu yolda daha sonra yanlış yapacağımızı tahmin edemedik.”

Mehmet Gürhan başında bulunduğu bazı şirketlerin ortaklarını zor durumda bıraktığını ifade etti.

Türkiye;de bazı medya kuruluşlarının Almanya;daki davayı farklı lanse ettiğini savunan Gürhan, “Şahsım, ailem, çocuklarım bu haberlerden ötürü sıkıntılar çektik. Çocuklarım okula gidemediler. Şahsımı ilgilendiren bir davada ailemi de sıkıntıya soktuğum için onlardan da özür diliyorum. Gözaltında bulunduğum 1,5 yıllık sürede çok sıkıntılar çektim. Bundan sonra açılacak mali davalarda da sıkıntılar devam edecek” diye konuştu.

ÖZÜR DİLİYORUM

Gürhan, amacının insanlara zarar vermek olmadığını dile getirerek, “Kötü niyertle yapılmış bir iş yok. 16 milyon avrodan 1 fenig bile cebime girmedi. Bu benim iyi niyetimin göstergesi. Sevgi saygı dışında bir yol izlemedim. Din, dil, ırk farkı gözetmeden şahsi düşüncelerimle bunları ilişkilendirmedim. Vicdanım da rahat. Ancak bundan sonra yapılacak herhangi bağışta bağışçılara kötü intiba bıraktığım içinde özür diliyorum;; dedi.

Mehmet Taşkan kısa konuşmasında hiç bir bağışçıya zarar vermek istemediğini ifade ederek herkesten özür dilediğini belirtti.

Firdevsi Ermiş ise son söz olarak yaptıklarından dolayı pişman olduğunu belirterek, “Hayatımı mahvettim. Mahkemeden geçmişimin üzerine bir çizgi çekecek ve bana yeni bir gelecek kurmaya imkan verecek bir karar çıkmasını bekliyorum” dedi.

Mahkeme heyeti tüm tarafları dinledikten sonra karar vermek üzere oturumu kapattı. Kararın yarınki duruşmada açıklanması bekleniyor.

kaynak : internethaber.com

Erdoğan’a bir dert daha

Filed Under (Haber) by admin on 15-09-2008

Tagged Under : , , , , , , ,

Yolsuzluk iddiaları ile sıkıntıya giren AK Parti’de bu kez Denizli’de bir iddia patladı. AK Parti’yi karıştıracak iddiayı İNTERNETHABER ortaya çıkardı.
ANKARA- Arka arkaya yolsuzluk iddiaları ile uğrayan Başbakan Erdoğan ve Ak Parti’ye bir de Denizli’den haber var. AK Parti’li meclis üyesi, belediye başkanını yolsuzlukla suçlayıp, partiden istifa etti ve başkan için dava açtı. İddialar ayyuka çıktı. Karşılıklı suçlamalarla Denizli çalkalanıyor.

SUÇLADI İSTİFA ETTİ

AK Parti’den seçilen ancak iddiaları gündeme getirdiği için Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi ile ters düştüğü için partisinden istifa eden Kale Bağımsız İl Genel Meclis Üyesi İsmail Yarımca; partili belediye başkanı için rant sağlama iddiasında bulundu. Yarımca, İNTERNETHABER’e ayrıntılarını anlattığı iddialarını ilk olarak 19 Temmuz tarihinde basın toplantısı ile dile getirdi.

İşte o iddialar:

TARLA OLDU TİCARİ ALAN

Denizli’nin AK Partili Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi’ye ait, Turkuaz tekstil’e ait Kumkısık 2. Bölge kışla Deresi mevkiinde bulunan arsası, (M22a-116 pafta no: 184 parsel) tarla ve daha önce yapılan 1/25000 ölçekli Denizli kent bütünü nazım imar planlarında yeşil alan olarak görülüyordu. Zeybekçi’nin bu arsayı aldığında yeşil alan olan bu alan, belediye başkanlığı döneminde il genel meclisi kararı ile yeşil alandan çıkartılıp ticari alan yapıldı.

KOMİSYONA GELDİ KARARI ÇIKARTTI

Belgeleri ile suçlama yapan eski AK Partili İsmail Yarımca, plan tadilatının 29.06.2007 tarihinde il genel meclisi gündemine alındığını belirterek; 22 temmuz seçimleri sonrasında plan tadilatının gündemde görüşülmeye başlandığını da ileri süren Yarımca, 6 eylül 2007 tarihli toplantının 3. birleşiminde plan tadilatının yapıldığını anlattı. Başkan Zeybekçi’nin seçildiği günden; plan tadilatı yapılacağı güne kadar meclis toplantılarına hiç gelmediğini de ileri süren Yarımca, “Başkan Zeybekçi, tarlasının ticari alan olacağı o gün, tüm gurupları tek tek gezerek yardım ve destek istemiştir” iddiasında da bulundu.

İTİRAZ ETTİM

O tarihte 2007/175 karar numarası ve 12 ret oyuna karşın 25 oy ile kabul edilen kararın belgesini de açıklayan Yarımca, 1/25000’lik plana itiraz ederek dilekçe verdiğini ancak iki defa dilekçe vermesine karşın uzun süre yanıt bile alamadığını ileri sürdü. Dilekçesine ancak 6 Mart 2008 tarihinde yanıt verildiğini de anlatan Yarımca; “dilekçeme verilen yanıtta da görüldüğü üzere, Başkan Zeybekçi’ye ait arsa yıllarca yeşil alan ve tarla olarak görülmesine karşılık, bu karar ile yeşil alandan çıkartılan bu arsanın, ticari alan (gelişme 2. ve 3. derece iş merkezi) ilan edilmiştir. Zeybekçi kentin her yerini yeşil alan ilan edip, vatandaşın arsasını istimlak ediyor. Ama kendi arsasını ticari alana alıp, büyük bir rant elde ediyor” dedi.

MAHKEMELİK OLDULAR

Yarımca, bu iddiaları ilk dile getirdiği tarihte Başkan Zeybekçi’nin iddiaları ret ederek, kendisine hakaret ettiğini de belirterek, “Şimdi belgeleri ile ortaya koyduğum gibi iddialarım doğrudur. Ben de kendisini bana hakaret ettiği için dava ettim. 50 bin YTL’lik manevi tazminat davası açtım. Mahkemede de kendisini mahkum ettireceğim” dedi. İsmail Yarımca, Başkan Zeybekçi hakkında başka iddiaları da olduğunu belirterek, “Hepsi belgeli ve somuttur. Bunları da tek tek açıklayacağım. Denizli de bir çok kişinin bildiği bu yolsuzlukların hesabını verecektir” dedi.

BAŞKANIN YANITI

Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi’ye hakkında ortaya atılan bu iddiaları sorduk. İNTERNETHABER’e konuşan Zeybekçi, ait söz konusu arsanın şahsına değil şirketine ait olduğunu belirterek, şu anda yeşil alanda olmadığını ve karayolları hizmet alanı olarak kullanıldığını da belirtti. Başkan Zeybekçi iddiaları karşılık şu yanıtı verdi:

“Bu arsa bizim şirkete ait. Bu iddialara cevap bile vermiyorum, vermek istemiyorum. Benim şirketimin bir çok yerde arsası var. Ben belediye başkanı olunca şirketlerimden ayrıldım. Şirketteyken 360 bin dolara aldığımız bir arsaydı. 21 dönem bir arsa, sanıyorum. Plansız bir alan ve İzmir yolu üzerinde. 1995 yılında aldım. Ben 2004’te belediye başkanı oldum.

Bu zavallı arkadaş Ak Parti’ye giriş niyetlerini karşılayamadığı için Ak Parti’den ayrıldı ve bizi mesnetsiz iddialarla yıpratmaya çalıştı. Burası yeşil alan değildi. Benim plan içindeki tek yerim burası. 1/25 000 de yeşil alan oldu. ‘Yeşil alan olarak kalsın’ dedim. O bölgede tarlası olan yüzlerce vatandaş geldi, ‘sen kendini siyaseten korumak için böyle yapabilirsin ama bizim hakkımızı çiğneme, mağdur etme’ dediler. Mahkeme 1/25 000 i iptal etti. Bizim alan da bu alan içinde kaldı. Ticari alan olarak kullanmıyoruz. Bu arsa karayolları hizmet bölgesi olarak kaldı.”

ANAMIZDAN EMDİĞİM SÜT

“Ben zengin bir adamım. Denizli vergi rekortmeniyim. Benim paraya pula ihtiyacım yok. Belediye başkanlığından bir kuruş maaş almadım. Kendi masraflarımı kendim karşılıyorum. Ben çoluğumun çocuğumun rızkını harcıyorum. Siyaset böyle olmamalı. Sadece siyasetle hizmet edilmeli. Siyasete girenlerin anasından emdiği burnundan gelmemeli. Bu arkadaş bizden bazı taleplerde bulundu. Karşılamadığımız için bu gün bu suçlamaları yapıyor. Bu tür insanlar siyaseti kirletiyor. Sırf bu tür adamlar nedeniyle siyaseti bırakacağım. Bu arkadaş tüm partilerde siyaset yapmış gelmiş. Bu işi meslek haline getirmiş. Ben başkan olduktan sonra mal varlığım artmadı aksine azaldı.

BAŞBAKANLA DOSTLUĞU

Zeybekçi, Yarımca’nın; ‘Başbakanın arkadaşı, çok yakınlar’ şeklinde iddialarda bulunduğunu ve birlikte iş ortaklığı yaptıklarına ilişkin iddialar ortaya attığını da hatırlatarak; “Evet başbakanımla bir muhabbetimiz vardır. Saygı ve sevgi ölçüsünde. Ama onun iddia ettiği gibi hanlar hamamlar almadık ortak. Bu çok ayıp bir iddia” diye konuştu.

Kaynak : internethaber.com